Eğitim Sitesi

Müzik Terimleri Sözlüğü P-R Arası, ders ve çalışma notu

Müzik Terimleri Sözlüğü P-R Arası

P HARFİ
P - Piyanoda pedala basılması gereken yerlerde notanın altına konan işaret. Pedal. Piyano - Hafif sesle anlamına gelen ifadenin kısaltılmışı.

PACHELBEL, Johann- (1653-1706) Org sanatçısı. Eisenach, Erfurt, Gotha ve 1695`ten sonra doğduğu şehir olan Nurenberg`de çalmış, bir çok eser yazmıştır.

PACINI, Giovanni- (1796-1867) 1813 yılında "Anetta Licindo" adlı bir operasıyla biiyiik bir başarı kazanmış, çağdaşları Rossini, Donizetti gibi bestecilere karşın 60 kadar sahne eserini oynatabilmiş fakat Verdi`nin ortaya çıkmasıyla hemen hepsi bir anda unutulmuştur.

PAGANINI, Niccolo - (1782-1840) Kemancı ve besteci. İtalya`da Cenova şehrinde doğmuştur. Babası bir bakkaldı, fakat miiziğe sevgisi çok fazlaydı. Niccolo daha çok küçükken babası kendisine mandolin çalmasını ögretmiştir. Aynca kemana başlamıştır. On altı yaşında İtalya`da ilk konser turnesine çıktı. Bir konserinden önce kumarda kemanına varıncaya kadar kaybetti. Levron adlı bir Fransız tüccar sanatçıya bir "Guarnerius" kemanı hediye etti. Paganini konserini ancak bu yolla verebildi. Bundan sonra ömrü bütün Avrupa şehirlerinde başta Viyana, Berlin, Paris, Londra olmak üzere parlak konserler vermekle geçti ve Levron`un hediye ettiği kemanla yıllarca bütün Avrupa`yı büyüledi. Paganini kemandaki virtuozitesi sayesinde büyük bir ün kazandı. Başlıca eserleri keman için konçerto, sonat ve kaprisleri içerir. Özellikle solo keman için "24 Kapris" op. 1, tanınmış eserlerdir. Ayrıca iki keman konçertosu ve "Venedik Karnavalı" gibi varyasyonları vardır.

PALESTRINA, Giovanni Pierluigi- (1525-1594) Besteci, İtalya`da Roma civarında Palestrina kasabasında doğdu. Kilise müziğinin ilk bestecisidir. Müziğe doğduğu şehirde yedi yaşındayken koro çocuğu olarak başlamıştır. Ayrıca Roma`da Santa Maria Meggiore kilisesinde öğrenim görmüş ve "maestro" ünvanını almıştır. 1544-1550 yılları arasında ülkesine dönmüş, koro şefliği yapmıştır. Bundan sonra tekrar Roma`ya dönerek St. Pietro kilisesi şapelini idare etmiş ve Papa Julius III. tarafından himaye edilmiştir. Papa Paul IV. ise besteciyi bu görevinden uzaklaştırmış, Palestrina yine burada St. John Sateran kilisesinde orgçuluk ve öğretmelik yapmıştır. 1571`de tekrar St. Pietro şapeline dönmüş ve bu görevdeyken Katolik kilisesi müziğinin etkili örneklerini yaratmıştır. Roma`da ölmüştür. Başlıca üç yüz kadar motet, doksan üç, mes, altmış sekiz offertorian, otuz üç madrigal topyekün dokuz yüz elli kadar eser bırakmıştır.Çok sesli duaları arasında "Missa Papae Marcelli" ve "Improperia" adlıları en etkilileridirler. Palestrina "a capella" sanatının yaratıcısıdır. Bütün eserleriyle devrinin müziğini en yiiksek noktasına ulaştırmış, o öldükten hemen sonra opera doğmuştur. Sanatı bütün Alman ve Flaman okulları üzerinde etkili olmuştur. Palestrina Ondokuzuncu Yüzyıll romantik sanatında dahi bazı hamlelerin doğuşlarını etkilemiştir. Hans Pfitzner`in bestecinin eserlerinden ilham alarak "Palestrina" adlı operasını yazmıştır.

PARTİSYON - (Alm. Partitur, İtal. Partitura, Fran. Partition d`Orchestre) Orkestra için bestelenmiş bir müzik parçasının müzik aletlerini ve bu aletlere ayrılmış aynı anda çalınması gereken notları gösteren eser. Yalnız bunlar uzaktan görebilmek için büyük çapta basılmışlardır. Partisyon kitaplarında genel bir kural olarak çalgı grupları aşağıdan yukarıya olmak üzere: yaylı, vurmalı, nefesli, tahta nefesli çalgılar olarak sıralanır. Küçük çapta partisyonlar müzisyenler tarafından bir eserin nasıl çalınacağını takip etmek üzere kullanılırlar.

PARTİTA (İtal.): 17. yy'da art arda çalınan dans parçaları dizisi. Bach, terimi iki anlamda kullanmıştır. (1) süit karşılığı, (2) org "chorale"leri üzerine çeşitlemeler.
PASSACAGLİA (İtal.) : İspanyolca "sokak şarkısı" anlamına gelen "passagallo" sözcüğünden 17. ve 18. yy. süitlerinde rastlanan, orta yavaşlıkta, üç zamanlı, tekrarlanan figüre (ostinato'ya) dayanan dans biçimi.

PASSION - Roma`da doğan ve bir tür kilise müziği olan "Liturgie"nin Onüçüncü Yüzyıldan sonra değişmesiyle meydana gelen dini miizik parçası. Genellikle dine ait konuların müzik şeklinde sunumudur. Onaltıncı Yüzyıl sıralarıda koro için yazılmış çok sesli passionlar ozellikle orijinaldir. J. Walter (1530) tarafından yazılmış "Matthaus - Passion" bu türün en yetkin örneklerindendir. Sonraları Heinrich Schütz ve J. S. Bach gibi besteciler de passion yazmışlardır. K. H. Grauns`un "İsanın Ölümü" adlı eseri bir devrim yapmıştır.
PASTORAL: (1) Konusu genellikle efsanelere dayanan müzikli oyun. Operanın öncüsüdür. Renaissance İtalya'sında ortaya çıkmış, sonra özellikle Fransa'da gelişmiştir. (2) "Çobansı" nitelikte çalgı müziği yada şarkı. "Musette" ve "Siciliana" pastoral biçimlerdir.

PAUSE - (Ital. Pausa, Fran. Pause, Ing. Silence) Sessizlik. Belirli bir uzunlukta olup bir müzik aletinin susacağını gösterir.

PAVANE (Pavan) - Paduana. Passemezzo ile doğmuş eski bir danstır.

PEDAL - (Kısaca: Ped.) Büyük orglarda ayak tuşu görevi gorür. Piyanoda sağ ve sol olmak üzere iki tanedir.

PENTATONİK - (Yunanca) Beş seslilik. En eski müzik kültürlerinde özellikle Çin ve Yunan müziğinde yedi sesliliğin başlangıcı olarak kullanılmıştır. Bu beş temel ses: Fa, Sol, La, Do, Re seslerinin karşılığıdırlar. Bu sistemde yarım sesler yoktur. Pentatonik sistem hemen hemen bütün Avrupa ülkeleri tarafından kullanılmıştır.

PERGOLESİ, Giovanni Battista - (1710-1736) Besteci.Kısa hayatında dramatik müzikte birçok yenilikler yapmakta başarılı olmuştur. Pergolesi özellikle "Comedia dell`arte" adı verilen klasik İtalyan komedilerinin müzikal ve lirik elemanlarla pekleştirilmesi olan "Opera buffa" tarzının ilk bestecilerinden birisidir. Jesi kasabasında dopmuş, Napoli Konservatuvarında Feo ve Durante gibilerinin yanında öğrenim görmüştür. Ilk operası "lI Maestro di Musica" olup müzikal bir intermezzodur. Aynı tarzda yazılmış olan "La Conversione" adlı eseri 1731 yılında temsil edilmiştir. "La Serva Padrona" ilk defa 1733`te ciddi operası "Il Progionier Superbo"nun ikinci ve üçüncü perdeleri arasında oynanmıştır. Pergolesi`nin dini müziğe ait eseri "Stabet Mater"idir. Ayrıca çalgısal müziğe ait eserleri: Hamisi Prens Stiglione için yazılmış trio sonatları piyano parçaları, senfoniler ve konçertoları vardır.

PIANINO - Küçük piyano.

PIANO- (ItaL) Hafif sesle. (kısaltılmış p).

PIANISSIMO - Çok hafif sesle (kısaltılmışı pp).

PİCCOLO (İtal.): Küçük flüt. Ses alanı normal flüte kıyasla bir oktav yukarıdan başlar.
PİU (İtal.): Çok
PİYANO - (Alm. Klavier) Çok zengin sesli tuşlarla çalınan büyük müzik aleti. Bugün kullanılmakta olan mükemmel piyanolar, en eski şeklinden zamanımıza kadar birçok düizeltmeler ve değiştirmeler sonucunda doğmuştur. Piyano solo çalgıların en güzeli olduğu gibi, aynı zamanda en çok kullanılan ve sevilen bir eşlik çalgısıdır. Çok eski şekli olan Cembalo ve Clavichord denilen piyanolar Onsekizinci Yüzyıldan itibaren üzerlerinde düzeltmeler yapılarak değiştirilmiş, sesçe zenginleştirilmiştir. Floransalı Bartolomeo Christofari piyanoforte denilen kuyruklu piyanonun temelini atmıştır. Bu aletle tuşların ve tellere vuran küçük çekiçlerin hızla eski yerlerine gelmelerini sağlamıştır. Diğer taraftan Almanya`da Silberman ve Th. Streticher gibi piyano ustaları daha kullanışlı aletler yapmışlardır. Bu arada İngiltere`de Broadwoods ve Fransa`da Seb. Erard yeni mekanik aletlerle piyanoyu mükemmelleştirdiler. Bugün kullanılanları çok çeşitlidir. Küçük salon piyanolarından büyük piyanoforte yani kuyruklu konser piyanolarına kadar çeşitli tip ve boydadırlar. Dünyanın en ünlü piyano fabrikaları: Bechstein, Blüthner, Steinway, Grotvan, Ibach, Bösendorfer firmalarıdır.

PİYANO MÜZİĞİ - Orgdan ayrı olarak başlı başına ilk piyano okulunu Paul Hoftheimer kurmuştur. Ögrencileri Kotter, Kleber de onun yolunda yürümüşler ve bu yolla piyano yavaş yavaş yayılmaya başlamıştır. İngiltere`de Elisabeth devrinde genelde varyasyonlar ve dans parçaları içeren piyano eserleri yazılıyor ve çalınıyordu. Almanya`da Barok devrinden sonra piyano suitleri, Froberger, Kerll, Muffat, Krieger, J. Ch. Bach, Kuhnau gibi virtüözler elinde mükemmel bir şekil aldı. İtalya`da ise bu zamanın en büyük piyanistleri, Frescobaldi, Pasquini, D. Scarlatti; Fransa`da Chamboniéres, L. Marchand ve özellikle Fr. Couperin`di. Piyano sonatları Rameau, Daquin gibi Fransızlar ve Platti, D`Alberti, Paganelli, Rutini gibi İtalyanlar elinde gelişti.

PIZZICATO (Pitsikato) - (Ital.) Kısaltılmışı: Pizz. Yaylı sazlar için kullanılan bir terim. Bu işaret icracıya aletin yayla değil, sağ elin parmaklarıyla tellere dokunarak çalınacağını bildirir.

POLKA - Bohemyadan doğma çabuk tempolu bir tür ulusal dans.

POLACCA (İtal.): İtalyan tarzında yazılmış olmakla beraber dansın ritmik özelliklerine bağlı bir tür "polonaise".

POLİTONALİTE (Fran.): Birden çok ve birbirinden ayrı tonalitelerin bir arada kullanılması.

POLONEZ - (Ital. Polacca) Hafif ve yavaş tempolu bir çeşit halk dansı.

POLONAİSE (Fran.): Polonya halk dansı. Orta yavaşlıktadır.

Porte= üzerine notaların yerleştirildiği, 4 eşit aralık ve birbirine paralel 5 çizgiden oluşan şekildir.

PRESTO (İtal.): Çabuk.

PRESTİSSİMO (İtal.): Çok çabuk.
PRİMADONNA - Birinci kadın. Operalarda birinci partiyi söyleyen artistler için bu terim kullanılır.

PROKOFIYEF, Serjeyi Serjiyeviç - (doğ. 1891) Besteci. Rusya`da Sonzovka kasabasında doğdu. Vatandaşı Stravinski ve arkadaşı şostakoviç ile bugünkü modern Rus müziğinin en taninmiş bestecilerindendir. Değişik bir yazış tarzına sahiptir. Klasizm ve yeni empresyonizme kaçan, politonal, halk müziğinden ibaret eserlerle Prokofiyef tanınmaya değer bir bestecidir. Prokofiyef de çok küçükken müziğe yetenek gösteren bir çocuktu. Beş yaşında piyanoda mükemmel galoplar çalıyordu. On yaşındayken yazdığı "The Giant" adlı operası amcasının evinde oynatıldı. Bundan sonra Rimski - Korsakof, Taneyef ve Çerepnin`den ders aldı. Birinci Dünya Savaşı`nda asker olarak hizmet etti. 1918`de terhis olunca Amerika`ya gitti ve orada atmıştır. Bu aletle tuşların ve tellere vuran küçük çekiçlerin hızla eski yerlerine gelmelerini sağlamıştır. Diğer taraftan Almanya`da Silberman ve Th. Streticher gibi piyano ustaları daha kullanışlı aletler yapmışlardır. Bu arada İngiltere`de Broadwoods ve Fransa`da Seb. Erard yeni mekanik aletlerle piyanoyu mükemmelleştirdiler. Bugün kullanılanları çok çeşitlidir. Küçük salon piyanolarından büyük piyanoforte yani kuyruklu konser piyanolarına kadar çeşitli tip ve boydadırlar. Dünyanın en ünlü piyano fabrikaları: Bechstein, Blüthner, Steinway, Grotvan, Ibach, Bösendorfer firmalarıdır.

PSALM - Hristiyan kiliselerinin bir çeşit solo vokal parçası. Hristiyan dininin her mezhebinde değişik şekillerde bestelenir ve söylenir. Psalmın Rönesanstan zamanımıza kadar kronolojik olarak büyük bestecileri şunlardır: Lasso, Palestrina, Cl. Le Jeune, H. Schütz, Handel, J. S. Bach, Haydn, Mozart, Schubert, Brahms, Richter, Liszt, Kretzschmar.

PSALTERIUM - Ortaçağda kullanılan üçgen şeklinde bir tür mızraplı çalgı.

PUCCINI, Giacomo - (1858-1924) Verdi`den beri İtalyan operasının en tanınmış ismidir. Luca`da doğmuş, Bazzini ve Ponchielli yanında müzik öğrenimi görmüştür. İlk eseri 1884 yılında Milano`da Teatro del Verme`de temsil edilen "Le Villi" operasıdır. Bunu şu operaları izlemiştir: "Manon Lescaut" (1893), "La Bohem" (1896), "Tosca" (1900). Tanınmış diğer operası "Madame Butterfly" 1900 yılında sunulmuşsa da başarısızlığa uğramış, 1904`te tekrar değiştirilerek oynatılmış ve başarılı olmuştur. "La Fanciulla del West" 1910 yılında New York`ta sunulmuş, bir perdelik küçük operaları "Il Tabarro", "Sour Angelico", "Gianni Schicchi" de yine ilk defa New York`ta oynanmışlardır. Son operası "Turandot" 1924 yılında bestecisinin ölümü üzerine yarım kalmışsa da Alfano tarafından tamamlanarak 1926`da ilk defa sunulmuştur. Puccini Verdi`nin gençlik dönemlerini hatırlatan bir anlayışı içinde kalmış, sadece sahne realizmine önem vermek ve her sınıf halka hitabeden melodiler bulmak yoluyla başarının sırrını bulmuştur. Eleştirmenler tarafından zaman zaman çok acı bir şekilde eleştirilen bu operalar herşeye karşın popüler karakterleriyle opera sanatını halka indirmek ve sevdirmek bakımından yararlı olmuştur.

PURCELL, Henry - (1659-1695) Besteci. İngiltere`nin ilk belli başlı müzik okulunun kurucusu ve bestecisidir. Eserlerinde Anglo-Sakson ruhunun yansımaları göze çarpar. Purcell aynı zamanda ilk İngiliz operasını yazması bakımından da önemli bir sanatçıdır. Bu yolda ilk eseri olan "Dido and Aeneas"ı yirmi bir yaşındayken bir kız okulu için bestelemiştir. Operanın bestesindeki polifonik tarz ve orijinal melodiler metnin karakterini yazılı bir şekle sokmuştur. Koro ve dans sahneleri için ayrıca İngiliz halk müziğinden yararlanılmştır. Bundan başka Purcell oda müziği eserleri, fantaziler, sonatlar ve cembalo için süitler bestelemiştir. 1694 yılında yazdığı bir teori kitabı vardır.
 Henry Purcell, kraliyet şapeli orgçularından Thomas Purcell`in oğludur. 1659 yılında Londra`da doğmuştur. Amcası Henry Purcell de Westminster korosu şefiydi. Sanatçı bir süre sonra kraliyet şapeline koro çocuğu olarak girmiştir. Bu arada da J. Blow ve P. Humhrey`den org dersleri almıştır. Yirmi yaşındayken Westminster`e orgçu olarak alınmıştır. Kral İkinci Charles ve ailesi için birçok besteler yapmış ve böylece tanınmıştır. Purcell bundan sonra birçok eserler vermiştir. Bunların başında elli dört opera gelir. Başlıcaları şunlardır: "Theodosius" (1680), "King Arthur" (1691), Shakespeare`in "Bir Yaz Ortası Gecesi Rüyası" adlı eserinden "Fairy Queen" (1692), "The Indian Queen" (1692). Purcell genç yaşta ölmesine karşın pek çok eser yazmış ve bu eserlerde İngiliz müziğini yaratmıştır. İngiltere`nin yetiştirdiği bu besteci Westminster`de gömülüdür.


Q HARFİ
QUARTETT (Kuartet) - Dört ses veya dört alet için yazılan müzik parçası. Gerek vokal ile gerek yalnız müzik aletleriyle sunulan müzikte en uygun gruplanma şeklidir.Çalgısal oda müziğinin en çok sevilen ve sunulan şekli kuartettir. Kuartet sonat formunda yazılır yani (15 veya dört kısımdan oluşur. Eserde yer alan çalgılar yaylı çalgılar ise genelde; 1. keman, 2. keman, viyola, viyolonsel şeklinde sıralanırlar. Bazen dört nefesli çalgı iç,in "nefesli çalgılar kuarteti" veya (15 farklı çalgıya piyano eşliğiyle "piyanolu kuartet" yazılır. Yaylı çalgılar kuarteti için en güzel eserleri klasik devir verdi. Bu türün ilk büyük bestecisi Joseph Haydn`dir. Mozart, Beethoven, Schubert gibi besteciler ve onlardan sonra gelen romantik besteciler müzik edebiyatının bu türüne etkili eserler bıraktılar.
QUATRE NOTES CONTRE UNE: Bire karşı dört nota kullanarak yapılan iki partili kontrpuan.

QUİETO: Sakin anlamında kullanılır.

QUİNTON: 18. yy.'a ait eski bir Fransız kemanı.
QUINTETT (Kentet) - Beş ses veya beş alet için yazılan müzik parçası. Oda müziği türünün çok sevilen şekillerinden biri olup diğerleri gibi sonat formunda yazılır. Yaylı çalgılar kenteti şu çalgılardan oluşur: (2 keman, 2 viyola, 1 viyolonsel) veya (2 keman, 1 viyola, 2 viyolonsel). Bu şeklin de en önemli bestecileri Viyana klasikleridir. Beethoven, Schubert, Brahms yetkin kentetler bestelemişlerdir.

QUODİLBET: (istendiği gibi, dermece) 16. ve 17. yy.'larda polifonik vokal bir eserin farklı eserlerindeki birkaç popüler melodi ve metnin komik bileşimi bu kelimeyle adlandırılırdı. Bach'ın Goldberg Variationların sonuncusu bir quodilbet idi.

R HARFİ
RAHMANİNOF, Serjeyi Vasilyeviç - (1873-1943) Piyanist, besteci ve orkestra şefi. Rusya`da Oneg şehrinde doğdu. Rahmaninof ilk müzik eğitimini ve piyano derslerini annesinden almıştır. Öğrenimine Petersburg Konservatuvarında başladı. Moskova Konservatuvarında Siloti, Arenski, Taneyef ve Zveref gibilerinin yanında devam etti. Çaykovski`nin etkisinden ömrünün sonuna kadar kurtulamadı ve onun çizdiği sanat yolundan ayrılmadı. "Aleko" adlı operasını 1892`de yazdı. Bu onun hemen hemen ilk eseridir. 1893`de yazdığı "Prelüd de diyez minor" adlı piyano eseri ile tanındı. Bundan sonra Avrupa`da solist olarak konser gezileri yaptı. Moskova Imperial operası ve Moskova filarmonik topluluğu konserlerini idare etti. Amerika`ya ilk defa 1909 yılında gitti. 1917 ihtilalinden sonra bir daha ülkesine dönmedi. 1918`de ikinci defa Amerika`ya gitti. Ölümünden iki ay önce 1943 Şubat ayında Amerikan vatandaşı oldu. Müziği şekil bakımından klasik fakat içerik bakımından romantik bir karaktere sahiptir. California`da öldü. Rahmaninof başlıcaları "Aleko", "Fransesco da Rimini" ve "Tamahkar Yargıç" adlarını taşıyan operalar, senfonik şiirler, "Paganninin Bir Temi Üzerine Rapsodi" adlı bir eser, üç senfoni,üç piyano konçertosu, birçok prelüdler ve şarkilar bırakmıştır.

RALLENTANDO - (Ital.) Yavaşlayarak.

RAMEAU, Jean Philippe - (1683-1764) Besteci. Fransa`da Dijon şehrinde doğmuştur, ayrıca müzik yazarıdır. İlk derslerini fakir bir kilise orgçusu olan babasından almış, sonra İtalya`ya giderek bilgisini ilerletmiştir. Dönüşte birçok Fransız şehirlerinde kalmış. 1732`de Paris`e gelerek yerleşmiştir. Burada yaptığı en önemli görev St. Paul kilisesi orgçuluğudur. 1733`te Lully`den beri Fransız operasının yetkin örneklerinden biri olan "Hippolite et Aricie"yi yazmıştir. Rameau bu eseri ile birçok yenilikler getiriyor, adeta gelenekselleşmiş Lully sanatını yıkıyordu. Bu durum eski Lully operalarının taraftarlarını harekete getirdiyse de, besteci 1760 yılına kadar eser üzerine eser yazarak eleştirileri susturdu. Bu yolda yazdığı diğer sahne eserleri şunlardır: "Les Indes Galantes" (1735), "Castor et Pallux" (1737), "Dardanus" (1739), "Zais" (1748), "Acanthe et Cephise", "Anacreon", "Le Temple de la Gloire", "Les Paladins". Piyanoda ise devrinin "galant" tarzlı sanat eserlerinin yetkin örneklerini vermiştir: "Pieces de Clavecin", "Nouvelles suites du pieces de Clavecin" (1736), "Pieces de Clavecin en concerts" (1741). Aynı zamanda bir müzik bilgini olan besteci bu yolda "Traite de 1` Armonie" adlı bir eser yazmıştır. Rameau Paris`te ölmüştür. Çağdaşları Bach, Haendel ve diğer besteciler içinde merkezinde yaşaması dolayısıyla rokoko sanatını eserlerinde bütün özelliğiyle yaşatmıştır. 1760`da yazdığı bir yazıda sanat idealini şöyle anlatır: "Gerçek müzik, düşüncelerin ve duygularının bıraktığı izlenimden oluşmalıdır." Zaten Rameau felsefeyi daima müziğin yanında görerek, buna göre eser vermiştir.

RAPSODİ: Belirli bir kalıp ve biçime bağlı olmayan genellikle halk temalarına dayanan çalgı müziği.
RAVEL, Maurice - (1875-1937) Besteci. Fransa`da Ciboure kasabasında doğdu. César Franck`tan sonra Fransız müziğinin Erik Satie, Claude Debussy ve Ernest Chausson ile en tanınmış devrimcilerinden biridir. Ravel, Gabriel Faure`nin öğrencisidir. Özellikle genç yaştan itibaren Debussy etkisinde kalmıştır. Impressionisme okulunun öğrencisi olan Ravel öğretmeninin etkisini yine aynı tarz eserler yazarak kabul etmiştir. Debussy`nin "Images-Çehreler"ine karşılık "Miroirs-Aynalar", Debussy`nin "La mer - Deniz"ine "Une Barque sur L`Océan"ını, öğretmeninin "Iberia" süitine karşılık "Rhapsodic Espagnole"unu yazmıştır. Ravel annesi dolayısıyla özellikle İspanyol müziği etkisinde kalmıştır. 1910 yılı bestecinin hayatında en önemli tarihtir. Sergeyi Diyagilef adlı bir Rus balesi şefi Ravel`e bir bale müziği ısmarlamış, besteci "Daphnis et Chloé" yi yazmış ve bu tarihten sonra parlamıştır. Ravel Paris konservatuvarından yetişmiştir. 1889`da bu okula gelen Ravel doğrudan doğruya Faure`nin öğrencisi olmuştur. 1895`te ilk eserini piyano için "Habanera"sını, 1899`da "Pavane pour un Infant Défunte"unu ve 1901 `de "Jeux d`Eau" adlı eserini vermiştir. Bir perdelik ilk operası "L`Heure Espagnole - İspanyol Saati" 1911`de oynanmıştır. 1914-1917 yılları arasında "Le Tombeau de Couperin -Couperin`in Mezarı" adlı eserini yazmıştır. 1920`de "La Valse"i bestelemiştir. 1928`de Amerika ve Kanada`ya gitmiş, piyanist ve orkestra şefi olarak eserlerini çalmıştır. Ravel aynı tarihte Oxford Üniversitesi fahri müzik doktoru olmuştur. 1930`da dansöz İda Rubinstein için en tanınmış eseri "Bolero"yu yazmıştır. Bu İspanyol dansı sekiz ölçülük bir temanın değişik çalgılar ve değişmeyen bir ritmle daimi tekrarıdır. Ravel`in tanınmış eserlerinden biri de Birinci Dünya Savaşı`nda sağ elini kaybeden arkadaşı piyanist Paul Wittgenstein için yazdığı sol el için piyano konçertosudur.

REBEC (Rebek) - Arapların "rebab" denilen müzik aletine çok benzeyen bir çalgıdır. Ortaçağda Avrupa`da kullanılmıştır. Yayla çalınırdı. Kemanın atalarından biridir.
RECİTATİVO (İtal.): Bir operanın oratoryonun yada kantatın "teganni" edilmeyip, söylenen, bir türlü konuşmayla sunulan bölümleri.

REGAL - Ortaçağın sonlarında kullanılan bir tür küçük org.

REGISTER - Orgda çeşitli ses karakterleri. Bunlar ceşitli sayıda olurlar. Büyük orglarda sayılan çoktur. İçerdikleri ses karakterlerinin farklı adları vardır.

REQUIEM (Rekuem) - (Missa pro defunctis) Katolik mezhebinin bir tür dini müzik şekli. Ölüm duası.

RESİTATİF - (ital. Recitative) Tek melodi üzerine yazılmış, konuşur gibi söylenen bir tür vokal şekli.

RESİTAL: Bir konserde tek şarkıcı yada çalgıcının eşliksiz olarak bir veya birkaç yapıtı sunması.
RHAPSODIE (Rapsodi) - (Yunanca) Homer epopelerinde görülen bir tür nazım şekli. Klasik müzikte büyük şiirlerin şarkıya uygulanmasıyla doğmuş bir tür müzik şekli anlamına gelirdi. Romantik devrinde ise bir tür çalgısal eser şeklidir. Liszt`in 16 Macar rapsodisi bu türün tanınmış örnekleridir.

RHEINBERGER, Joseph - (1839-1901) Münih`te Kraliyet Müzik Akademisi`nde öğrenim görmüştür. 1859`dan sonra aynı okula kompozisyon öğretmeni olmuştur. 1877 saray müzik örgütlerinin idaresine getirilmiş, burada saray orkestrasını ve koroyu idare etmiştir. Rheinberger özellikle kilise eserleriyle tanınmıştır. Ayrıca operalar yazmıştır.

RHYTMUS (Ritm) - Kompozisyon tekniğinde ve bir çalgının çalınmasında çok önemli rol oynayan bir ölçüdür.Bir eserin bütün anlamını verir. Dans ve marşlarda belirli ritmler vardır.

RIEMANN, Hugo - (1849-1919) Berlin, Tubingen ve Gottingen`de müzik ve müzik tarihi öğrenimi görmüştür. Sonra birçok Alman üniversitelerinde dersler vermiş, müzik anlayışı, tarihi, estetiği üzerine eserler yazmıştır. Özellikle "Müzik Sözlüğü" adlı eseri tanınmıştır.

RIMSKI-KORSAKOF, Nikolayi- (1844-1908) Besteci. Rusya`da Tişvin şehrinde doğdu. Eski nesle bağlı müzik okulu (Glinka, Cui, Borodin, Mussorski) ile Yirminci Yüzyıl Rus bestecileri (Glasunof, Liyadof, Greçaninof) arasında köprülük görevi yapmıştır. Bu büyük sanatçı, halkının müziğini parlak bir enstrümantasyonla karakterize etmiştir. Rimski-Korsakof müziğe altı yaşındayken başladı. Ayrıca ailesi tarafından İmparatorluk Bahriye Akademisi`ne verildi. Bu okulda uzun yıllar süren öğrenimi sırasında bazı kompozisyonlar yazdı. 1865`te deniz subayı olarak katıldığı üç yıl süren bir deniz seyahati sonunda ilk senfonisini Petersburg`da idare etti. 1871`de bahriyeden ayrıldı ve konservatuvara öğretmen tayin edildi. Aynı zamanda bahriye bandoları müfettişi oldu. 1874-1881 yılları arasında Balakiref Okulu direktörlüğünü, 1883-1884 yılları arasında saray korosu ve 1886-1890`da Rus Senfoni Orkestrası şefliğini yaptı. Besteci olarak eserlerinde Rus halk müziğine geniş bir yer vermiştir. Rus-Bizans müziklerinin kendi armoni ve ritmlerine büyük etkisi olmuştur. Orkestra eserleri ve operalarında Berlioz, Liszt ve Wagner etkisi görülür. On beş kadar sahne eseri yazmıştır ki başlıcaları şunlardır: "Psikoflu Kız", "Mayıs Gecesi", "Voyvoda", "Görünmeyen Kiteç Şehrinin Efsanesi", "Altın Horoz", "Mozart ve Salieri". Ayrıca üç, senfoni, senfonietta, nefis senfonik şiirler (Sadko, §ehrazad, Sırp Fantazisi, İspanyol Kaprisi) süitler, üvertürler başlıca çalgısal yaratmalıdırlar. Korsakof bazı oda ve piyano müziği eserleri, koro ve "lied`ler de bırakmıştır. Bir otobiyografisi ve enstrümantasyon kitabı vardır.

RISOLUTO- (Ital.) Kuvvetli
ROMANESCA (Romaneska) - (Ital.) Roma melodisi. Onyedinci Yuzyılın vokal ve çalgısal müziğinde kullanılan bir tür tekrarlı bas melodisi.

ROMANS - Bir tür vokal şekli, onsekizinci Yuzyıldan sonra çalgısal müzik türü olarak da kullanılmıştır. Fr. J. Gossec 1761`de yazdığı op. 5, 2`nci senfonisi için romans şeklinde bir kısım yazmıştır.
ROMANCE: Besteciyi kesin bir kalıp biçimine uymak zorunda bırakmayan, genellikle duygusal parçalara verilen ad.

ROSSINI, Gioacchino- (1792-1868) Opera bestecisi. İtalya`da Pezaro kasabasında doğdu. İlk müzik eğitimini soprano olan annesi ve trompetist olan babasından almış, on beş yaşında Bolonya Konservatuvarına okuması için gönderilmiştir. Kısa bir zaman sonra "opera buffo" tarzında operalar yazmaya başlamış, 1810 yılında ilk operası "Demetris ve Polibic"i oynatmıştır. 1813`te Venedik`te "Tancredi" operası oynanmıştır. Ayrıca "L`Italiana in Algieri" operasını oynatmıştır. 1816`da "Sevil Berberi" Roma`da oynanmış, fakat tutunmamıştır. Rossini bundan sonra Viyana, Londra ve Paris`e gitmiştir. 1830 ihtilalinden az önce Fransa Kralı besteciye "Guillaume Tell" operasını ısmarlamıştır. Bu opera bestecinin son sahne eseridir. Bundan sonra "Stabat Mater"ini tamamlamıştır.

ROUSSEAU, Jean Jaques- (1712-1778) Filozof, besteci, müzik yazarı. Fransa`da Genf şehrinde doğdu. İlk müzik derslerini von Warren`dan almış, ayrıca kendi çalışmaları ve Rameau üzerinde yaptığı araştırmalar sayesinde bilgisini ilerletmiştir. 1774`te yazdığı "Les Muses Galantes" adlı operası büyük bir başarısızlığa uğramıştır. Bundan sonra zamanının Fransız müziğini eleştiren bazı kitaplar yazmıştır: "Dissertation sur la musique modern" ve "Lettre sur la musique française" adlıları özellikle önemlidir. Rousseau özellikle Fransız müzik dili ve büyük opera konusu üzerinde durmuştur. "Le Devin de Village" operası bu konulardaki devrimsel fikirlerini yansıtır, ancak bu da birincisinin akıbetine uğramıştır. Fakat filozof bundan da yılmamış, "Pygmalion" adlı bir melodram daha yazmışsa da oynatamamıştır. Müzik bilimi bakımından en önemli eseri "Dictionaire de Musique" adlı sözlüğüdür. Öldükten sonra diğer müzikal çalışmaları, bu arada "Daphnis et Chloé" adlı bir operanın bazı kısımları ve "Les cosolations des miséres de ma vie - Sefil Hayatımın Tesellileri" başlığını taşıyan doksan beş kadar şarkısı yayımlanmıştır.

RUBINSTEIN, Anton (1829-1894) Piyanist ve besteci. Rusya`da Vikvatinet şehrinde doğdu. Aslen Yahudi bir aileye mensuptur. Kardeşi Nikolaus ile müzik öğrenimini Berlin`de yapmıştır. Ayrıca Rus sarayı piyanisti, imparatorluk Rusyası Müzik Cemiyeti başkanı olmuştur. "Feramors", "Şeytan", "Sulamith" adlı operaları, "Babil Kulesi" ve "İsa" adlı oratoryoları, orkestra oda ve piyano müziği eserleri ve "lied"ler, "Elli Yıllık Hatıralar" adlı bir otobiyografi ve "Pedal Kullanma Tekniği" adlı bir eser bırakmıştır.
RUBATO: İcrada geçici olarak kesin bir tempodan ayrılman ve nota sürelerini bir cümlenin anlamını açıklamak, yaymak amacıyla değiştirmek.
RÜDINGER, Gottfried - (doğ. 1886) Lindau`da doğmuştur. Widmann ve ayrıca Leipzig`de Reger yanında öğrenim görmüştür. 1920`de Münih Müzik Akademisine teori öğretmeni olmuştur. Besteci olarak hemen hemen her türden eserler vermiştir.

addnotbak.com

tag Müzik Terimleri Sözlüğü P-R Arası ders notu konu özeti çalışma notları özetler ders anlatım eğitim öğretim kaynakları besteci sanat müzik müziği

Benzer Müzik Ders Notları

Müzik Terimleri Sözlüğü P-R Arası Hakkında Yorum Yazın...

  

Müzik Terimleri Sözlüğü P-R Arası Hakkında Yazılan Yorumlar

Henüz Yorum Yazılmamış.
İlk Yorumu Siz Yazabilirsiniz.

Müzik Terimleri Sözlüğü P-R Arası Ders Notu