Oyun Siteleri

    Ganimet Nedir? Ganimet Hakkında Kısa Bilgi

    GanimetOsmanlıca Terimi Olarak Ganimet :
    Savaşta düşmanlardan alınan her türlü eşya ve gereç.

     

    GanimetDin Kültürü ve Ahlak Bilgisi Terimi Olarak Ganimet :
    Harpte düşmanlardan alınan mal demektir.

     

    GanimetSosyal Bilgiler Terimi Olarak Ganimet :
    Müslüman devletlerinin savaşta düşmandan almış olduğu mal, para, tutsak gibi taşınır değerlerin hepsi.

     

    GanimetTarih Terimi Olarak Ganimet :
    Müslüman devletlerin savaşta yenilgiye uğrattıkları düşmanlardan aldığı mal, para, tutsak gibi değerlerdir. İlk olarak Bedir Savaşı'ndan sonra alınan ganimetlerin paylaştırılma oranları belirlenmiştir. Buna göre, ganimetlerin 1/40'ı hükümdara, 1/5'i Beyt-ül Mal denilen devlet hazinesine ve geri kalanı da kılıç hakkı olarak askerlere bırakılmıştır. Müslümanların savaşa isteyerek gitmelerinin en önemli nedenlerinden biriydi.

     

    Benzer Osmanlıca Terimleri :

    terimler sözlüğüAkkâm : Sözlük manası çadır mehteri, yük kaldıran Arap hizmetkâr demek olan bu kelime terim olarak surre alayında vazife gören Hicazlı, Şamlı, Halepli adamlara verilen unvandı. Bunlar, Şaban’ın 15 inde ufacık davullarla Tahtakale’den kalkıp İstanbul’un her mahallesini dolaşan fakir Araplardan oluşan hac yolcularıydı. Dolaştıkları yerlerde davul çalarak dua ederler ve bazı evlerin önünde kılıç kalkan oyunu oynayıp sadaka toplarlardı. Şaban’ın 15 inde çıkarılması adet olan surre alayı önünde de bunlar dümbelek çalarak kılıç oynatarak giderlerdi. Halk dilinde bunlara “hakkâm” denirdi. Kese demek olan surre, hac zamanında Mekke ile Medine’ye gönderilen hediyeyi ifade etmekteydi. Haremeyn-i Şerif’e surre gönderilmesi Abbasiler zamanında başlamış, Osmanlıların son zamanlarına kadar devam etmiştir. Osmanlı’da ilk surre gönderen Çelebi Sultan Mehmed, bunu bir nizam haline koyan ise Yavuz Sultan Selim’dir. Vapurun icadından önce, surre alayıyla Üsküdar’a geçilir, oradan kara yoluyla Şam’a sevkedilirdi. Karadan gönderildiği zamanlarda surre alayları Receb’in 12 inci günü hazırlanırdı. Şam’da ise Mahmel-i Şamî alayı denilen bir alayla, Şam’dan hazırlanan eşya ve hediye İstanbul’dan gelenlerle birleştirilerek surre emini, mahmel muhafızı, bir tabur asker ve iki dağ topu muhafazasıyla yola çıkarılırdı. Bu iki alay karadan Medine’ye oradan da Mekke’ye götürülürdü. Birçok yerden gelip Şam’da toplanan hacı adayları bu kafileye katılarak Hicaz’a giderdi. Hacca gidecek olanların yakınları genelde onları bugünkü İstanbul’un Anadolu yakasına kadar uğurlardı. Ayrıldıkları yer, bugün İstanbul’da, Bağlarbaşı’ndan gelip Bağdat Caddesi’ne giden yolun, E’5 e doğru giden yol ile kesiştiği yerde, yani Acıbadem’de bulunan (ismi önemsiz) alış veriş merkezinin çaprazındadır. Buraya o zamanlarda “Ayrılık Çeşmesi” denmekteydi. Eğer İstanbul’da yaşayanlar varsa belki hiç farketmemiş olabilirler, fakat dikkatlice bakıldığında o çeşmeden geriye kalanlar hala görülebiliyor. Burada ayrılan hacı adayları, o yol itibarıyla Şam’a doğru gittikleri için, İstanbullular o yola bu yüzden Bağdat Caddesi demişler ve diyorlar.... devam et

    terimler sözlüğüHanedan : Soylu ve büyük aile.... devam et

    terimler sözlüğüNahiye : Bucak, Mülki Yerleşme birimi.... devam et

    terimler sözlüğüAlay Kâtibi : Alayın yazı ve hesap işlerini gören zabite verilen unvandı. Tabur kâtipliğinden göreve başlayanlar, alay kâtipliğine ve alay eminliğine kadar yükselirdi.... devam et

    terimler sözlüğüAkağalar : Osmanlı sarayında kullanılan hademelerden bir kısmının unvanıydı. Osmanlı sarayının harem hizmetinde, siyahî haremağaları kullanıldığı gibi, akağalar da kullanılmıştır. Akağalık unvanı ve makamı halifelik kaldırılana kadar kullanılmıştır. Akağalar genellikle, Boşnak ve Anadolulu olurlardı. Akağalarla, siyahî haremağalarının arasındaki tek fark, akağaların doğuştan erkeklikten mahrum olması, haremağalarının ise hususi bir yöntemle hadım edilmesiydi. Bundan dolayı haremağalarına aynı zamanda “tavaşi” de denirdi. Sarayda akağaların istihdamına ilk önce II. Murad zamanında başlanmıştır. Bu ilk zamanlarda adetleri 40 kadar olup, mertebe usulleri de bu zamanda oluşmuştur. Bunların arasından terfi edenler, kilerci başı, hazinedar başı, kapı ağası gibi mevkilere geliyordu. Akağaların en büyüğü kapı ağası idi. Saray kapıları kapı ağası tarafından muhafaza edilir, saraya giren çıkanlara o ve maiyetindekiler bakarlardı. Kapı ağası bu görevinin dışında aynı zamanda bütün akağaların zabitiydi. Kapı ağasından aşağı rütbeler şöyle giderdi: Has odabaşı, hazinedar başı, kilerci başı, saray ağası, saray kethüdası. Bunlar büyük rütbelerdi. Bunların daha altında ve bunların hizmetlileri olan görevliler de vardı: Köşe başı, başeski, üzengi ağası. Bu silsileye uyularak, alttakiler yukarı doğru yükselirdi.... devam et

    terimler sözlüğüKassam : Kadı ve kazaskerlerin hizmetindeki görevlilerden biri. Ölen bir kişinin mal varlığını varislerine şeriat kurallarına göre paylaştıran görevli.... devam et

    Diğer terim sözlüklerini de inceleyebilirsiniz...

    terimler sözlüğü Tekstil-Dokumacılık Terimleri Sözlüğü

    terimler sözlüğü Müzik-Dans Terimleri Sözlüğü

    terimler sözlüğü Sutopu Terimleri Sözlüğü

    terimler sözlüğü Matematik-Geometri Terimleri Sözlüğü

    terimler sözlüğü Yazma Eser(Hat-Tezhip-Ebru-Cilt-Minyatür) Terimleri Sözlüğü

    terimler sözlüğü Bisiklet Terimleri Sözlüğü

    terimler sözlüğü Tenis Terimleri Sözlüğü

    terimler sözlüğü Tasavvufi-Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

    terimler sözlüğü İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük Terimleri Sözlüğü

    terimler sözlüğü Moda ve Dikiş-Nakış Terimleri Sözlüğü

    terimler sözlüğü Jimnastik (Cimnastik) Terimleri Sözlüğü

    terimler sözlüğü Ekonomi, Bankacılık Terimleri Sözlüğü

    Online Osmanlıca Terimleri Sözlüğü

    Terimler Sözlüğü Ana Sayfaya Dönüş İçin Tıklayın