Eğitim Sitesi

Dosya Yükle

NASRETTİN HOCA FIKRALARI ARŞİVİ

fıkralarHesaba Ekle

Komşu köyde birinden alacağı olan Hoca ne kadar bastırdıysa da bir türlü parasını alamaz. Tekrar evinin yolunu tutan Hoca oldukça yorulmuş bir o kadar da acıkmıştır. Az sonra bir fırının önüne yaklaşan Hoca yeni pişmiş ekmeklerin kokusunu da duyunca açlığı ikiye katlanmış. Ama işe bak ki kesede tek kuruş yok ekmek almaya. Derken fırına girmiş bir bakmış etrafta kimsecikler yok. Utanarak bir ekmeği aldığı gibi oradan sıvışmış. İleride çökmüş bir ağacın altına ve başlamış yalvarmaya: Ey büyük Allah'ım senin merhametin sonsuzdur, ne kadar aç olduğumu sen daha iyi biliyorsun hata ettim bir günaha girdim, affet beni... Fırıncıya olan borcumu da alacaklı olduğum adamın hesabına ekle.

Ekleyen: fıkraoku.com

fıkralarHak Etmiş

Nasrettin Hoca su içmek için bir çeşmenin başına gelir fakat bakar ki çeşmenin ağzı bir ağaç parçasının ucuna bez sarılarak kapatılmış. Ayağını çeşmenin duvara yaslayıp şöyle bir asılınca tıkacın yerinden çıkmasıyla birlikte çeşmeden fışkıran su Hocayı baştan aşağı ıslatır. Homurdanarak yerinden kalkan Hoca:

- Belli ki hak etmişsin de ağzını böyle ot tıkamışlar.

Ekleyen: dersimiz.com

fıkralarKalıp

Hoca özel bir iş için şehre iner. Fakat ne kadar uğraştıysa da bir türlü istediği sonucu elde edemez. Bir arkadaşının tavsiyesiyle 40 gün boyunca şehrin en büyük camiinde her vakit dua eder fakat sonunda yine bir şey çıkmaz. Ertesi gün sabah namazına yakındaki küçük bir camiye gider ve çaresizlik içerisinde yana yakıla ihlasla Allah'a yalvarır. Hocanın duası kabul olur ve öğlene kalmaz hemen işini istediği gibi halleder.

Sonra büyük camiye giderek bağırmaya başlar:

- Kalıbından utan, küçücük caminin yaptığını 40 günde yapamadın.

Ekleyen: fıkraoku.com

fıkralarAyın Yeri

Hoca bir gece kuyudan su çekmeye gider fakat bir de ne görsün. Ay kuyuya düşmüş. Bir koşu eve gider ve çengeli alır. Sallar kuyuya fakat ne kadar uğraştıysa da bir türlü çıkaramaz. Bir ara çengel kuyunun dibinde bir taşa takılınca Hoca gayretle asılır, ıkınır, sıkılır... Tam o sırada çengel sıyrılır ve Hoca sırt üstü yere serilir. Bir bakar ki ay gök yüzünde:

- Eh kolay olmadı ama sonunda yerine koyduk.

Ekleyen: fıkraoku.com

fıkralarEzan Sesi

Nasreddin Hoca bir gün hem ezan okuyor, hem de camiden koşarak çıkıyormuş.

- Niçin hem ezan okuyor, hem de camiden koşarak çıkıyorsun? Diye birisi bağırmış.

Hoca şöyle inandırıcı bir cevap vermiş.

- Bakalım sesim nerelere kadar varıyor diye dinlemeye gidiyorum.

Ekleyen: dersimiz.com

fıkralarDoksan Dokuz Altın

Bir devirde Nasrettin Hoca büyük bir para sıkıntısına düşmüş. Ne yapsın? Başlamış gece gündüz evinde yüksek sesle dua etmeye:

- "Yarabbim, bana yüz altın ver! Doksan dokuz olursa asla kabul etmem..." Onun durmadan böyle dua ettiğini duyan zengin bir komşusu merak etmiş. Yanına doksan dokuz altın alarak görünmeden Hocanın damına çıkmış. Tam Hoca aynı duayı sayıklarken başlamış bacasından teker teker altınları atmaya. Hoca, bacasından altın yağmaya başladığını görünce, Allah'ın nihayet duasını kabul ettiğine inanarak koşmuş. Başlamış altınları toplamaya... Bir taraftan da sayarmış. Altınların sayısı doksan dokuz olunca:

- "Buna da şükür Allah'ım! Varsın doksan dokuz olsun! Diyerek altınları cebine indirmiş." Bacanın tepesinde bu işin sonunu bekleyen zengin komşu hemen telaşlanmış. Yukarıdan seslenmiş:

- "Hoca! Hoca! Hani altınlar doksan dokuz olursa kabul etmeyecektin! Oldu mu ya!" Hoca pişkin bir tavırla şöyle cevap verir:

- "Doksan dokuz altını veren Allah, elbette birini de verir."

Ekleyen: Eylül

fıkralarBüyük Farklılık

Hoca, namaz kıldırıp vaaz vermek ve biraz para elde etmek için üç günlük uzaklıktaki bir köye gitmiş, bir ağanın evine konuk olmuş. Ağa, Hocaya bir şey okutmuş, sonra aynı şeyi kendisi okumuş. Hocaya bir satır yazı yazdırmış, altına aynı yazıyı kendi de yazmış. Sonra demiş ki:

- Gördün ya, sen okudun, ben de okudum. Sen yazdın, ben de yazdım. Sana ne hacet, aramızda ne fark var? Hoca:

- Dur demiş, aramızda büyük bir fark var; Ben üç günlük yolu, yarı aç ve yaya geldim, sense burada rahat huzur içinde yan gelip yatıyorsun.

Ekleyen: Mustafa

fıkralarAferin

Hoca kırda dolaşırken bir deli çobana rastlar. Çoban:

- "Sen Hoca mısın?" diye sorar. Hoca:

- "Evet," der.

- "Sana bir şey sorsam bilir misin?"

- "Bilirim sor!..." der.

- "Bilmezsen sormayayım. Zira kime sorduysam cevap veremedi."

- "Sor dedik ya..." der.

- "Her ay yeni ay çıkıyor, sonra incelip kayboluyor. Sonra yine yenisi çıkıyor. O eskilerini ne yapıyorlar?" - "Bu kadarcık şeyi bilemedin mi?... Bir kısmını kırpıp kırpıp yıldız yaparlar, gökyüzü onlarla dolu. Bir kısmını da uzatırlar şimşek yaparlar, yağmurlu ve fırtınalı günlerde kılıç gibi uzar, sen bunları hiç görmedin mi?" der.

Çoban biraz düşünür ve daha sonra:

- "Aferin be, der. Gerçekten tam bir Hocaymışsın. Ben de öyle düşünüyordum."

Ekleyen: dersimiz.com

fıkralarTok Olmak İçin

Bir köy imamı Nasreddin Hocayı misafir olarak kabul eder. Ev sahibi de ona şöyle söyler:

- Beyim! Beyim! Siz yorgun musunuz, yoksa susuz musunuz? Karnı aç olan Hoca şöyle cevap verir:

- Buraya gelmeden önce bir su kaynağının önünde uyumuştum da.

Ekleyen: Zülal

fıkralarEl Yazısı

Nasrettin Hoca iyi bir eğitim görmüştü. Bölgenin en iyi okullarına gitmişti. Bunu bilen ve okuma yazma bilmeyen bir komşusu bir gün Hocaya gelmiş:

- "Hoca" demiş. "Oğlum Konya'da. Ona bir mektup yazar mısın?" Hoca da:

- "Ben Konya'ya gidemem" demiş.

- "Sana, Konya'ya git demedim mektup yazmanı istedim." Hoca:
- "Benim el yazımı benden başka kimse okuyamayacağından, mektubu okumak için kendim gitmeliyim."

Ekleyen: dersimiz.com

fıkralar

fıkralar KOMİK BİR FIKRA EKLEYİN...

Başlık:

Fıkra:

Ekleyen:

Müstehcen ve seviyesiz içerikli fıkralar yayına alınmaz!

DİĞER SAYFALAR :
««   ÖNCEKİ   4 5 6 7 8 9 10   SONRAKİ   »»

NASRETTİN HOCA FIKRALARI Arşivinde Toplam 306 Fıkra Kayıtlıdır.