Eğitim Sitesi

Skeç: Nazar:

Skeç: Nazar

NAZAR

 

ŞAHISLAR: ORHAN,ZİŞAN,FEHİMAN,GÜZİN,VİLDAN,İLKNUR,ONUR.

Onur:Anne o bebeğin boynundaki ne?

Vildan:Hangisi oğlum?

Onur:Bak bak ipe takılı,yeleğinin içinde…

Vildan:Haa o mu oğlum? O muska…

İlknur:Bak burada da boncuk takılı Onur.

Onur:Ona bakacam anne,bana ver.

Vildan:Olmaz oğlum,o çıkarılmaz. Annesi kızar.

Onur:Niye takmış onu?

İlknur:Onun içinde Kur’an yazılı Onur.

Vildan:Korkmasın diye takmışlar onu.

Onur:Niye korkmuş? Pencerelerine köpek mi gelmiş?

Vildan:Yok yok köpek gelmemiş.

İlknur:Öcü gelmiş öcü. Çok konuşursan bize de gelir,seni yer.

Onur:Hııh öcüymüş,seni yesin gelsin e…Anneee,o boncuğu ver bana,ben takayım.

Vildan:Ay Onur yine başladın,belli senin uykun geldi. Bu Zuhal’de ne çok takıp takıştırmış bu çocuğa. Dişçiye mi gitti Zişan Abla?

Zişan:Evet herhalde bu sonuncu gidişi olur. Zuhal’in huyunu biliyorsun Vildan,ne evhamlarla doludur şimdi,içi içini yiyordur.

Vildan:Hıı,bilirim ne korkular yaşar,sanır ki bebeğine bir şey olacak.

Zişan: Bebeğini bırakacağı zaman ısrarla sordu zaten, “Kimse gelecek mi? Ev sakin mi?” diye.

Vildan:Sanki her geleninde işi yok onun bebeğine nazar edecek. Çok da güzel bir çocuk olsa yanmam.

Zişan:Vildaaan… Ne kadar tatlı bir bebek. Yoksa kıskanıyor musun?

Vildan: (Gülerek) Belki de… Fakat Zuhal çok abartıyor. Kirpi demiş; “Yavrumun tüyleri de ne kadar yumuşak.” O hesap onunki de. Zişan Abla ben böyle bir hareket yapsam ne bilgisizliğim kalırdı,ne müşrikliğim. Bakıyorum Zuhal’e hiç sesiniz çıkmıyor.

Zişan:Vildan,Zuhal daha yeni büyüyen bir çocuk gibi. Her şeyi yeni öğreniyor. Onun yanlışlara düşmesi normal. Hem sen de biliyorsun ki öğretince çok güzel düzeltiyor yanlışlarını. Günahlardan sakınmak istiyor. dersimiz.com

Vildan:Hıı bana dedi ki; “Günah işlemektense ölürüm daha iyi.” Ne kadar hassas olmuş Zişan Abla.

Zişan:Hep hassastı. Şimdiyse bu hassasiyetini iyi şeylere yöneltiyor.

Vildan: (Alaylı) Hıı…Bu mu iyi? Boncuklar,muskalar…

İlknur:Zişan Teyze,Zuhal Abla neden bu kadar şey takmış?

Zişan:İlknurcuğum o taktığı şeylerin kötülüklerden koruyacağını sanıyor.

İlknur:Nasıl koruyacakmış ki o boncuk?

Vildan:Kızım,kötü niyetle,kıskanarak bakanların bakışlarındaki kötü niyetlerden o mavi boncuk korurmuş.

İlknur:Peki neden başka renk değil de mavi?

Zişan:Herhalde yabancıları temsil ediyormuş mavi göz. Doğulular genelde kahverengi,siyah gözlüler ya.

İlknur:Benim dedemde kahverengi gözlü. O da mı yabancı bir ırktan acaba?

Vildan:Hayır kızım. Doğuda da bir çok yörede mavi,yeşil gözlü insan var. Kim yakıştırmışsa yakıştırmış işte.

İlknur:Peki içinde Kur’an olan muskayı niye takıyor?

Zişan:O mübarek duaları daima üzerinde taşırsa takan için daha tesirli koruyucu olurmuş.

İlknur:Olur mu peki? Doğru mu bu?

Vildan:Bence doğru değil.

İlknur:Neden değil?

Vildan:İlknur,öğretmenin sana ders kitaplarından ödev verse,sende o ödevi yapmadan,hiç okumadan kitabı boynuna iple bağlayıp okuluna gitsen öğretmenin ne yapar?

İlknur: (Gülerek) Hıı anladım. Valla böyle bir şey yaparsam boynumdaki ipten tutar çeker,sonra da o kitapla kafama bir tane yerleştirir.

Zişan:Bu söyleyişine bakılırsa,Allah’u Teala’da Kuran’ı Kerim’in hayatımızda etkili olabilmesi için, onu okuyup anlamamızı ister değil mi? Doğrusu bu.

Vildan:Ayy neden peki bu kadar yaygın bu yanlış Zişan Abla?

Zişan:Neden olacak,herhalde cahillikten,bencillikten.

Vildan:Cahilliği anladım da Zişan Abla,bencillikle ne alakası var bu işin?

Zişan:Alakası şu,istiyorlar ki Allah’ı,onun ayetlerini kendi istekleri,amaçları doğrultusunda kullansınlar. “Aman mukayyet ol, çocuğumuz düşmesin.” “Aman dikkat et hastalanmasın,korkmasın.”

İlknur: Dadılar gibi…

Vildan:Tövbe Ya Rabbim,İlknur dikkatli konuş.

İlknur:Ama anne bak öyle yapıyorlarmış.

Zişan:İlknur haklı Vildan. Asıl olan Allah’ı razı etmekken,Allah’ın insanların menfaatleri karşılığında razı etmesi bekleniyor.

Vildan:Doğru Zişan Abla,onlara Hazal Abla da bir keresinde “Duada asıl olan,doğruları idrak edip yaşamaktır.” demişti.

Zişan:Evet,doğru söylemiş. Vildan, Onur olduğu yerde uyudu. Kaldıralım mı onu?

Vildan:Sana zahmet yatağa alalım. Aman bu Zuhal’de nerede kaldıysa?..Acıktık valla…

(FON)

Güzin:Ablacığım artık en sevdiğim renk olan maviden nefret edeceğim nerdeyse.

Fehiman:Neden Güzin?

Güzin:Neden olacak,her maviyi nazarlık sanıyor insanlar. Güya çok sevdiğim mavi başlı kolyeyi, nazarlık olsun diye takıyormuşum. Nereden akıllarına gelir böyle şeyler?

Fehiman:Arkadaşların mı böyle söylüyor?

Güzin:Evet..

Fehiman:Aldırış etme sende.

Güzin:Olur mu abla? Sonra da diyecekler ki; “Bu yaptığın şirk.”

Fehiman:O halde o kolyeyi takma sende.

Güzin:Ne kadar sevdiğimi biliyorsun.

Fehiman:Onun mavi taşını boyayıp başka renk yapalım mı?

Güzin:Ben onu mavi diye seviyorum.

Fehiman:Eee ne olacak?

Güzin: (İç çeker) Hiç, ne olacak artık takmayacağım. Eğer takarsam suizanna sebebiyet veriyorum.

Fehiman:Haklısın Güzin,napalım biz de bazı ufak zevklerimizden vazgeçeriz. Peki Güzin onu çıkarınca ya sana nazar değerse?

Güzin: (Gülerek)Yok yok sen oku üfle bana. Ama ablacığım Aysel Teyzelerde ne oldu biliyor musun?

Fehiman:Bilmiyorum,hadi anlat.

Güzin:Gel babamın yanına gidelim. Onunda duymasını istiyorum.

(FON)

Güzin:Baba,abla neden inanmak istemiyorsunuz? Nazar olmuş diyorum. Sizce başka ne olabilir ki?

Orhan:Her şey olabilir kızım. Neden illa nazar diyorsun?

Güzin:Ama babacığım bakın,iki kavanoz reçel,mis gibi vişne reçeli,rengini görmeliydiniz,hem de büyük cam kavanozlarda…Ben de neredeyse; “Aysel Teyze,birini bize ver.” diyecektim de ayıp olur diye düşündüm.

Fehiman:Aysel Teyzeler kalabalık aileler Güzin. Onlar için iki kavanoz reçel fazla değilmiş ama ondan da olmuşlar.

Güzin:Abla çok ilginç ya tam reçelleri kavanozlara doldururken pat diye o kadın gelmemiş mi; “Hii reçellere bak.” demiş. Hiç Maşallah dememiş. Aysel Teyzeler reçelleri kaldırıp yerine koymuşlar. Yüksek rafta ağırlık olmasın diye köşeye yere koyup üstünü örtmüşler.

Orhan:Kızım o ufak oğlan var ya,evin içinde bisikletle dolaşıp duruyor. Gidip bir çarptıysa örtünün altında ne kavanozların kırıldığını fark eder,ne reçellerin yerlere aktığını. Olamaz mı yani?

Fehiman:Bence de o akla mantığa daha yakın. Niye ki illa da nazar olmuş da olduğu yerde çatır çatır kırılmış olduğunu düşünüyorsun. Her duyduğuna inanma Güzin. Aslında pek saf da değilsin ama?

Güzin:Niye öyle diyorsun abla,maşallah demeyince güzele göz değermiş. Hele belli insanların nazarları çok değermiş.

Orhan:Kızım Allah dilemeyince hiçbir şey olmaz. İnsanların kolayına geliyor nazar oldu demek.

Fehiman:Bence de. Hem eğer başlarına gelen herhangi bir musibete nazar demezlerse,bir sürü şey tefekkür etmek zorunda kalacaklar. Bu da hiç işlerine gelmiyor.

Güzin:Nasıl mesela?

Fehiman:Mesela Ayeti Kerime’de geçiyor ya; “Başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizle işlediğiniz şeyler yüzündendir. Hiç şüphesiz Allah bir çoğunu da affeder.” diyor. Hatırladın mı?

Güzin:Evet hatırladım.

Orhan:Kızım Enver Beyleri de hatırlıyor musun?

Güzin:Nasıl unuturum baba? Tam bir aile faciasıydı.

Orhan:Evet çok acıydı. Herkes derinden sarsıldı.

Fehiman:Enver Amcanın annesi; “Oğluma nazar ettiler,yavrumun yuvasını dağıttılar,gözü çıkasıcalar.” diye beddua ediyordu.

Orhan:Halbuki kaza anında Enver Bey çok süratliymiş.Bir evden üç kişinin hayatı gitti.Masum çocuklar..

Fehiman:Babacığım Enver Amcanın eşi ne diyordu biliyor musunuz? “Biz dünyaya daldık,Allah’ı ve verdiği nimetleri unuttuk. İnsanlara imanımızla,ihsanımızla örnek olamadık,dünyalık metalarla insanların hasedini cezp edip,yoksulları kendimize özendirdik. Bu Allah’ın bir ikazı. Biz bu ikaza muhtaçtık.” Diye ağlıyordu.

Orhan:Düşünen insanlar,başlarına gelen her musibeti nazar diye niteleyip başkasının üstüne atacağına, musibetteki katkı payını düşünüp hisse çıkarırlar.

Fehiman:Babacığım her musibete nazar demek Allah’ın iradesini anlamamak. Bu çok gafilce bir zihniyet. Sanki art niyetli,kötü insanların güçleri Allah’ın iradesine galebe ediyor. Şunu iyi bilmeliyiz Güzin, Allah izin vermezse hiçbir kötünün iyiye zararı olmaz.

Güzin:O halde dediğiniz gibi insanlar düşünmesinler,kusurlarını kapatsınlar için,nazar değdi,deyip çıkıyorlar işin içinden. Ben de bundan öyle etkileniyorum ki kimsenin bir şeyine bakmak istemiyorum. Güzelmiş bile demiyorum, “Nazarı değdi.” demesinler diye.

Orhan:Kızım,benim çileli halamı hatırlıyor musun? Ne kadar imanlı bir hatundu. Dört oğlu vefat etmişti, enişte de erkek çocuk hastasıydı. “Ocağım kör kalacak.” diye derde düşerdi. Allah nur topu gibi dört erkek evlat vermiş. Arka arkaya bir,iki yaşları arası aniden hastalanır vefat ederlermiş. Beşinci evlat doğduğunda da bir akrabaları gelerek bebeğin boynuna nazar boncuğu,muska vs.. doldurmuş,göz değmesin, diye. Babamda bunu görünce çok üzülmüş. Şirk olabileceğini,ablasının imanına,ihlasına halel gelebileceğini düşünmüş. Birkaç gün söyleyip söylememekte tereddüt etmiş. Sonunda ablasına bunun yanlış olduğunu anlatmış. Rahmetli halam, “Sök at kardeşim,imanımızdan kıymetli mi? Allah ne demişse o olur?” diye boncukları çıkarttırmış. Babam ise bu durumdan çok etkilenmiş. Hem de çok korkmuş. Eğer bu çocuğa da bir şey olursa; “Senin yüzünden,boncukları çıkardın ondan böyle oldu.” Diyeceklerini düşünerek gece gündüz “Allah’ım,bu çocuğu yaşat.” diye dua etmiş.

Güzin:Ve o da yaşamış...

Orhan:Evet,Allah’ın lütfuyla.. Söyleyeceğim şu Güzin; insanların bakışları etkili olabilir. Yani bakışlar kişilerin psikolojilerini, davranışlarını müsbet,menfi etkileyebilir. Bu normal bir şey. Fakat iyi Müslümanlar eğer bir zarar hissediyorlarsa,korunabilmek için tedbirli olup Rablerine dua ederler ve insanların dikkatini celbedecek,onları kıskandıracak davranışlar yapmazlar.

Güzin:Fakat babacığım bazı haller var ki,insanların üzerinde nur gibi göze çarpıyor.

Fehiman:Mesela takva libasına bürünenler. Onun gibi mi Güzin?

Güzin:Evet abla. Takva libası,güzel ahlak...

Orhan:Ahh kızım,nerde var böyle özelliklerle dikkat çekenler? Siz nerede rastlıyorsunuz?

Güzin:Oluyor işte babacığım.

Fehiman:Güzin ben öyle değerli insanlara rastladığımda onları kıskanmıyorum,Allah’tan esirgenmelerini diliyorum.

Güzin:O sensin abla, sen Müslümansın. Ama Müslüman olmayanlar aksini istiyorlar. Ellerinden gelse gözleriyle devirecekler.

Orhan:Korkma kızım,Allah dilemedikçe onların bakışları hiçbir iş beceremez.

Fehiman:Güzin biz o insanlara maşallah diyelim,dua edelim.

Orhan:Evet kızım haklısın. Ayrıca göze gelmekten de sakınalım. Zalimler öyle bir bakış bakarlar ki, mahvederler.

Güzin:Paniğe kapılmayın baba,pek bakılacak yanımız yok çünkü. Ama her önüne gelen çocuğuna nazarlık takmaz mı? Önüme alıp inceliyorum da bazen çocuğu, “Ya bu çocuğun nesine nazar olacak?” Diye düşünüyorum.

Fehiman:Sen bir de o çocuğun annesinin gözüyle bak,o zaman görürsün.

Orhan:Çocuklar,bazen de beton yığını ruhsuz binalara,evlere nazarlık asarlar.

Güzin:Eveet biliyorum,fare ölüsü mü dersin,at nalı mı,üzerlik mi?

Fehiman: Duvarlarına tırmanıp hepsini atasım geliyor.

Orhan:Benim de… Allah’ım,onlar korumayı kimden beklerlerse beklesinler. Biz her şeyimizle senin korumana muhtacız.

adddersimiz.com

tag Nazar kısa skeç skeç örnekleri kısa oyunlar tiyatro metinleri kısa tiyatro oyunları

Son Eklenen Kısa Skeç Piyes Örnekleri