Eğitim Sitesi

Dosya Yükle

NASRETTİN HOCA FIKRALARI ARŞİVİ

fıkralarYenisi

Günün birinde Nasrettin Hocanın karısı ölür. Fakat Hoca da ciddi bir üzüntü belirmez. Bir müddet sonra eşeği de ölünce hoca yas tutmaya başlar. Bu işe şaşıran komşuları sorar:

- Bu nasıl iş Hocam karın öldüğüne bu kadar üzülmedin, eşeğin öldü bir haftadır ağzını bıçak açmıyor?

- Karım öldüğünde hepiniz, üzülme daha genç ve güzel yeni bir hatun buluruz diye beni teselli ettiniz fakat hiç kimse yeni bir eşek alalım demiyor.

Ekleyen: fıkraoku.com

fıkralarDüğüm Atmayı İhmal Etme

Her baba gibi Nasrettin Hoca da kızının iyi yetişmesi için elinden gelen her şeyi yapmış. Hoca, kızına iğneye ip takmasına gelinceye kadar bütün bildiklerini öğretmenin sevincini yaşamaktaymış. Nihayet hocanın kızı gelin olmuş. Ata bindirilip baba evinden ayrılıp dünya evi diye tertip edilen yeni bir hayatın başlayacağı eve doğru bir hayli mesafe almış. Bu sırada Nasrettin Hoca, koşa koşa gelin olan kızının arkasından gelip çok önemli bir şey unutmuşçasına kızının kulağına gizlice şöyle demiş:

- Kızım, aman dikkat et! Sakın ola iğneye ip taktıktan sonra düğüm atmayı ihmal etme. Sonra dikiş tutturamazsın."

Ekleyen: fıkraoku.com

fıkralarKapalı Kapının Ardından

Nasrettin Hocanın karısı geceleri komşu komşu gezermiş. Buna pek canı sıkılan Hoca, bir gece, karısı yine evde yokken kapıyı arkasından sürgülediği gibi yatağına yatmış. Kadıncağız, geç vakit eve döndüğü zaman çalmış çalmış açtıramamış kapıyı. Hocanın kızdığını anlayarak, yalvarıp yakarmaya başlamış:
- Vallâhi, billâhi, bir daha seni yalnız bırakıp bir yere gitmeyeceğim canım kocacığım! Aç kapıyı; bu saatte ben nereye gideyim?.. Kadın, bakmış olacak gibi değil, bağıra, bağıra:
- Bari, demiş, kendimi şu kuyuya atayım da kurtulayım!. Ve eline geçirdiği büyük bir taşı, kapı önündeki kuyuya atarak bir kenara çekilmiş.
Hoca, bir süre yine aldırmamış, sonra hiddeti geçerek: "Şu hatunu kuyudan kurtarayım!" deyip kapıyı açmış. Fakat tam o sırada kadın, evden içeri girivermiş; kapıyı kapadığı gibi Hocayı sokakta bırakıp bağırmaya başlamış:
- Yeter artık senden çektiğim, bana rahat yüzü göstermedin; her gece arkadaş dedin, sohbet dedin gezip tozdun. Alacağın olsun senin!...
Hoca, karısının feryadı üzerine sokaklara dökülen komşulara dönmüş:
- Dostlar demiş, görenler ve bilenler Allah için söylesin!

Ekleyen: ezgi

fıkralarMum Işığı

Karısı doğururken kadın kimse bulamayınca mumu Nasrettin Hocaya tutturmuşlar. Bir çocuk dünyaya gelmiş, arkadan bir tanesi daha başını gösterince Hoca hemen püf demiş, mumu söndürmüş. Ebe kadın,

- Aman Hoca ne yaptın?

- "Ne yapayım", demiş Hoca,

- Mumun ışığını gören dışarıya fırlayacak!

Ekleyen: fıkraoku.com

fıkralarBayram Günü

Hoca bir gün yabancı bir memlekete gitmiş. Bakmış ki, bu şehrin bütün halkı yiyip içmekte, eğlenmekte... Hocayı da davet ederek bir şeyler ikram etmişler. Hoca doyduktan sonra şöyle söylemiş:

- "Tuhaf şey! Bu ne ucuz şehir böyle?" demiş. Bu sözü duyan adamın birisi:

- "Efendi, sen deli misin? Bugün bayramdır. Herkes evinden pişmiş bir şeyler getirir, biz de burada yer, içer, eğleniriz" demiş. Hoca bunun üzerine:

- "Keşke her gün bayram olsaydı, herkes mutlu olurdu" demiş.

Ekleyen: fıkraoku.com

fıkralarBizim Çocuklar

Nasrettin Hocanın karısı ölür. Ölen karısından beş çocuğu olan Hoca, beş çocuğu olan bir dul kadınla evlenir. Hocanın yeni eşinden de iki çocuğu olur. Bir gün karısı feryadı basar:

- Hoca Hoca yetiş! Senin çocuklarla benim çocuklar bir olmuş, bizim çocukları dövüyorlar.

Ekleyen: fıkraoku.com

fıkralarDaha Ne Kadar Gideceğiz?

Hoca ile hanımı dört günlük yola daha yeni çıkmışlar. Hoca yola çıkar çıkmaz hanımına:

- "Daha ne kadar gideceğiz hatun?" diye sormuş. Hanımı hocanın sorusunu şu şekilde cevaplandırmış:

- "Bugün ile yarın gidersek daha iki günlük yolumuz kalır." Bunun üzerine hoca:

- Desene hatun, yolu yarıladık.

Ekleyen: fıkraoku.com

fıkralarMavi Boncuk

Nasrettin Hocanın iki tane hanımı varmış. Bunlara değişik zamanlarda birer mavi boncuk vererek kesinlikle diğer eşine veya başka bir kimseye göstermemesini tembih etmiş. Bir gün hanımlar Hocanın yanına gelerek sormuş:

- "Hocam hangimizi daha çok seviyorsun?" Hoca hemen işi bağlamış.

- Sadece mavi boncuk verdiğimi daha çok seviyorum.

Ekleyen: fıkraoku.com

fıkralarKıyamet Alameti

Nasreddin Hoca'ya sormuşlar:

- "Hocam, kıyametin alâmeti nedir?"

- "Neme lâzım" demiş Hoca.

- "Aman Hocam" demişler, "Sen de nemelâzım dersen kime sorup öğrenelim?.."

- "Dedik ya neme lâzım diye" demiş Hoca. "Herkes neme lâzım derse, kıyamet alâmetidir!.."

Ekleyen: ayça

fıkralarBen Küçük Yangınlara Karışmam

Kasabanın en zenginlerinden olan Murat ağa, kendisinin çok akıllı olduğu için servet sahibi olduğunu sanırmış.
Cumadan cumaya camiye gelirmiş. Caminin yakınında, etrafı sağlam taş duvarlarla çevrili, içinde çok çeşitli meyve ağaçları olan büyük bir bahçe içinde, üç katlı kocaman bir evi varmış. Süslü ve pahalı elbiseler giyer, gururla dolaşırmış.

Nasreddin Hoca'nın cuma vaaz ve hutbelerini dinledikten sonra, vaaz işine gelmiyorsa;

-"Hoca, sen dünya işlerine karışma, din işi ayrı, dünya işi ayrı" der bilgiçlik taslarmış.

Bir gün Murat Ağa'nın evinde yangın çıkmış. O sırada cemaat öğlen namazından çıkmaktaymış. Murat ağa camiye doğru koşup, Nasreddin Hoca'ya ve cemaate hitaben:

- "Aman Hocam yetişin! Evimden alevler çıkıyor. Şu yangını söndürelim" diye feryat eylemiş.

Hoca sakin ve aldırışsız bir sesle:

- "Bak komşu, Kırk yılda bir de olsa bugün senin sözünü dinleyelim. O yangın bizim asla karışmamamızı istediğin bir dünya işidir. Hem meraklanma. Ev birkaç saat içinde kül olur ve yangın da söner. Ahirette, ateşten bir evde sonsuz yaşamaktan korkmayan, senin gibi cesur, yiğit, zengin, akıllı bir adamın böyle ufak bir yangın için telâşı da ne demek olur!" demiş.

Ekleyen: Seyfullah Kaya

fıkralar

fıkralar KOMİK BİR FIKRA EKLEYİN...

Başlık:

Fıkra:

Ekleyen:

Müstehcen ve seviyesiz içerikli fıkralar yayına alınmaz!

DİĞER SAYFALAR :
««   ÖNCEKİ   8 9 10 11 12 13 14   SONRAKİ   »»

NASRETTİN HOCA FIKRALARI Arşivinde Toplam 306 Fıkra Kayıtlıdır.