Eğitim Sitesi

Dosya Yükle

Amatör Çocuk Masalları - Kısa Masallar, Hikayeler, Öyküler

Kısa MasallarCennet Komşusu (Sümeyye Taşdemir)

Vaktiyle padişahlardan biri şehri dolaşmaya çıkmıştı. Tanınmamak için kıyafetini değiştirmiş, yanına da bir kölesini almıştı. Halkın kendi yönetimi hakkında neler düşündüğünü öğrenmek istemişti.

 

Mevsim kıştı. Soğuk her yeri kasıp kavuruyordu.

 

Yolu bir mescide düştü.

 

İki yoksul bir köşede titreyerek oturuyordu. Gidecek başka yerleri yoktu.

 

Onların ne konuştuklarını merak eden padişah yanlarına sokuldu.

 

Fakirlerden şakacı olanı soğuktan şikayet ediyordu:

 

- Yarın cennete gittiğimizde bizim padişahı oraya sokmayacağım! Cennetin duvarına yaklaştığını görürsem, pabucumu çıkarıp kafasına vuracağım.

 

Öteki merakla sordu:

 

- Onu niçin cennete sokmayacakmışsın?

 

- Tabii sokmam. Biz burada soğuktan donarken o sarayında keyif sürsün. Bizim halimizden haberdar olmasın. Sonra da kalkıp cennette bana komşu olsun. Ben öyle komşuyu istemem arkadaş, dedi.

 

Gülüştüler.

 

Padişah kölesine:

 

- Bu mescidi ve adamları unutma! dedi.

 

Saraya dönünce mescide adamlarını yolladı. İki fakiri alıp saraya getirdiler.

 

Zavallılar başımıza neler gelecek diye korkuyla bekleşirken onları dayalı, döşeli bir odaya yerleştirdiler.

 

- Burada yeyip, içip yatacak, padişahımıza dua edeceksiniz. Cennette size komşu olmasına karşı çıkmayacaksınız, dediler.

 

"Bir mü'mini dünya dertlerinden kurtaranı, Allah, ahiret dertlerinden kurtarır."

 

Padişah ne iyi kalpli imiş, değil mi? Peygamberimiz yoksula yardım edenleri şöyle övmüştür:

Kısa MasallarMısır Tarlasında (Melek Aydın)

Köyün birinde genç bir kız yalnız başına Mısır Tarlasında çalışırken, kolunu bir mısır kabuğu kesmiş. Kesik bayağı derinmiş. Kolunda şiddetli bir kanama başlamış. Kızcağız da kan görmeye dayanamazmış. Hemen oracıkta, olduğu yere bayılıvermiş. Bir süre sonra ayrılmış ve evine dönmüş. Ardından epey bir zaman geçmiş. Kızın yarası kapanmış ama kolu şişmeye başlamış. Sürekli bir karıcalanma hissi varmış. Kesiğin olduğu yerde. Durum böyle oluyunca, kızı doktora getirmişler. Doktor muane etmiş, ama bir şey bulamış. Kesiğin mikrop kapandığını, bunun sonucunda da deri altında ihitap oluştuğunu düşünerek, şiş bölgeyi kesip içindeki ihitabı akıtmaya karar vermiş. Şişkin yere neşteri vurmasıyla kızın kolundan binlerce minik akrep dışarı sıçramış Tabii kız oracıkta kafayı yemiş! Meselelerin aslı sonradan anlaşılmış. Meğer Mısır Tarlasında kız baygılken, bir akrep kızın kesik koluna yumurtalarını bırakmış. Minik akrep yavrularını da yumurtalarından çıkmış ve kızın kolunda gelişmeye başlamış. Gerisinde mağlum işte, kızcağız hala akıl hastanesinde,

"Kolum şişti, kolum şişti" diye dolaşıyormuş...

Kısa MasallarDertsiz Çoban (Sümeyye Özlem Göçer)

Adamın birisi, bir gün, durup dururken kör olmuş. Çaresiz bir şekilde doktor doktor dolaşmaya başlamış. Ancak gittiği tüm doktorlar adamın neden kör olduğunu “Gözlerinde bir hastalık yok ama görmüyorsun, biz senin durumundan bir şey anlayamadık.” diyerek cevap verip adamı tedavi edememişler…

 

Doktorlardan umudunu kesen adam, derdine çare aramak için dünyayı dolaşmaya başlamış…

 

Gittiği bir dergahta kör adama; "Bak efendi, sen bu derdinden kurtulmak istersen, hayatta hiçbir derdi olmayan bir adam bulacaksın, onun üzerindeki gömleği gözlerini süreceksin, böylece gözlerin tekrar görmeye başlayacak” denmiş.

 

Bu söz üzerine adam yine yollara düşüp koca dünyada dertsiz birini aramış durmuş…

 

Günün birinde, bir dağda bir çoban olduğunu ve onunda hiçbir derdinin olmadığını öğrenmiş. Ve hemen söylenen o dağa doğru yol almış. Denildiği gibi dağda çobanı bulmuş, derdini anlatmış, demiş ki: "Eey çoban; duydum ki senin bu dünyada hiçbir derdin yokmuş, doğru mu?" Çoban mahçup bir sesle ‘yoktur’ diyerek yanıtlamış adamı. "Allah’a şükür benim hiçbir derdim yoktur." Kör adam sevincinden ne yapacağını şaşırmış, onca zamandır beklediği an gelmiş çatmış, gözlerinin görmesini artık çok az bir zaman kalmış… Kör adam konuşmasına devam etmiş:

"Çobanım, canım çobanım, gömleğini hele bir çıkarda, çıkarda gömleğini gözlerime süreyim, gözlerime süreyim ki bende görebileyim…" Çoban cevap vermiş; "İyi ama benim gömleğim yok ki!"

Çoban dertsiz olmasına dertsizmiş ama, bir gömleği de yokmuş…

Kısa MasallarUzaya Yolculuk (Muhammed cuban 6/A)

Can ve üç arkadaşı Alaca karanlıkta deniz kenarında durmuş gökyüzünü seyrediyorlar.

Uzaktan bakıldığında kaygılı oldukları anlaşılıyordu. Güneş az önce batmış, gökyüzündeki birer yıldızları sanıyorlardı.

Can:

- Pırıltı görmeyeli uzun zaman oldu, dedi.

Diğerleri sustular. Verecek bir cevapları yoktu, yukarı bakmaktan boyunları ağrıyan arkadaşlardan

Sinem:

- Bir şeyler yapmalıyız dedi.

Bora umutsuz bir sesle:

-Ne yazık ki beklemekten başka çaremiz yok, dedi.

 

BÖLÜM 2

 

İki Ay Sonra

Dört arkadaşın komşularının üzerinden iki ay geçmiş. Pırıltıdan hala bir haber alınmamıştır. Gökyüzünde her zamanki yerinde parlamıyordu artık. Yeryüzündeki dört arkadaşını da ziyaret etmiyordu.

Can, Bora, Sinem ve Doğan derslerinden arta kalan tüm zamanlarında canların evinde toplanıyorlar. Pırıltı'yine tanıdıkları günden bu yana Can'in odası toplantı odasına dönmüştü.

Kısa MasallarPerili Orman (Haticenur Melekoğlu)

Merhaba ben bir çocuğum.İsmim RÜYA.BUGÜN SİZE BENİM YAŞADIĞIM MACERAYI ANLATACAĞIM.BİR GÜN ARKADAŞLARIMLA GEZERKEN BİR ORMANLA KARŞILAŞTIK.DIŞTAN KORKUTUCU GÖZÜKÜYORDU,İÇİ İSE RÜYA GİBİYDİ.

 

ORADA RENGARENK KELEBEKLER VAR.HER BİRİ ORMANA RENK KATIYORDU.HADİ NEYSE KONUYA GELELİM.ORMANI GEZMEYE BAŞLADIK.DOĞANIN KOKUSU ÇOK GÜZELDİ.BU ORMAN BANA TANIDIK GELMİŞTİ.ÇANTAMDAN KİTABIMI ALDIM VE ORMANLARIN İSİMLERİNE BAKTIM.SONUNDA BURANIN İSMİNİ BULMUŞTUM.İSMİ PERİLİ ORMANDI.BEN BURDA EN ÇOK KELEBEKLERE MERAK SARMIŞTIM.ÇALILARIN ARKASINDAN SESLER GELMEYE BAŞLADI.HEPİMİZ KORKUYLA BAĞIRDIK.ÇALILARIN ARKASINDA KÜÇÜK,KÜÇÜK EVLER VARDI.ORADA PERİLER VAR İDİ.ZATEN İSMİDE PERİLİ ORMANDI.İNCE BİR SES TONUYLA MERHABA DEDİM.ONLARDA BİZE MERHABA DEDİ . BİZİ ORAYA DAVET ETTİLER.BİZE MEYVE SUYU VE KURABİYE YERMİSİNİZ DEDİLER.BİZDE ÇOK ACIKMIŞTIK.EVET DİYE CEVAP VERDİK.KÜÇÜK SİHİRLİ ÇUBUĞUYLA BİZE KURABİYE VE MEYVE SUYU İKRAM ETTİLER.BİZDE KURABİYELERİMİZİ YEDİK VE MEYVE SUYUMUZU İÇTİK. GEZİMİZ SONA ERMİŞTİ.GÜLE GÜLE DİYEREK UZAKLAŞTIK.ARTIK EVLERİMİZE VARMIŞTIK.BU MACERAYI, MACERA DEFTERİMİN BİRİNCİ SIRASINA EKLEMİŞTİM

 

SON

Bu bölümde içerik olarak kısa olan masallar ve amatörce yazılmış masallar yer almaktadır. Amatör masallar (saçma da olsa) yazan kişileri teşvik amacıyla yayınlanmaktadır. Siz de yazdıklarınızı altta masal ekle bölümünden yayına ekleyebilirsiniz.

Masal EkleMASAL - HİKAYE EKLEMEK İSTERSENİZ TIKLAYIN...

DİĞER SAYFALAR:

««   ÖNCEKİ   1 2 3 4 5 6   SONRAKİ   »»

Bu bölümde kayıtlı 40 masal - hikaye bulunmaktadır.