Eğitim Sitesi

Dosya Yükle

Akkâm Nedir? Akkâm Hakkında Kısaca Bilgi

Akkâm Terimi Hakkında Bilgiler

AkkâmOsmanlıca Terimi Olarak Akkâm:
Sözlük manası çadır mehteri, yük kaldıran Arap hizmetkâr demek olan bu kelime terim olarak surre alayında vazife gören Hicazlı, Şamlı, Halepli adamlara verilen unvandı. Bunlar, Şaban'ın 15 inde ufacık davullarla Tahtakale'den kalkıp İstanbul'un her mahallesini dolaşan fakir Araplardan oluşan hac yolcularıydı. Dolaştıkları yerlerde davul çalarak dua ederler ve bazı evlerin önünde kılıç kalkan oyunu oynayıp sadaka toplarlardı. Şaban'ın 15 inde çıkarılması adet olan surre alayı önünde de bunlar dümbelek çalarak kılıç oynatarak giderlerdi. Halk dilinde bunlara "hakkâm" denirdi. Kese demek olan surre, hac zamanında Mekke ile Medine'ye gönderilen hediyeyi ifade etmekteydi. Haremeyn-i Şerif'e surre gönderilmesi Abbasiler zamanında başlamış, Osmanlıların son zamanlarına kadar devam etmiştir. Osmanlı'da ilk surre gönderen Çelebi Sultan Mehmed, bunu bir nizam haline koyan ise Yavuz Sultan Selim'dir.

Vapurun icadından önce, surre alayıyla Üsküdar'a geçilir, oradan kara yoluyla Şam'a sevkedilirdi. Karadan gönderildiği zamanlarda surre alayları Receb'in 12 inci günü hazırlanırdı. Şam'da ise Mahmel-i Şamî alayı denilen bir alayla, Şam'dan hazırlanan eşya ve hediye İstanbul'dan gelenlerle birleştirilerek surre emini, mahmel muhafızı, bir tabur asker ve iki dağ topu muhafazasıyla yola çıkarılırdı. Bu iki alay karadan Medine'ye oradan da Mekke'ye götürülürdü. Birçok yerden gelip Şam'da toplanan hacı adayları bu kafileye katılarak Hicaz'a giderdi.

Hacca gidecek olanların yakınları genelde onları bugünkü İstanbul'un Anadolu yakasına kadar uğurlardı. Ayrıldıkları yer, bugün İstanbul'da, Bağlarbaşı'ndan gelip Bağdat Caddesi'ne giden yolun, E'5 e doğru giden yol ile kesiştiği yerde, yani Acıbadem'de bulunan (ismi önemsiz) alış veriş merkezinin çaprazındadır. Buraya o zamanlarda "Ayrılık Çeşmesi" denmekteydi. Eğer İstanbul'da yaşayanlar varsa belki hiç farketmemiş olabilirler, fakat dikkatlice bakıldığında o çeşmeden geriye kalanlar hala görülebiliyor. Burada ayrılan hacı adayları, o yol itibarıyla Şam'a doğru gittikleri için, İstanbullular o yola bu yüzden Bağdat Caddesi demişler ve diyorlar.

 

    Benzer Osmanlıca Terimleri:

    box Su yolcubaşı: Su yolcuların idaresinden ve çeşmelerin bakım ve onarımından sorumlu olan kişi. devam et

    box Divanı Hümayun: Padişahın başkanlığında toplanan ve sadrazam, şeyhülislam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin katıldığı ve devlet işleri ile halkın sorunlarını devam et

    box Kethüda: Kahya, yardımcı, üst düzey devlet görevlilerinin yardımcısı, saray hizmetinde çalışan belirli esnaf (Arabacılar, şamdancılar, kilerciler vs.) grupları devam et

    box Saka Başı: Osmanlılarda sarayda bulunan ve sarayın su ihtiyacının karşılanmasında ve seferler sırasında ordunun su ihtiyacının karşılanması işinde görev yapan sa devam et

    box Pençik: Asker yetiştirmek için savaş esirlerinden beşte bir oranında ayrılan acemi oğlan adaylarına verilen ad. devam et

    box Garp Ocakları: Osmanlı Devleti'nde Trablusgarp, Tunus ve Cezayir için kullanılan bir terim. devam et

    box Rikab Kaymakamı: Sadrazam ordunun başında sefere çıktığı zaman kendisine vekalet eden görevli (Sadaret kaymakamı) devam et

    box Müşir: Osmanlılarda askerlikte en yüksek rütbe, mareşal. devam et