Eğitim Sitesi

Dosya Yükle

Ahlak Nedir? Ahlak Hakkında Kısaca Bilgi

Ahlak Terimi Hakkında Bilgiler

AhlakTasavvufi-Tasavvuf Terimi Olarak Ahlak:
Arapça, hulk'un çoğuludur. Huylar demektir. Ahlak, insanın manevi seciyesini temyiz eden hususiyetlere denir.

 

AhlakFelsefe, Psikoloji, Sosyoloji, Mantık Terimi Olarak Ahlak:
1- İnsanların bir toplum içinde uyumlu yaşamaları için kendilerine göre belirledikleri ilkelerin tümüdür.

2- Hem belli bir davranış biçimi hem de kendimiz ve başkalarının eylemleri hakkında verilen yargılardır.

 

AhlâkDin Kültürü ve Ahlak Bilgisi Terimi Olarak Ahlâk:
1-Bir kişinin iyi veya kötü olarak nitelenmesine sebep olan manevî değerleri, huyları ve bunların tesiri ile ortaya koyduğu davranışların bütünüdür.

2-Bir toplum içinde kişilerin benimsedikleri, uymak zorunda bulundukları davranış biçimleri ve kuralları.

3-Belli bir dönemde belli insan topluluklarınca benimsenmiş olan, bireylerin birbirleriyle ilişkilerini düzenleyen törel davranış kurallarının, yasalarının, ilkelerinin toplamı.

 

AhlakGenel Türkçe Terimi Olarak Ahlak:
Bir toplum içinde kişilerin benimsedikleri, uymak zorunda bulundukları
davranış biçimleri ve kuralları; iyi nitelikler, güzel huylar.

 

AhlakEğitim-Öğretim Terimi Olarak Ahlak:
1. Toplu olarak yaşayan bireylerin uymak zorunda bulundukları eylem ve davranış kurallarına verilen ad.

2. Bir kimsenin içinde yaşadığı toplumsal çevrenin törelerine uyma yetisi.

 

AhlâkSosyal Bilgiler Terimi Olarak Ahlâk:
Toplumun iyi ve doğru kabul edilen davranışları yapmak kötü ve yanlış kabul edilen davranışları yapmamaktır.

 

AhlakKur’an-ı Kerim Terimi Olarak Ahlak:
Huy, yaratılıştan gelen özellikler, yapı, mizaç, karakter, İnsanın iyi veya kötü olarak vasıflandırılmasına yol açan manevi nitelikleri, huyları ve bunların etkisiyle ortaya koyduğu iradeli davranışlar bütünüdür.

 

    Benzer Tasavvufi-Tasavvuf Terimleri:

    box Şem: Mum, meşale anlamında Arapça bir kelime. Bu İlâhî bir nurdur. Sûfînin kalbini yakan İlâhî nurun pırıltısı, müşahede ehlinin kalbinde parlayan irfan nu devam et

    box Rabıta: Arapça, bağlayan, rapteden demektir. Tasavvufi olarak, müridin zihnî planda, tefekkür ve hayal gücünü kullanarak mürşidiyle "beraberlik" halinde olmas devam et

    box Çile: Nefsi köreltmek için yapılan terbiye, çekilen çile. Farsça, kırk anlamına gelen çihil'den türemiş bir terim. Bir şeyh nezaretinde derviş, karanlık bir devam et

    box Şerbetlemek: Yılan ve zehirli hayvanların zararından korunmak üzere, ocak adı verilen kişinin okuyup üfürdüğü şerbeti içirmesi olayına şerbetleme adı verilir. devam et

    box Ağyar: Arapça, gayr kelimesinin çoğulu olup, lügatta yabancı, el, başkası gibi manaları ihtiva eder. Tasavvufta hakikate yabancı olanlar, vâkıf olmayanlar ma devam et

    box Fenafillah (Fena Fi'llah): Arapça, Allah'ta fani olmak demektir. Kulun zât ve sıfatının, Allah'ın zât ve sıfatında fani olmasıdır. Dünya ilgilerini tam anlamıyla ortadan kaldıra devam et

    box Derviş: Farsça. Fakir, dilenci, dünyadan yüz çeviren, kendini Allah'a veren kişi. Tarikat mensuplarının çoğu fakir olduğu için, bu isimle anıldığı ileri sürül devam et

    box Müçtehit: Bir konuda ayet ve hadislere dayanarak yargıya varan, karar veren din düşünürü. devam et