eğitim sitesi

Arâzi-i mukâta'a Nedir? Arâzi-i mukâta'a Hakkında Kısa Bilgi

Arâzi-i mukâta'aOsmanlıca Terimi Olarak Arâzi-i mukâta'a :
Maktû (götürü) bir vergiye bağlanmış arazi, kesime verilmiş topraklar; devlete hizmeti geçen önemli kişilere bizzat devlet tarafından geliri veya vergisi terk edilen topraklar.

 

Benzer Osmanlıca Terimleri :

terimler sözlüğüMalkoç : Osmanlılarda akıncılar ocağının komutanı.... devam et

terimler sözlüğüDüyun-u Umumiye İdaresi : Genel Borçlar İdaresi.... devam et

terimler sözlüğüŞamdancılar Kethüdası : Saraydaki şamdanların bakım ve onarımından ve yakılıp söndürülmesinden, saraydaki ışık işlerinden sorumlu olan şamdancıların yöneticisi.(Şamdancıbaşı-Serşamdani)... devam et

terimler sözlüğüGarp Ocakları : Osmanlı Devleti'nde Trablusgarp, Tunus ve Cezayir için kullanılan bir terim.... devam et

terimler sözlüğüAkkâm : Sözlük manası çadır mehteri, yük kaldıran Arap hizmetkâr demek olan bu kelime terim olarak surre alayında vazife gören Hicazlı, Şamlı, Halepli adamlara verilen unvandı. Bunlar, Şaban'ın 15 inde ufacık davullarla Tahtakale'den kalkıp İstanbul'un her mahallesini dolaşan fakir Araplardan oluşan hac yolcularıydı. Dolaştıkları yerlerde davul çalarak dua ederler ve bazı evlerin önünde kılıç kalkan oyunu oynayıp sadaka toplarlardı. Şaban'ın 15 inde çıkarılması adet olan surre alayı önünde de bunlar dümbelek çalarak kılıç oynatarak giderlerdi. Halk dilinde bunlara "hakkâm" denirdi. Kese demek olan surre, hac zamanında Mekke ile Medine'ye gönderilen hediyeyi ifade etmekteydi. Haremeyn-i Şerif'e surre gönderilmesi Abbasiler zamanında başlamış, Osmanlıların son zamanlarına kadar devam etmiştir. Osmanlı'da ilk surre gönderen Çelebi Sultan Mehmed, bunu bir nizam haline koyan ise Yavuz Sultan Selim'dir. Vapurun icadından önce, surre alayıyla Üsküdar'a geçilir, oradan kara yoluyla Şam'a sevkedilirdi. Karadan gönderildiği zamanlarda surre alayları Receb'in 12 inci günü hazırlanırdı. Şam'da ise Mahmel-i Şamî alayı denilen bir alayla, Şam'dan hazırlanan eşya ve hediye İstanbul'dan gelenlerle birleştirilerek surre emini, mahmel muhafızı, bir tabur asker ve iki dağ topu muhafazasıyla yola çıkarılırdı. Bu iki alay karadan Medine'ye oradan da Mekke'ye götürülürdü. Birçok yerden gelip Şam'da toplanan hacı adayları bu kafileye katılarak Hicaz'a giderdi. Hacca gidecek olanların yakınları genelde onları bugünkü İstanbul'un Anadolu yakasına kadar uğurlardı. Ayrıldıkları yer, bugün İstanbul'da, Bağlarbaşı'ndan gelip Bağdat Caddesi'ne giden yolun, E'5 e doğru giden yol ile kesiştiği yerde, yani Acıbadem'de bulunan (ismi önemsiz) alış veriş merkezinin çaprazındadır. Buraya o zamanlarda "Ayrılık Çeşmesi" denmekteydi. Eğer İstanbul'da yaşayanlar varsa belki hiç farketmemiş olabilirler, fakat dikkatlice bakıldığında o çeşmeden geriye kalanlar hala görülebiliyor. Burada ayrılan hacı adayları, o yol itibarıyla Şam'a doğru gittikleri için, İstanbullular o yola bu yüzden Bağdat Caddesi demişler ve diyorlar.... devam et

terimler sözlüğüMüştemilat : Eklenti-Ek bina.... devam et

Diğer terim sözlüklerini de inceleyebilirsiniz...

terimler sözlüğü Okçuluk Terimleri Sözlüğü

terimler sözlüğü Sağlık-Tıp Terimleri Sözlüğü

terimler sözlüğü Yöresel-Bölgesel Terimleri Sözlüğü

terimler sözlüğü Dil ve Anlatım Terimleri Sözlüğü

terimler sözlüğü Genetik Terimleri Sözlüğü

terimler sözlüğü Biyoloji Terimleri Sözlüğü

terimler sözlüğü Halter Terimleri Sözlüğü

terimler sözlüğü Golf Terimleri Sözlüğü

terimler sözlüğü Konfeksiyon Terimleri Sözlüğü

terimler sözlüğü Osmanlıca Terimleri Sözlüğü

terimler sözlüğü Fizik Terimleri Sözlüğü

terimler sözlüğü Sutopu Terimleri Sözlüğü

Online Osmanlıca Terimleri Sözlüğü

Terimler Sözlüğü Ana Sayfaya Dönüş İçin Tıklayın