Eğitim Sitesi

Dosya Yükle

Skeç: Hac:

Skeç: Hac

HAC 

 

ŞAHISLAR: ZİŞAN, FEHİMAN, GÜZİN, FİKRET, ORHAN, SELMA, SEDA, FAZİLET.

 

Zişan:Fehiman,kızım,ben çıkayım artık,yemeği üstüne koydum. Çocuklar gelinceye kadar pişer, siz birlikte karnınızı doyurun. Aman,hiçte gözüm kesmiyor ki,o yokuşu nasıl çıkacağım şimdi?

Fehiman:Anneciğim,gitmek zorunda mısın? Bu kaç oldu,her gün bir hacıya gidiyorsunuz.

Zişan:Ne yapayım kızım,adet olmuş. Gitmesem olmaz.

Fehiman:Ay bu adetler hiç bitmeyecek mi? Önce göndermeye git,sonra karşılamaya. Hele yakın akraba ise günlerce git gel,anlamıyorum bundan ne anlıyorlar.

Zişan:Öyle deme kızım,alışın. Yaşadığımız toplumun adetleri bunlar. Ne yapacaksın.

Fehiman:Hiçte alışmak istemiyorum anneciğim. Bana kalırsa siz de terk edin bu alışkanlıkları.

Zişan:Sen ne diyorsun kızım? Öyle şartlanmışız ki,namaz terk edilir,bunar terk edilmez. Neyse ben çıkayım artık,hediyemi hazırlamıştın değil mi?

                    (FON)

Fazilet:Üzülme Zişan Hanım,nasip kısmet. Sen de bir gün gidersin. Bak ben umar mıydım? Bu üç oldu.

Zişan:Gitgide umudum azalıyor. Hep engeller var. Bak bu yıl da olmadı. Ne şanslısın Selma hanım, demek sen de bu yıl gidiyorsun.

Selma:Ne şansı,gitmek isteyen kim? Eşimin zoruyla,mecburen gidiyorum. Bu yaşta ne işim var benim hacda?

Fazilet:Selma’nın işleri Zişan hanım,bu her kula nasip olmaz ki.

Selma:Fazilet abla,şimdi hacca gittim mi artık onun şartlarını tutmam lazım.

Zişan:Ne şartı varmış hacılığın? Namazın bir şartı da abdest idi ama,hacın şartlarından haberim yok.

Selma:Ay geçen yıl eşim gitmişti,burnumdan geldi. Hacı hanımısın,artık streç giyme,hacı hanımısın, artık makyaj yapma. Günlerce bana evde başörtüsü taktırdılar.

Zişan: (Gülerek) İyi ya işte,kötü şey istememişler.

Selma:Sürekli bana; “Kızım bırak şu kahkahayı. Ne çarşısı,hacı hanımı öyle çarşı Pazar dolaşır mıymış?” deyip duruyorlardı,şimdi bir de beni götürüyorlar. Ohhh zaten ben de gidince bol bol alışveriş yapacağım oralarda. dersimiz.com

Fazilet:Olmaz kızım,git gel,bütün şartlarını tut. Hacı olduktan sonra artık günah işlenmez.

Zişan:Fazilet,nasıl becerecek günah işlememeyi?

Fazilet:Yapacak artık,mecbur. Baş açmak yok,dedikodu yok,makyaj yapılmaz,pantolon giyilmez.

Zişan:Hıı demek bunları ben yapabilirim.

Fazilet: (Gülerek) İlahi Zişan hanım,bu yaştan sonra olur mu?Bırak şakayı.

Zişan:O zaman gençler mi yapabilir?

Fazilet:İşte,gençler de yapmazsa iyi de,biz hiç yapamayız.

Zişan:Beni katma,ben hacca gitmedim.

Selam:Çok şanslısınız Zişan abla,keşke senin yerinde olsaydım. Bu yaşa kadar istediğin gibi yaşamışsın. Ne güzel.

             (İKİ,ÜÇ ADIM SESİ)

Seda:Zişan teyze,zemzeminiz.

Fazilet:Kıble böyle Zişan hanım.

Zişan:Kıble mi? Ben namazımı kılıp çıktım Fazilet.

Fazilet:Zemzem için Zişan hanım,sevaptır. Dönün böyle,ayağa da kalkmadınız.

Zişan:Aman bir yudumcuk suya talim yaptırma Fazilet.Bekleme Sedacığım,kaç gündür senin de ayakların ağrımıştır.

Seda:Bir şey olmaz,alışkınım. Hurmayı yanınıza bırakayım.

Fazilet:Kızım,el bezi de getir.(Fısıldayarak) Kızım,paket hazır mı?

Seda:Bir şey kalmadı ki anne.

Fazilet:Babana telefon aç,akşama kınayla tülbent getirsin. Olanı koy artık.

Selma: (Fısıldayarak) Ya Zişan abla,işte böyle. Bir sürahi suya,bir fincan zemzem kat,ondan sonra da akşama kadar talim yap. Eşim orada akan zemzemden ayağını yıkamış,buraya da gelince mübareğin damlası altın oluyor.

Fazilet: (Umursamaz) Sevap sevap. Bakın orada çektiğimiz fotoğrafları da göstereyim size... Bu defa şeytanı taşlarken öne kadar geçtim. Mehmet’te sinirlendi; “Ezilecektin az daha” dedi. Ah mübarek yerler,ha şuram yanıyor,bir daha gideceğim inşallah.

Zişan:Bırak ,yeter Fazilet hanım.Dua et de,biz gidelim artık.

Fazilet:Yoo,sen de gidersin inşallah,ama ben yine niyetliyim bir umre yapmaya.

Selam:Zişan abla, Fazilet abla neler neler alıyor oralardan. Hele bu defa getirdiklerini bi görsen.......... yatak örtüleri,minder yüzleri, hiii çeşit çeşit şallar. Ay her gün bir tane atıp omzuna gezeceksin.

                     (FON)

Fehiman:Yine mi getirdin anne? Evimiz boncuk dolu. Neyse ki hurmalar yeniyor. Kına da epeyi birikti.

Zişan:Babaannen kınayı seviniyor. Mübarek yerlerin kokusu geliyor diye ağlaya ağlaya yakıyor başına.

Güzin:Iıığ,abla yeme,hurmalar kurtlu...

Fehiman:Yaa yine mi? Ben de sevinmiştim,yine yiyemeyecek miyim?

Güzin:Anneciğim,arkadaşım bu tesbihlerden set yapmış. Biz de yapalım mı? Bak bunun rengi geçen getirdiğine uyar. İki taneden set çıkıyormuş.

Zişan:Olmaz kızım,tespih ne de olsa.

Fehiman:Aman anne,boncuk işte.

Zişan:Kızım lütfen,o kadar da değil. O Allah’ı zikretmeye araç oluyor. Görüyorsun herkes kullanıyor.

Fehiman:Hiç de iyi yapmıyorlar. Ben dergide okumuştum,hiç İslam’la alakası olmayan,hatta İslam’a düşmanlık yapan bazı ülkeler her yıl hacılar üzerinden tespih ticaretiyle ne kazançlar elde ediyorlarmış. Şu tesbihe bak,artık naylonlardan yapıldığı nasıl belli.

Zişan:Hiç bu yönünü düşünmemiştim.

Fehiman:Bir de diyorsunuz ki zikir aracı. Hiç olur mu anneciğim? Bizim Allah’ı zikretmemiz için araç gerece mi ihtiyacımız var?

Güzin:Abla hatırlıyor musun geçen yıl ekranda gösterilen suç aletlerini? Tesbih,takke,seccade.... Ay ne gülmüştük,çok komikti. Anne bu defa takke getirmediniz mi?

Zişan:Aman kızım,tesbih neyse de,o takke denilen şey neyin nesiyse benim de hiç hoşuma gitmiyor. Ağlama duvarının önündeki Yahudiler geliyor aklıma.

Fehiman:Seccade de bunlara benziyor bence. Birkaç necis şeyden arınmak dışında temizlik şartı yokken, hatta toprağa bile secde edilebilirken, temiz halıların üzerinde secde edilmiyor.

Zişan:Alışmışız kızım. Seccade sermezsem elbisemin kolları kirlenecek sanıyorum. İyi oluyor vallahi.

Fehiman:Bence iyi olmuyor,insanlar namaz kılmaktan çok seccadelerle uğraşıyorlar. Şükriye’nin yaptığı seccadeleri görmüyor musun? İşlemek için kaç ay uğraşıyor,tekrar da sırınması için Sivas’a gönderiliyor.

Güzin:Aman,Şükriye’de üstünde şükretmeyi bilse bari.

Zişan:Yapar kızım ileride. Nasılsa doğru düzgün bir şeylerle uğraşmıyordu. Sizinle kitap okumaya bile heveslendiremedim. Dur bununla uğraşsın işte.

Fehiman:Doğru ya,sokaklarda gezmesinden iyidir.

Zişan:Hele geçen yaptığı çok antika bir şey olmuş. Kur’an kabını,şasesini takım işlemiş. (ARALIKSIZ ZİL SESİ) Fikret’tir.

               (KAPIYI AÇMA SESİ)

Güzin:Yeter Fikret. Niye çekmiyorsun elini zilden?

Fikret:Sizde çabuk açın. Acımdan öldüm. Öfff,hurma.

Zişan:Aleyküm selam oğlum.

Fikret: (şımararak) Selamun Aleyküm. Hani başka bir şey yok mu? (POŞET,EŞYA SESİ) Bu tesbihi beğenmedim. Niye takke yok? Yoksa sakladınız mı?

Güzin:Artık Müslümanlar Yahudilere benzemeyecekmiş.

Fikret:Kel alaka.... Kim benziyor ki şimdi Yahudiye? (Unutma Fikret bir yandan hurmaları yiyorsun.)

Fehiman: ‘Yahudileşme temayülü’ diye bir kitap vardı ya.

Fikret:Hııı,hatırladım. O kitapta,Yahudilerin başında da takke olduğu yazıyordu. (Sinirli) Ben bir daha takmam,onlara benzemek istemem. Üfff bilsem ki onlar hurma yiyor,bunu da yemem. Hurma nefis ama.

Güzin:Bence hiçte değil.

Fikret:Niye? Hani sen de seviyordun.

Güzin:Sen yiyesin diye bitirmedim. Hadi onu da ye.

Fikret:Oooh,iyi ki de şu hacılar varmış. Iığğ annee kurda bak.

   (Gülüşürler)

Fikret:Yaa niye söylemediniz? Hepsi mi kurtluydu?

Güzin:Ne bilelim,sormadın ki,gelir gelmez saldırdın. Bak babama da bırakmadın.

                         (FON)

Orhan:Fikret,ceketimin cebinde hurma vardı. Getir de paylaşalım.

Zişan:Hacıya mı gittin?

Orhan:Evet,Hamdi Beye uğradım. Baktım dükkan kalabalık,ben de bir hurma aldım çıktım.

Zişan:Orhan,bir hevesleniyorum ki, biz ne zaman gideceğiz?

Orhan:Sabırlı ol hanım. Bu heves işi değil,bir ibadet. Ona yol bulabilenlerin yapabileceği bir ibadet.

Zişan:Bu gidişle biz yol bulamayacak gibiyiz.

Orhan:Seni pek ümitlendirmek istemiyordum ama bu yıl gidebilecek gibiyiz. Eylülden sonra hiç ödemem kalmıyor. Bir kenarda da inşallah biraz para da birikir.

Zişan:Olmaz Orhan,bunun bir de hediyesi var. İyi bir şeyler getirmek gerek.

Orhan:Öyle düşünürsek bu yıl da erteleyebiliriz. Yarım elma,gönül alma, ufak tefek alsak olmaz mı?

Zişan:Yok Orhan yok. Göndermeye gelirken neler getiriyorlar. Ona göre de hediye bekliyorlar.

Orhan:Bir de gönderirken mi hediye gelecek?

Zişan:Yaa ne sandın. Çoğu ta geçirmeye geliyor. Seninle birlikte duygulanıp ağlıyorlar. Eli boş, ufak tefekle dönülür mü?

Orhan:Biz de kimseye haber vermeden gitsek? Sadece bir iki büyüğün duasını alıp çıkalım.

Zişan:Olmaz olmaz.

Orhan:Zişan biz hacı olmaya mı gidiyoruz,gönül mü avutuyoruz? (ZİŞAN GÜLER) Niye güldün?

Zişan:Babamın bir sözünü hatırladım. Hani derdi ya; “Namaz kılınca namazi oluyor musun ki, hacca gidince de hacı olasın. Üstelik namazı günde beş kez,hacı ömründe bir kez ifa ediyorsun.....”     

adddersimiz.com

tag Hac kısa skeç skeç örnekleri kısa oyunlar tiyatro metinleri kısa tiyatro oyunları