Eğitim Dosyaları Sunumlar
25 Mart 2017 Cumartesi 14:33

KARIŞIK FIKRALAR SAYFASI

KÖTÜ YOLA DÜŞMÜŞ MÜ?

Birer kız çocuğu sahibi iki aile bir gün misafirlikte sohbete başlamışlar.

-- Eee sizin kızdan naber?

-- Valla işte ne olsun biliyorsunuz, işe girdi geçen sene. Başını kaşıyacak vakti yok. İlk başlarda geceleri fazla mesai yapıyordu. Sonra hafta sonları da çalışmaya başladı. Patronu çok sevmiş her işi ona veriyormuş. Derken Ankara seyahatleri başladı. Bizimki çanta sekreter gibi patron nereye o oraya. Sonra Paris seyahatleri filan en sonunda bu iş böyle olmayacak dediler, patronu ev tuttu. Deli gibi çalışıyor evladım. Ee, peki sizin ki ne alemde?

-- Valla bizim kız da kötü yola düştü ama ben sizin kadar güzel anlatamıyorum.
halit uzun - 1619

PORSCHE

Genç çocuk son model Porsche'u ile yolda ilerlerken kırmızı ışıkta durur. Tam o sırada arkadan gelen bir kamyon büyük gürültü ile arabaya çarpar. İkisi de inerler bakarlar ki arabanın arkası haşat. Kamyonun şoförü, gencin ayaklarına kapanır:
"Abicim sen beni affet. Ben 30 yıl çalışsam bunu ödeyemem. Sen şu kardeşini affet" der.
Çocuk bakar ki adamın hakikaten hali vakti pek yerinde değil. Adamı affeder ve arabasına binip yoluna devam eder. Çocuk iki, üç ışık sonra tekrar durur. Derken yine büyük bir gürültüyle arabasına arkadan çarparlar. Çocuk arabadan iner bir de bakar ki yine aynı kamyon şoförü arabasına vurmuştur. Ancak bu sefer şoför kamyondan dışarı çıkmadan sadece kafasını pencereden uzatır ve:
"Abi benim ben.. Devam et!".

Nedim - 1581

ŞOFÖR

Einstein konferanslarına özel bir şoförün kullandığı bir otomobille gidiyordu. O konferans verirken şoförde dinleyiciler arasında oyurarak onu dinlerdi. Bir gün yine bir yere konferansa gidiyorlardı. Bir aralık şoför:
- "Dr. Einstein" dedi, sizi uzun zamandır defelarca dinledim artık yapacağınız konuşmayı kelimesi kelimesine biliyorum." Yaşlı adam pası almıştı.
- Pekala, dedi şimdi gideceğimiz yerde beni tanımazlar. Palto ve şapkalarımı değişelim ve konuşmayı sen yap.Şoför konuştu. Gerçekten çok iyi anlatmıştı. Biri çıkıp da daha önceki konferanslarda sorulmamış birsoruyu sorana kadar sorular kısmını bile başarı ile götürüyordu. Yinede bozuntuya vermedi:
- Böyle bir şeyi sormanız gerçekten çok garip, dedi. Şimdi arka sırada oturan şoförümü çağıracağım ve size cevap vermesini söyleyeceğim.

Sergen Güler - 1580

KILAVUZ

Bir Türk işadamı iş seyehati için Avusturalya'ya gitmişti.Arabada giderken bir ineği göstererek sordu?
-Bu nedir?
-İnek efendim, dedi kılavuz. İşadamı gülümsedi.
- Bizim oralarda buna buzağı derler. Biraz daha ilerlemişlerdi. Bu sefer bir horoz gördüler. Bizimki sordu:
- Peki ya bu nedir?
- Horoz efendim.
- Bizim oralarda buna civciv derler, dedi. Kılavuz iyice sinirlendi. Biraz daha gidince bir kanguru gördüler. Bizimki ne olduğunu sorunca, klavuz:
- Çekirge!!
Editör - 1578

KUŞ SANMIŞ

Saf köylü, kente iş için gelmiş. Bir evin penceresinde gördüğü papağanın renk renk tüylerine hayran oluyor.

- Allahım... Ne güzel yaratıklar var...

Tam o sırada papağan konuşmaya başlıyor:

- Ne bakıyorsun?

Köylü, neye uğradığını şaşırıyor:

- Kusura bakma hemşehrim. Seni kuş sandım da...
sezai - 1573

GARDROP

Bir bayanın yatak odasındaki gardrop bozuktur. Evin yanında bulunan istasyondan tren geçince kapağı açılmaktadır. Bunun için bir gün bir marangoz çağırır. Marangozu yatak odasına götürür ve dolabı gösterir. O anda bir tren geçer ve gardrobun kapağı kendiliğinden açılır. Marangoz menteşelere, kilide bakar. Hanımefendi buradan gardrobunuzun nesi olduğunu anlayamadım. Şimdi ben içine gireyim ve siz kapağı kapatın, böylece ben içeriden bakarım belki böyle anlarım der. Marangoz içeri girer, kadın kapağı kapatır. O anda kapı çalar. Kadın kapıyı açar. Kadının kocası gelmiştir. Kocası doğru odasına gider ve üstünü çıkarıp asmak için gardrobunu açar. Bir bakar ki gardropta bir adam. Kızarak adama bağırır. "Ne işin var senin burada" der. Marangoz korkmuş bir vaziyette cevap verir. "Şey beyefendi nedesemki, şimdi size burada tren bekliyorum desem inanırmısınız?"
Senanur - 1569

SOĞANIN CÜCÜĞÜ

İnşaatta çalışan Recep'le Memet, her zamanki gibi, pişirdikleri bulgur aşını yiyorlardı. Bir ara Recep sordu:
- Ula Mehmet! Zengin olsan ne yirsin?
- Soğanın cücüğünü yirim. Ya sen?
- Bana yiyecek bir şey bırakmadın ki...
Sezai - 1566

DER SAYFALAR :

Bir Fkra Paylan

Balk :

Ekleyen :

KARIŞIK FIKRALAR Kategorisinde 236 Fkra Bulundu.

FIKRALAR ANA SAYFAYA DN