Oyun Siteleri

Serasker Nedir? Serasker Hakkında Kısa Bilgi

SeraskerOsmanlıca Terimi Olarak Serasker :
1- Padişah ve sadrazam sefere çıkmadığı zaman ordunun başında seferi yöneten vezire verilen ünvan. / 1826 yılında yeniçeri ocağının kaldırılmasından sonra kurulan Asakiri Mansurei Muhammediye ordusunun kumandanı.

2- Veziriazam göreviyle yükümlü olmayan ve Osmanlı ordusunun komutanlığını yapan vezirin unvanı, Asakir-i Mansure-i Muhammediye ordusu komutanı.

 

SeraskerTarih Terimi Olarak Serasker :
Osmanlı İmparatorluğu’nda, sadrazamlık görevi bulunmaksızın ordunun komutanlığını yapan vezirlere verilen san. Daha sonra Harbiye Nazırı (Milli Savunma Bakanı) denildi.

 

Benzer Osmanlıca Terimleri :

terimler sözlüğüYurtluk : Büyük köşk, malikane, bir yerin gelirinin ömür boyu bir kimseye tahsis edilmesi.... devam et

terimler sözlüğüSipahi Ağası : Kapıkulu süvarilerinin birinci bölüğünü oluşturan sipahi ocağının kumandanı.... devam et

terimler sözlüğüKünk : Su nakli için isale hatlarında kullanılan pişmiş toprak tada çimentodan yapılmış boru. Osmanlılar döneminde toprak künkler kullanılır ve şebekeden su kaybını azaltmak için iç yüzeyleri sırla kaplanırdı.... devam et

terimler sözlüğüNezaret : Bakanlık.... devam et

terimler sözlüğüAcemi Oğlanlar : Yeniçeri ocağında istihdam edilmek üzere esirlerden veya devşirme usulüyle Hıristiyanlardan toplanan çocuklara verilen addı. Acemi ve oğlan kelimelerinin birleşmesinden meydana gelen bu terimin sözlük anlamı “işe alışkın olmayan” demektir. Kamus-ı Türkî’de oğlan kelimesi şöyle açıklanmıştır: Erkek çocuk, uşak, gulam; henüz tüyü bitmemiş genç erkek, delikanlı. Acemi oğlanlarından güzellikleri ve zekâlarıyla dikkatleri üstlerine çekenlerin Yıldırım Bâyezid zamanında “iç oğlanı” sıfatıyla yeni teşekkül etmeye başlayan saray teşkilatı içine alınmaya başlanmasından bahseden Hammer, bunu neye dayanarak söylediğinden pek bahsetmez. Acemi oğlanları, Arnavut, Boşnak, Rum, Bulgar ve Ermeni milletlerinden devşirildiği gibi, alınan memleketler de bunların sakin(yerleşik, oturmuş) bulunduğu yerlerdi. İstanbul civarındaki köylerden acemi oğlanı alınmayan yerler Kartal ve Kadıköy’dü. Kartal halkı Istabl-ı Âmire’ye (Merkez Ahır, Sultan’ın ataların bulunduğu ahır) ait Üsküdar çayırlarına bakarlar, biçerler, atlara yedirirler, Bursa ve diğer yerlerden gelen hayvanları muhafaza ederler, gerektikçe kılavuz vazifesini de görürlerdi. Bu sebeple onlar acemi oğlanı vermekten muaf bulunurlardı. Acemi oğlanları, devşirildikten sonra Anadolu ve Rumeli’nin çeşitli yerlerine gönderirler. Buralarda Müslüman ailelerin yanlarına verilirlerdi. Acemi oğlanları bulundukları yerlerde yedi sekiz sene hizmette bulunduktan sonra İstanbul’a getirilirler, mensup oldukları yerlere göre, Anadolu veya Rumeli Ağası’nın tezkiresiyle (alındığına dair belge) birer akça ulûfe ile yazılırlardı. Ulûfeye yazılanlar artık yeniçeri ocağına mal edilmiş olurdu. Ulûfeye yazılamayanlar ise yine saray teşkilatının başka alanlarında göreve getirilirdi, yeniçeri ocağına bağlı olmazlardı. Acemi oğlanları tamamen Hıristiyan idi. Fakat, Bosna halkı Müslüman olduğu halde, onlardan devşirme usulüyle acemi oğlanı alınırdı. Bu da kendi istekleriyle meydana gelirdi. Bosna ve Hersek halkına bu imtiyazı veren Fatih Sultan Mehmet’ti. Acemi oğlanı, kırk evde bir hesabıyla devşirilirdi. Alınan oğlanların yaşları, bazı kayıtlara göre, 14-18, bazılarına göre ise 15-20 arasındaydı. Acemi oğlanlarını çiftçiler de satın alabilirlerdi. Çifti çubuğu olmayan acemi oğlanı alamazdı. Yeniçeri ocağının 1826 yılında kapatılmasının ardından, acemi oğlanları da tamamen ortadan kaldırılmıştır.... devam et

terimler sözlüğüMedrese : 1- Gelenek ve görenekçi usullerle eğitim yapan ve özellikle din ve hukuk adamı yetiştiren ve genellikle külliye şeklindeki camilerin bünyesinde yer alan ve bir avlu etrafına dizilmiş çok sayıda odadan oluşan okul. 2- Bugünkü orta ve yüksek öğrenime denk düzeyde eğitim veren İslam eğitim yapısı. İslamiyet’in erken dönemlerinde camilerde yapılan eğitim Büyük Selçuklular zamanında belirli bir sistem içerisinde medreselerde verilmeye başlanmıştır. Medreselerin ortaya çıkışındaki en önemli etken gittikçe yayılan Şii inanç karşısında Sünni inancı güçlendirmek ve devlet yönetimine bu inanca sahip kadrolar yetiştirmekti. İlk olarak Büyük Selçuklu veziri Nizâmülmülk tarafından Bağdat’da kurulan ve Nizamiye Medreseleri olarak adlandırılan bu yapıların dört eyvanlı bir şemaya sahip oldukları görülür. Bu yapı türünün kaynağı hakkında farklı görüşler ileri sürülmekle birlikte yine zaman içerisinde toplumlara göre farklı plan türlerinin geliştiği bir gerçektir. Anadolu Türk mimarisinde medrese yapılarının temelde iki farklı plan şemasına sahip oldukları günümüze ulaşan örneklerden anlaşılmaktadır. Bunlar açık avlulu medreseler ve avlusu kubbe ile örtülü kapalı avlulu medreselerdir. Medreselerde dinî eğitim verilebildiği gibi pozitif bilimlerle ilgili eğitim de verilmiştir. Bu amaca yönelik inşa edilen medrese yapılarının plan kuruluşunda belirgin bir farklılık olmayıp medrese mimarisinin genel gelişimi içerisinde yorumlanmışlardır. Darüşşifalar, tıp medreseleri ve rasathaneler bu tür medrese yapılarının örnekleridir.... devam et

Diğer terim sözlüklerini de inceleyebilirsiniz...

terimler sözlüğü Siyaset Terimleri Sözlüğü

terimler sözlüğü Perdecilik Terimleri Sözlüğü

terimler sözlüğü Özel Eğitim Terimleri Sözlüğü

terimler sözlüğü Osmanlıca Terimleri Sözlüğü

terimler sözlüğü Astroloji Terimleri Sözlüğü

terimler sözlüğü Emlak ve Gayrimenkul Terimleri Sözlüğü

terimler sözlüğü Müzik-Dans Terimleri Sözlüğü

terimler sözlüğü Masa Tenisi Terimleri Sözlüğü

terimler sözlüğü Binicilik Terimleri Sözlüğü

terimler sözlüğü Mutfak - Yemek Terimleri Sözlüğü

terimler sözlüğü Sunuculuk-Televizyonculuk Terimleri Sözlüğü

terimler sözlüğü Trafik ve İlk Yardım Terimleri Sözlüğü

Online Osmanlıca Terimleri Sözlüğü

Terimler Sözlüğü Ana Sayfaya Dönüş İçin Tıklayın