Eğitim Sitesi

11. Sınıf Felsefe Dersi Karma Test Soruları-1

11. Sınıf Felsefe Dersi Karma Test Soruları-1

11. Sınıf Felsefe Dersi Karma Test Soruları-1

1. İnsanın doğa ve evren karşısında duyduğu şaşkınlık ve yaptığı açıklamalardan duyduğu kuşku, sürekli doğru ve kesin bilgiye ulaşma çabasını kışkırtmış ve bu amaçla yapılan çalışmalar bilimleri yaratmıştır. İnsan bilim sayesinde doğanın yalnızca gözlenebilir olanın kesin ve değişmez yasalarına ulaşabilmiştir. Ancak, gözlem ve deneyi aşan ve bu yüzden de bilimin ulaşamadığı konularda felsefe işe karışır, bu nedenle de felsefe bilgisi, bilimin verileriyle yetinmeyen insanın yarattığı aşkın ve kuşatıcı bir bilgi türü olarak karşımıza çıkar.

Buna göre aşağıdaki genellemelerden hangisine ulaşılamaz?
A) Felsefe bilimin ilgi alanı dışında kalan alanlarla da ilgilendiğinden bilimden daha kapsamlı ve kuşatıcıdır.
B) Bilim kesin sonuçlara ulaşılamayacak konularla ilgilenmez.
C) Bilimin konuları deney ve gözleme dayanmaktadır.
D) İnsanın doğa hakkındaki merak ve anlama ihtiyacı bilim ve felsefeyi doğurmuştur.
E) Felsefe ve bilimin yöntemleri aynıdır.

2. Felsefe, insan düşüncesinin ilgi alanına giren her şeyi konu edindiği için alanı çok geniş olan bir bilgi türüdür. Gerçekten, felsefe bilgisi, insanın üst düzeyde etkinlikleri sayılan din, bilim, sanat, edebiyat, tarih vb. alanlarının her birinin kavramsal düzeyde ve eleştirel biçimde ele alınması ve irdelenmesinden doğmuştur. Bu nedenle, felsefe bilgisi, tüm bilgi dallarını kuşatan, her bilgi dalının kavram ve ilkelerini belirleyip açıklamaya çalışan aşkın bir uğraş olur.
Buna göre aşağıdaki genellemelerden hangisine ulaşılabilir?
A) Felsefe tüm bilimlerin üstünde onları da kuşatan bir uğraştır.
B) Felsefe kesin sonuçlara ulaşamayan bir uğraş olduğundan gereksizdir.
C) Felsefe olmadan bilimsel bilgilere ulaşmak mümkün değildir.
D) Felsefe evreni açıklarken bilimsel çalışmalardan faydalanır.
E) Felsefe insanın merak duygusundan doğmuştur.

3. Felsefede önemli olan sorulardır. Çünkü felsefeyi yaratan, öncelikle, "Evrenin temel ilkesi nedir?" "Varlık nasıl var olmuştur?" "Varlığın var oluş amacı nedir?" gibi soruların sorulmasıdır. Ancak, felsefenin sorduğu sorular kavramların anlamını değil, özünü açıklamaya yönelik olan sorulardır. Örneğin, bir fizikçi "Madde nedir?" diye sorduğunda, maddenin özelliklerini belirleyerek, maddenin kesin bir tanımına ulaşmaya çalışır. Oysa felsefenin soruları, maddenin özüne, neden ve nasıl var olduğuna ilişkin sorulardır. Bu sorulara verilen yanıtların bilimsel anlamda bir kesinliği ise yoktur.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Felsefe ve bilimin soruları birbirinden farklıdır.
B) Felsefede önemli olan soru sormaktır.
C) Felsefi soruların yanıtlarının bilimsel bir kesinliği yoktur.
D) Felsefi sorular kavramların anlamını açıklamaya yöneliktir.
E) Felsefe sorduğu sorularla var olmuştur.

4. Ünlü Alman düşünür Immanuel Kant "...felsefe değil, felsefe yapmak öğrenilir." derken, felsefenin sorduğu sorulara verdiği yanıtların çokluğunu da dile getirmektedir. Gerçekten, tarih boyunca gelmiş geçmiş birçok filozofun bir felsefi soruya verdiği çok sayıda yanıtların tümünü bilme olanağı yoktur. Öyleyse, önemli olan, felsefe tarihinde kendisine yer bulmuş olan filozofların tümünün görüşlerini tek tek bilmek değil, bir felsefi soru sorabilmek, eleştirmek, soruya tutarlı bir yanıt verebilmek, kısaca felsefe yapmaktır.
Bu paragraftan çıkarılacak sonuç aşağıdakilerden hangisidir?
A) Felsefe tarihini bilmeden felsefe yapmak mümkün değildir.
B) Felsefenin gelişimi için özgür bir ortam gereklidir.
C) Her felsefi sistemin kaynağında geçmiş felsefi sistemler yatmaktadır.
D) Felsefe sürekli bir çabanın içinde olmak demektir.
E) Felsefede önemli olan eleştirel bir bakış açısıyla soru sorabilmek ve tutarlı yanıt verebilmektir.

5. Felsefenin yanıtlarında bir kesinliğin bulunmayışı felsefe için bir zayıflık değildir. Çünkü felsefede sorulan her soru yeni yanıtlar ve yeni açıklamalar getirerek yeni tartışmalar yaratır. Böylece, insanın bilgi ve kültür birikimi giderek zenginleşir.

Buna göre felsefe ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Felsefe kesin sonuçlara ulaşamadığından gereksizdir.
B) Felsefede önemli olan soru sorma etkinliğidir.
C) Felsefe sorduğu her soru ile yeni bir araştırma alanı ortaya koyar.
D) Felsefe insanlığın bilgi ve kültürüne katkıda bulunan bir uğraştır.
E) Felsefe sorularının yanıtlarının bir kesinliği yoktur.

6.Tek başına bir felsefe yoktur, çeşitli felsefeler ve dünya görüşleri vardır. Zaten, felsefe demek bir dünya görüşü demektir ve böyle bir tanım felsefenin salt bir bilgi, bir teorik etkinlik değil, bir eylem ve yaşam biçimi olduğunu da gösterir. Öyleyse, "insanın bir felsefesinin olması" yalnızca dünyayı belirli bir biçimde kavraması değil, bu dünya görüşünün biçimlendirdiği ahlaksal, ekonomik ve politik bir davranış bütünlüğüne de ulaşması demektir.

Burada felsefenin hangi boyutuna dikkat çekilmiştir?
A) Felsefe kuru bilgi yığınından çok bir eylem alanı, yaşam biçimidir.
B) Felsefe hayatta başarılı olmayı sağlar.
C) Felsefe gerçeği görme sanatıdır.
D) Felsefede önemli olan kapsamlı sorgulamaktır.
E) Felsefe zihinsel bir çabadır.

7.Etimolojik açıdan felsefe bilgelik sevgisi demektir. Bu durumda filozof da bilgeliği seven kişi anlamına geliyor. Peki bilge nedir? Bilge doğru bilginin, gerçeğin tutkunudur. Sürekli doğruya ve gerçeğe ulaşmak için çabalar. Onun bu çabası sadece kendisi için değildir. Gerçek bilge, doğru bildiğini başkalarına aktarır, onlara yol gösterir. Bilge karşılaştığı her şeyi, hatta kendini bile sorgular. Onun sorgulamadan, eleştirmeden kabul edebileceği hiçbir şey yoktur. Bu sorgulama bilgeye yeni ufuklar açar, ona yeni bilgiler kazandırır.  Bilge kişi bu bilgiler ışığında kendine bir yol çizer, bir yaşam biçimi oluşturur. Aşırılıktan kaçar, aklına ve duygularına hakim olur. Öyleyse felsefe sadece kuru bilgiler yumağı değil aynı zamanda bir davranış bir eylem ve yaşama biçimidir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi filozofta bulunan özelliklerden değildir?
A) Doğruya ve gerçeğe ulaşmak yaşam gayesidir.

B) Sorgulayıcı bir yapıya sahiptir.dersimiz.com
C) Düşüncelerini hayatına yansıtmayı prensip edinir.
D) Bilgiyi arama çabası sadece kendisi içindir.
E) Bilgilerini diğer insanlara aktarmayı kendine görev edinir.

8. Düşünsel varlık olarak sayılar arasındaki ilişkiyi aritmetik; geçmişte olup bitmiş ve yinelenme olanağı bulunmayan olguları tarih; güzel ve güzelliği estetik; maddesel varlıklardaki yüzeysel değişmeleri fizik; biyolojik organizmanın yapı ve işleyişini biyoloji incelerken, insanoğlu bilim dallarının verilerini birleştirip daha genel ve evrensel, kuşatıcı bir bilgi türüne ulaşmayı amaçlayınca da felsefe doğar ve felsefe bilgisi, bu nedenle, var olanın ortak ve birleştirici niteliğini ortaya koyan, tüm var olanı tek bir bilginin konusu olarak ele alan bir uğraş olarak anlam kazanır.

Yukarıdaki parçada felsefenin hangi özelliği vurgulanmaktadır?
A) Bilmek için bilme isteğinin bir ürün olması    B) Merak ve şüpheye dayanması
C) Birleştirici ve bütünleştirici olması                 D) Verilmiş hazır bilgiyle yetinmemesi
E) Akla ve mantığa dayanması

9. Teknolojinin gelişmesi, kendisine uzay çağı, bilgi çağı gibi nitelikler yüklenen yeni bir çağı getirirken, felsefenin bundan böyle yapacak bir işi kalmadığını, evrenin bilinmesi görevini bilimlerin üstlendiğini, bu görevi en iyi biçimde yerine getirdiğini savunanlar çoğalıyor. Bilinmesi gerekir ki, bilim ne kadar gelişirse gelişsin, insanoğlu düşündükçe ,felsefe de varlığını  sürdürecektir.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisi eleştirilmektedir?
A) Felsefenin varlığı hiç bir zaman son bulmayacaktır.
B) Teknolojinin gelişmesi uzay çağını doğurmuştur.
C) İnsanoğlu düşünmekten asla vazgeçmeyecektir.
D) Dünya üzerinde felsefenin herhangi bir fonksiyonu kalmamıştır.
E) Evrendeki bilinmeyenler bilimin ışığında aydınlanmaktadır.

10. Einstein; "Felsefi bir görüşü ve tarih bilinci olmadan, bir insanın gerçekten yaratıcı olması, yaratıcı olarak bilimde etkin olabilmesi olanaksızdır. Yalnızca uzman olan insan kullanılmak üzere programlanmış bir tür makine olur, ama değerli bir kişilik oluşturamaz." der. Bizim de bilim ve teknoloji alanında hala yaratıcı olamayışımızın nedeni felsefenin eksikliğinde yatmıyor mu?

Buna göre, aşağıdaki genellemelerden hangisine ulaşılabilir?
A) Bilim ve teknolojide ilerleme bunların felsefe ile desteklenmesi ile mümkündür.
B) Felsefe ve bilim birbirinden bağımsız disiplinlerdir.
C) Tarih ve felsefe olmadan bilim yapılamaz.
D) Felsefeden yoksun toplumlar ilerleyemezler.
E) Günümüzde insanlar programlanmış birer makineye dönüşmüştür.

11. Türk-İslam filozoflarının yaşadığı dönemlerde felsefi problemlerle uğraşan birçok düşünür aynı zamanda tıp bilimiyle ilgilenen kişilerdi. Tıp ve felsefenin alan açısından benzeşmesi tarih boyunca hem filozof hem de hekim olan önemli kişilerin yetişmesini sağladı. İbn Sina, Hippokrates, Claudios Galenos gibi 'hekim-filozof' olarak adlandırabileceğimiz düşünürler felsefi tıbbın temelini de yine filozoflardan almışlar. İşte tıp felsefesi alanı bu açıdan oldukça önem taşıyor. Türkiye'de yaygın bir görüş olmasa da Hipokrat yemini eden doktorların izinden gidecekleri Hippokrates aynı zamanda bir düşünürse, bu mesleğe bir de işin felsefi yönünden bakıp, tıbbın 'felsefesi'ni yapmak gerekir.

Parçaya göre, felsefenin diğer alanlarla ilişkisi hakkında ne söylenebilir?
A) Felsefe diğer alanların dışında bağımsız bir disiplindir.
B) Felsefe kendisinin dışındaki tüm disiplinlerden daha üstündür.
C) Felsefe olmasaydı diğer disiplinler varlığını sürdüremezlerdi.
D) Felsefe tüm ilimler için yol göstericidir.
E) Felsefe bazı disiplinlerle benzeşmekte ve onları etkilemektedir.

12. İlim ve kültürce ileri ülkelerin sözlükleri, geri kalmış ülkelerin sözlüklerinden 15  kat daha zengindir. Bunun sebebi açıktır: İlim ve kültürce ilerlemek,daha çok şey üretmek, daha çok karmaşık düşünce ve sanat eseri oluşturmak demektir. Bir insan ne kadar az sayıda kelimeye sahipse düşüncelerini ifade etme konusunda o kadar esaret altında demektir. Elinizdeki kelimeler fazla ise düşünce gücünüz özgürlük denizinde yüzmeye başlar. Dolayısıyla daha çok üretirsiniz, daha çok ilerlersiniz.

Buna göre, aşağıdaki genellemelerden hangisine ulaşılabilir?
A) Geri kalmış ülkelerin edebiyatları, felsefeleri yoktur.
B) Daha az üretken insanlar düşünemezler.
C) Düşünce gücü ile kelime bilgimiz arasında bağ yoktur.
D) İlim ve kültürce ilerlemek teknolojik gelişmelerle paralellik gösterir.
E) İlerleme insanın farkındalığını arttırarak, dili geliştirip ona hakim bir şekilde düş ve düşünce gücünü geliştirmekle mümkündür.

13. Doğru düşünmek için, kendi dilini bilerek kullanmanın en iyi usul olduğuna inanan  ALAİN , hatta bu yolda bir çok hakikatin meydana çıkarılabileceğini ifade eder. Ona göre dil, insanlığın yüz yıllardan beri edindiği ve denendiği gerçek ve hikmetleri saklayan bir hazinedir.

Bu metinde aşağıdaki ifadelerden hangisi vurgulanmıştır?
A) İnsanoğlu yaratıldığı ilk günden beri hakikat arayışındadır.
B) İnsanoğlu dilini doğru kullanmayı bilmemektedir.
C) Dil eğitimi çocuklukta başlar.
D) Dili bilerek kullanma doğru düşünmenin ve hakikate ulaşmanın ön koşuludur.
E) Dil ve düşünme arasında herhangi bir bağ yoktur.

14. Annem dışarı çıkarken üstüme kalın bir şeyler almamı tembihledi. Niçin bu konuda ısrarcı olduğunu sorduğumda bulutların yere yakın olduğunu ve bunların yağmur getireceğini söyledi. Bana hiç de öyle gelmemesine rağmen kalın bir şeyler giyinip dışarı çıktım. Ama ne yazık ki yağmur yağmadı ve ben elimde montumu taşımakla bütün gün uğraşmak zorunda kaldım.

Bu durum aşağıdakilerden hangisini destekler niteliktedir?

A) Gündelik bilgi çoğu zaman özneldir.

B) Gündelik bilginin kaynağı tecrübe ve yaşantıdır.

C) Gündelik bilginin sonuçları kesin değildir.

D) Gündelik bilgi sistemsiz ve düzensizdir.

E) Gündelik bilgi bilimsel anlamda bir neden-sonuç ilişkisi içermez.

15. Sanatsal bilgi, gerçek ile çoğu kez estetik bir bağ kurmadır. Sanatta hem etik, hem de estetik ölçüler vardır; ama baskın olan estetik özelliklerdir. Güzellik, hoşluk gibi insanda estetik duygular uyandıran nitelikler temel alınır. Aynı zamanda sanatçı; etik bir değeri, bir ideolojiyi, görüşü de aktarma görevini üslenebilir; ama bu işi yaparken, onları kendi estetik anlayışlarıyla sentezler.

Buna göre, aşağıdaki genellemelerden hangisine ulaşılabilir?
A) Sanatsal bilgiyi ortaya koyabilmek için yaratıcı düşünce gereklidir.
B) Sanatsal faaliyette amaç güzeli ortaya koymaktır
C) Sanatçı sanatı kendi için yapar.
D) Sanatçı estetik anlayışlarla kendi düşüncelerini topluma aktarır.
E) Sanat bireysel ve duygusaldır.

Ekleyen: Murat ÖZBİRECİKLİ     Okunma: 2224 kez

tags

Benzer Yazılı Sınav Soruları

sorular11. Sınıflar felsefe dersi 1. dönem 1. yazılı sınav soruları ve cevapları (Paylaşım: Üyeler    Hit: 1728)


sorular11. Sınıf Türk Edebiyatı dersi test soruları ve cevapları (Paylaşım: Üyeler    Hit: 3106)


sorular11. Sınıf Türk Edebiyatı Dersi 1. Dönem 1. Yazılı Sınav Soruları ve Cevapları 2 (Paylaşım: meb-uzman    Hit: 2026)


sorular11. Sınıf Türk Edebiyatı Dersi 2. Dönem 2. Yazılı Yoklama Soruları (Paylaşım: Editör    Hit: 8285)


sorular11. Sınıflar felsefe dersi 1. dönem 1. yazılı sınav soruları (Paylaşım: zeynep biçer    Hit: 1075)


nextİçerik Hakkında Yorum Yazın...

Yazan:    

Henüz Yorum Yazılmamış.
İlk Yorumu Siz Yazabilirsiniz

Kız Oyunları Oyna

Reklamlar

Yazılı Sınav Soruları - İlkokul - Ortaokul - Lise Soru Bankası >> Sayfasına Dön