Eğitim Sitesi

Dosya Yükle

Yeni Moda Anneler

masal okuYeni Moda Anneler

bebeklMerhaba sevgili okur; Ne zamandır kafama bu yeni moda anneleri takıyorum. Kim bu yeni moda anneler biliyor musunuz? Hemen cevap vereyim; blog yazanlar, kerameti kendinden menkul olanlar, hiç sorgulamadan internette yazılan her şeye inananlar. Şimdiki yeni modaya uyanlar diyelim. Rekabet ve yarış, içinde çocuk yetiştirmek. Eskiden “HORAZ ŞEKERİ PAMUK HELVA” vardı, bunlarla mutlu olan çocuklardık. Evlerimizde gır gır süpürgeleri vardı annelerimizin kullandığı, oysa ki şimdi insanlar gır gır olmuş, sokak oyunlarımız vardı, üstümüz kirlendiğinde kızmayan, oratalığı dağıttığımızda öfkelenmeyen, karnımız acıktığında elimize salçalı ekmek veren mutlu annelerimiz vardı. Annelerimiz mutlu olduğu zaman biz de mutlu oluyorduk. Şimdiki moda anneler ise ellerinden düşürmediği telefonfanlarla çocuk yetiştirmeye çalışıyorlar…

 

Mesala,son zamanların modası doğumun kutlanması. Sonucunda da anneliğin tebrikleri ve kutsanması, en sonunda da dokunulamaz olan çocuk. Ne iş? Dimi, Doğum harika bir durum, kadınlara bahşedilmiş olan bir yetenek diyeyim. Bunun kutsal bir tarafı yok. Tabiat kanunu bu. Ama tabii ”anne olmayan yarım kadındır.” diyerek, kırıcı ve de çok incitici bir söz sarf edilince, doğuranlar kendini bir şey zannediyorlar öyle değil mi? Doğumların çoğu da tüpten. Bunun nedenleri hakkında hiç de bilimsel olmayan kendime göre düşüncelerim var benim. Neyse, nerede kalmıştık, doğumların çoğu da tüpten ve sezeryan. Öyle değil mi, çocuk, nasıl gelirse gelsin, evde inanılmaz bir tantana olmuyor mu? Ev neyse de hastahanede olanlar iyice zıvanadan çıktı bence. Balonlar, çikolatalar, armağanlar, anneye pahalı takılar, hep yarış var. Sakin olun. Ama kimse sakin olamıyor bence. Anne hastahaneden çıkınca anneanne ve babaanne mutlaka evde oluyorlar. Tabi babayı soran yok. O zaten bitti bence. Anne eşine “ben gebeyim” dediği anda zaten bitti de şok içinde olduğu için fark edemedi bittiğini. Neyse, artık kutsal anne ve kutsal çocuk eve gelince tabii her kafadan bir ses çıkıyor. Herkes deneyimlerini aktarıyor, her uyanışında meme ver, onu ye bunu yeme, elleme uyusun, olmaz ayakta sallayalım, yatağa koy uyusun, şuncacık çocuk yatakta mı uyurmuş, beşiğe koy da salla, seni sanki başkası büyüttü gibi sözler,sarfediliyor. Tabi bu durumda anne şaşkın şaşkın bunları dinlerken elinden de telefonu ya da tabletini düşürmüyor ve diğer yeni annelerin ne dediğini okuyup duruyor. Orada da paylaşımların hiç biri diğerini tutmuyor ve anne depresyona giriyor. Neymiş, doğum depresyonuymuş. Dimi ya Girecek tabii ki. Girmezse depresyona ayıp etmiş olur. Evin içi insan dolu bir kalabalık ki, çocuk ciyaklıyor, herkes bik bik konuşuyor, koca ortada yok, uyku bitti, kutsal anne depresyonda. Eee giricek tabi öyle değil mi herkes giriyor çünkü. Neden doğurduktan sonra işe hemen başlayan ve yardımcısı olmayan anneler depresyona girmiyor, 9 ay izin alıp bin türlü teferruatla donanmış anneler depresyona giriyor? Haa bu depresyonluk bi durum dimi o çünkü kutsal anne, doğurdu da ondan oldu da ondan ya dimi...

 

Evet, şimdide beslenmeye gelelim, çocuklarda bebeklikten itibaren reflü başlıyor. Sizce neden? Tamamen yanlış beslenmelerinden kaynaklanan bir durum bence. Doktorlar ne derse desin, anneler çocuklarını yanlış besliyorlar. Bebeklikten itibaren midesi boşalmayan çocuklar, yatınca yiyorlar, kalkınca yiyorlar. Çocuklar için gaviskon var. İnanamadım. Gözlerimle görünce inandım. Gaviskon, sürekli kullanıldığı zaman büyüklerde bile yan etkileri olan bir ilaç. Sonuç olarak ilaç yani. Öyle değilmi. Bebek gaviskonu. Sevgili doktorlar bu ilacı verene kadar, lütfen, annelere çocuklarını nasıl beslediklerini sorar mısınız?

 

Hastalıkları da öyle. Yeni moda anneler, bebek mık dese soluğu doktorda alıyorlar. Veya internet gene açılıyor ve bakıyorlar oradakiler ne yazmışlar onlara bakılıyor. Oysa ki; Annelerin içgüdüleri vardır. Azcık kendilerine ve içgüdülerine güvenerek sakin olsalar her şey yoluna girecek bence, sizce de, annelik, doğal, güzel, keyifli, maceralara açık, öğretici, duyarlılık gerektiren ve adamlarda olmayan bir doğal durum değilmi? Öyleyse önce kendimizi sevelim sonra çocuklarımızı... Çünkü anneler gülünce güzel çocuklar yetiştirir ve dünyası güzelleşir...

 

Şimdi biraz da biz bize dertleşelim mi? Aramızda kalsın ama sevgili anneler, o çocuğun boğazına tıkıştırdığımız her lokma aslında bizim açlığımız. Oyuncak almak için aradığımız türlü bahaneler bizim mutlu olma çabamız. Çocuğumuzun yeterince aktivitesi olmadığına dair derin inancımız bizim kendimizi oyalama yarışımız. Onun okul başarısı bizi iyi anne yapacak sanıyoruz. O toplum içinde sorun çıkarmadığı sürece biz mükemmel anneyi oynuyoruz. Eğer uygunsuz bir davranışı olursa “mutlaka bunu bir başka çocuktan öğrenmiştir” diye düşünüyoruz. “Aaa hiç böyle yapmazdı” diye kurduğumuz her cümleyle kendimizden kaçıyoruz. Çünkü biz kendi kaygılarımızı ve kafa karışıklıklarımızı çocuk üzerinden çözmeyi daha kolay buluyoruz. Oysa kendimizle, kadınlığımızla, anneliğimizle barışmadıkça sorunlar büyüyor. Çocuklarımızı birbiriyle kıyaslamayı bırakmadıkça, onların kusurlarını kapatmaya çalışmaktan vazgeçmedikçe, annelik sezgilerimize yabancı kalmaya devam ettikçe mutsuz annelerin ve memnuniyetsiz çocukların sayısı her geçen gün artıyor. Size; tek yapmamız gereken şu, diyemeyeceğim için üzgünüm çünkü ben de bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey var ki o da size kendinizi suçlu ve yetersiz hissettiren tüm seslere kulaklarınızı tıkayıp, anneliğinize güvenin. Dilerim ki bu size de iyi gelir! SEVGİYLE KALIN…

Ekleyen : ARZU GÜLSÜN     Okunma : 1535 kez

tags Yeni Moda Anneler ARZU GÜLSÜN

Okuyabileceğiniz Benzer Güzel Yazılar:

addGüzel Yazılar Sayfasına Dön Yeni Moda Anneler