Turistik ve Tarihi Yerler
17 Ocak 2017 Salı 14:21

KARIŞIK FIKRALAR SAYFASI

ZİLİ NASIL ÇALARMIŞ

Uzun yıllardır görüşemeyen iki Kayserili arkadaş, bir gün yolda karşılaşırlar.Kucaklaşıp hasret giderdikten sonra biri diğerine;
-"Bu kadar zamandır görüşmedik.Akşama yemeğe bize gel..Yer,içer sohbet ederiz" dedi.
Öteki bir Kayseriliden beklenmeyecek bu cömertliğe şaşarak;
-"İyi ya,gelirim..Yalnız bana adresi ver" dedi..
Arkadaşı;
-"Falanca mahalle, filanca sokak" diye tarife başladı. "İşte o sokağa gelince soldaki büyük beyaz kapının zilini burnunla çalarsın" deyince öteki sordu;
-"Adresi anladım da zili niye burnumla çalıyorum?..
-"Canım bunda anlamayacak ne var? Elin kolun hediyelerle dolu olacağı için zili ancak böyle çalabilirsin...
Selenay - 1563

YARIŞ ATI

Kocasının ceplerini karıştırırken bir kağıt parçası buldu. Üzerinde "Leyla" yazıyordu, bir de telefon numarası vardı. Akşam, kağıdı gösterere sordu:
- Bu kimin numarası?
- Aa, bilmiyor musun, ünlü yarış atı bu. Bu hafta ona oynadım.
On gün sonra koca eve dönünce, karısı:
- O ünlü yarı atı Leyla var ya, dedi. İşte o aradı seni...
Sezai - 1555

HAP

Bir adam uçağıyla Afrika'nın üzerinde gezerken birden uçağı arızalanır ve ormanlık bir alana düşer. Üstüne üstlük bir afrika kabilesinin ona doğru yaklaştığını görür. Adam içinden "İste şimdi hapı yuttuk" der. O anda düşüncesinde Nur yüzlü dedenin sesini duyar.
- Hayır evladım henüz hapı yutmadın.
- Peki ne yapmam gerek ?
- Şuradaki mızrağı görüyormusun? - Evet.
- Al onu öndeki renkli giysili adamın tam kalbine batır.
Adam mızrağı alır ve adamın tam kalbine batırır.
-Evladım işte şimdi hapı yuttun.
Senanur - 1554

ENAYİ

Bir yığın sebze yüklenmiş el arabasını kan ter içinde yokuş yukarı çıkarmaya çabalayan manav çırağına acıdı, yardım etti. Güç bela yokuşun başına geldiler. Geniş bir soluk alarak sordu:
- Oğlum, tek başına bu kadar yükü taşıyamayacağını ustana söylemedin mi?
- Söyledim ama...
- Öyleyse niye taşıttı?
- "Sana yardım edecek bir enayi bulunur" dedi.
Selda Zeki - 1552

SOĞUK ÇAY

temel bir gün kahveye gelir
-soğuk çay var mı demiş
yok demişler
2, gün gelmiş
yok demişler
3,gün gelmiş yine yok demişler
4,gün gelmiş
-soğuk çay var mı demiş tekrardan
onlarda "var"deyince temelin cevabı şöyle olmuş
-"iyi o zaman isutta içelum"
prenses fatma - 1551

GİRİŞ KAPISI

Kayserili Tuhafiyeci dükkanından geçimini sağlayabiliyor, bir kösede üç beş kuruş da biriktirebiliyordu.
Günün birinde sağındaki dükkan boşaldı, derken orası da tuhafiyeci oldu. Sonra solunda bir tuhafiyeci daha... Rekabet başladı, isleri kötüye gitti.
Ama sonunda bir çözüm yolu buldu :
Sağındaki komşusu, dükkanının üzerine, gerçek ucuzluk burada yazdırmıştı.
Solundaki, en büyük tuhafiye mağazası, yazılı bir bez asmıştı.
Bizimki,
ikisinin ortasına su yazıyı koydurdu :
Mağazaya buradan girilir.
KAYSERİLİ - 1548

KARAKTER

Dağıstanlılar kavga etmeyi çok severlermiş.Bir gün Rus'un biri Dağıstanlının arabasına çarpar.İçinden 3 Dağıstanlı çıkar ve adama:
"Kavga edecez!"derler.
Rus:
"Abi affedin,özür diliyorum."
"Yok!Biz kavga edecez."
"Abi polis çağıralım,hata kiminse ödesin."
"Yok!Kavga edecez."
"Tamam,abi ben sizin hasarı ödeyeyim,kavga etmeyelim."
"Yok!Baba biz kavga edecez."
"Abi ben sizin hasarı ödeyeyim,alın araba da sizin olsun."
"Mümkün değil,kavga edecez."
"Abi tamam,ama böyle kavga olur mu?3'e 1 olmaz valla."
Ve Dağıstanlı lider yanındaki arkadaşına döner:
"Geç lan karşıya kavga edecez."
merdo - 1545

DER SAYFALAR :

Bir Fkra Paylan

Balk :

Ekleyen :

KARIŞIK FIKRALAR Kategorisinde 235 Fkra Bulundu.

FIKRALAR ANA SAYFAYA DN