Belirli Günler ve Haftalar
26 Mart 2017 Pazar 13:00

NASRETTİN HOCA FIKRALARI SAYFASI

Farz

Nasrettin Hocanın evine bir gün üç molla misafirliğe gelir. Üçü de birbirinden obur kişilermiş. Hoca ne yemek çıkarmışsa silip süpürmüşler. O kadar ki sahanlarda yemek bitince, bunu da "sünnettir" diye ekmekle iyice sıyırırlarmış. Bu sırada odaya Hocanın oğlu girmiş. Mollalar Hocayı memnun etmek için:

- "Aman ne güzel çocuk... Adı ne bunun?" diye sormuşlar.

Hoca:

- "Adı Farzdır" demiş. Mollalar şaşırıp birbirlerine bakmışlar:

- "Bu ne biçim isim Hoca Efendi? Şimdiye kadar böyle bir isim hiç duymamıştık." demişler. Hoca hemen taşı gediğine koymuş:

- “Ya, sünnet diyeyim de onu da mı yiyin? “
dersimiz.com - 2932

Üzerime - Büyük Yangın

Üzerine
Hoca, arkadaşlarıyla şirin bir köye gezmeye gitmiş. Akşama kadar yiyip içerek eğlenmişler. Burasını pek beğenen arkadaşları, her biri bir yemeği üzerine almak şartıyla birkaç gün daha kalmaya karar vermişler. Kafileden birisi:
- "Böreği benim üzerime!" demiş. Ötekisi:
- "Eti benim üzerime!"
- "Meyvesi benim üzerime!" demiş.
Herkes üzerine bir yemek alırken Nasrettin Hoca:
- "Arkadaşlar, bu ziyafetler aylarca bile sürse buradan ve aranızdan ayrılırsam Allah'ın laneti de benim üzerime!.."


Büyük Yangın
Nasrettin Hocanın karnı pek açıkmış. Sofradaki çorbaya kaşığını daldırıp hemen ağzına almış, yutmuş. Fakat çorba çok sıcakmış. Ağzı, boğazı müthiş bir surette yanan Hoca, hemen sokağa fırlamış, bağırıp kaçmaya başlamış.

- Savulun dostlar, karnımda yangın var.
fıkraoku.com - 2931

Hepsinin Tadı Aynı

Hoca, eşeğine iki küfe üzüm yüklemiş, evine götürüyormuş. Şehre girince çocuklar başına üşüşüp "Hoca Hoca" demişler, "bize birer salkım üzüm ver".
Hoca, çocukların çokluğunu görünce her birine üçer beşer üzüm vermiş. "Hoca" demişler "bu kadar az verilir mi?" Hoca demiş ki:

- "Çocuklar, küfelerdeki bütün üzümlerine tadı da bir tanesinin tadı da aynı. Az yemekle çok yemek arasında bir fark yok ki."
fıkraoku.com - 2930

Boş Mideyle Uyku

Nasrettin Hoca bir gün misafirliğe gitmiş. Ev sahipleri de yemek yemişler. Hocayı da yemek yedi sanmışlar ve yemek getirmemişler. O da sıkılmış, bir şey söyleyememiş. Konuşulmuş, görüşülmüş, şerbetler edilmiş, Hocayı öbür odaya götürüp yatağını göstermişler. "Allah rahatlık versin" deyip gitmişler. Hoca, aç karnına bir türlü uyuyamamış. Sağa dönmüş, sola dönmüş, ama yine de uyuyamamış. Kalkıp ev sahiplerinin odasına gitmiş, kapıyı çalmış. "Hayrola Hocam ne var" demişler. Hoca demiş ki:

- Efendim, yumuşak bir yatak yapmışsınız, rahatım kaçtı, uyuyamadım. Bilirsiniz, biz fukaralıktan yetişmiş adamlarız. Siz bana bir kül pidesi verin de yarısını yatak, yarısını yorgan yapayım, mışıl mışıl uyuyayım.
fıkraoku.com - 2929

Mum Ateşi

Koyu bir sohbet sırasında Hoca soğuk kıştan hiç rahatsız olmadığını hatta geceleri evde ısınmak için ateş bile yakmadığını söyler. Fakat kimse buna inanmaz. En sonunda iddiaya tutuşurlar. Şayet Hoca ateş olmadan köyün meydanında sabaha kadar beklerse ona yemek ısmarlayacaklar, yok eğer bekleyemezse Hoca hepsine evinde bir akşam yemeğe davet edecektir. Hoca sabaha kadar meydanda bekler, sabah olunca iddiayı kazandığından bahisle yemeği isteyince birisi itiraz eder:

- "Olmaz Hoca efendi ben gördüm, 300 metre ilerideki evde bir mum yanmaktaydı. Bu nedenle bahsi kaybettin."
Hoca ne kadar direndiyse de adamlarla başa çıkamaz ve mecburen bir akşam yemeğe Hocanın evine cümbür cemaat doluşurlar. Hoca ise yemeği hazırlamak için mutfağa geçer fakat onca zaman geçmesine rağmen bir türlü yemeğin gelmediğini gören davetliler sonunda mutfağa gelince bir de ne görsünler. Hoca tavandan astığı kocaman bir kazanın altına koymuş bir mum ve kaynamasını beklemiyor mu! Hep bir ağızdan:

- "İlahi Hocam! Hiç koca kazanla yemek mum ateşiyle kaynar mı?" derler. Hoca hemen taşı gediğine koyar:

- "300 metreden bir adamı ısıtan mum alevi 3 santimden bir kazanı neden ısıtmasın?"
fıkraoku.com - 2928

Suyunun Suyu - Ekmek ve Kar

Suyunun Suyu
Günün birinde komşu köyden Ahmet adında biri elinde hediye bir tavukla çıkagelir ve o akşam Hocanın evinde misafir olur. Bir hafta sonra Ahmet'in arkadaşı olduğunu söyleyen bir başka kişi yine gelir ve Hoca onu da evinde bir gece en güzel şekilde ağırlar. Bir zaman sonra Ahmet'in arkadaşının arkadaşı olduğunu söyleyen biri daha gelir, Hoca onu da sofraya oturtur ve önüne bir kase sıcak su koyar. Bu işe şaşan adama Hoca tebessümle:
- "Bu Ahmet'in tavuğunun suyunun suyu" der.

Ekmek ve Kar
Kahvede bir masa sohbetinde yeni yemekler bulma fikri ortaya atıldı. Hoca bunu sonuna kadar dikkatlice dinledi ve gayri ihtiyari:
- "Ben de bir defa kar ile ekmek yemeğini hazırlamıştım, ama o benim bile hoşuma gitmedi", demiş.
fıkraoku.com - 2927

Bulmak Zevki

Hoca yine bir gün merkebi(eşeği)ni kaybetmiş, çarşıda bağıra bağıra:

- Benim merkebimi kim bulursa, yularıyla, semeriyle müjde olarak ona vereceğim, diyerek herkese bildirmiş.

Birisi:

- "Hoca, merkebi semeriyle, yularıyla bulana tekrar verdikten sonra, ha kaybetmişsin, ha kaybetmemişsin bir şey fark eder mi? Bundan sen ne kazanmış olacaksın!" Diye sormuş.

Hoca gülerek:

- İyi amma, ya bulmak zevkini o kadar önemsiz mi zannediyorsun...
fıkraoku.com - 2926

DER SAYFALAR :

Bir Fkra Paylan

Balk :

Ekleyen :

NASRETTİN HOCA FIKRALARI Kategorisinde 281 Fkra Bulundu.

FIKRALAR ANA SAYFAYA DN