21 Ekim 2017 Cumartesi 10:17

KARADENİZ FIKRALARI SAYFASI

Riv Riv Riv

Temel bir gün bir gün cinayet işler. Adliyeye gider Adliyede Temelin Avukatı olan Dursun'a sorar.
Ula Dursin ben nasi kurtilırum. Dursun der ki senin bu işten kurtulma için 1 şartım var. Temel bana 1 Milyar verirsen sani kurtarurum. Ula ben o kadar parayı nerden bulurum der. Dursun Temeli son anda durdurur Hakim Ne derse Riv Riv deyeceksin der. Temel anlaştuk der. Hakim sorar niye bu cinayeti işledin. Der Temel Der Riv riv riv der. Hakim ne diyor bu deyince. Dursun
Hakim Bey Annesi Bunu Karnındayken Düşürmüş Kafası Taşa gelmiş ondan hep böyle konuşayi. Hakim Bu seferlik affediyorum ama bir daha olursa affetmem der. Dursun der hani benim 1 milyarım nerde der. Temel bu soru üzerine Riv Riv Riv Der.
TUNAHAN - 3175

Nasreddin Hoca Fıkraları 10 Adet

NASREDDİN HOCA FIKRALARI

SIĞ SUDA YÜZMEK
Nasreddin Hoca bir gün evine dönerken taşa takılmış ve su birikintisine yüzüstü düşmüş. Hocayı bu halde gören bir adam:
" Oldu mu Hoca, bir karış suda yüzülür mü? Madem yüzecektin derede yüzseydin, demiş.
Bunun üzerine Hoca:
" Derede herkes yüzer. Önemli olan, böyle sığ suda yüzmektir, diyerek cevabı yapıştırmış.

SEBZELİ KAVUK ÇORBASI
Nasreddin Hoca kuyunun başında durmuş aşağı bakarken kavuğunu düşürmüş. Kuyu derin inip alamaz. Kavuksuz eve gidemez. Soran olsa kavuğumu düşürdüm diyemez. Alay ederler. Bahçeden marul, maydanoz koparmış. Küçük parçalar halinde kuyuya atmaya başlamış. Burada ne yapıyorsun Hoca, diye soranlara, akşam yemeği için, sebzeli kavuk çorbası hazırlıyorum, demiş.
Adamlar, kuyuya bakıp, olabilir, deyip gitmişler. Hava karardıktan sonra Hoca kimselere görünmeden evine varmış.

HOCA ORMANDA KAYBOLDU
Nasreddin Hoca, Çarıklı Köyüne giderken ormanda kaybolmuş. Birkaç adamla karşılaşmış ama adamlar kaybolduğuna inanmamışlar.
" Koskoca Nasreddin Hoca ormanda kaybolmaz.. Sen buraları avcunun içi gibi bilirsin," demişler.
Nasreddin Hoca bakmış olmayacak fikir değişikliğine giderek diğer karşılaştığı adamlara, nereye gidiyorsunuz? diye sormuş. Bir iki derken, üçüncü adam Çarıklı Köyüne gidiyorum, demiş.
Bunun üzerine Hoca, hah, ben de o köye gidiyordum, deyip adamla birlikte köye gitmiş.

YALAN SÖYLEME YARIŞMASI
Akşehirde en iyi yalan söyleme yarışması düzenlenir. Yarışmaya Nasreddin Hoca da katılır. Yarışmacılar, sırayla birer yalan söylerler. Sıra Hocaya gelince şu yalanı söyler:
" Ben büyük bir yalancıyım. "
Nasreddin Hocayı doğru sözlü olarak tanıyan halk jürisi, Hocayı birinci seçer. Böylece Hoca ödül olarak verilen eşeğe biner ve evine doğru yola koyulur.

PAPAĞAN
Nasreddin Hoca pazarda görüp beğendiği fiatı yirmi akçe olan konuşkan papağanı uzun pazarlıktan sonra beş akçeye alır. Fakat papağanı evde bir türlü konuşturamaz.
" Ey papağan, neden böyle yapıyorsun? diye sorar.
Papağan:
" Bak Hoca, beni ucuza kapatıp beş akçeye aldın. Dünyada bir tek uyanık sen misin? Eski sahibimi buraya getir. Gözümün önünde on beş akçeyi ver. Söz sana sabah akşam susarsam namerdim. "
Hoca adamı bulup evine getirir ve papağanın önünde on beş akçeyi verir. Bunun üzerine papağan neşelenir ve konuşmaya başlar. Anlatır da anlatır. Dört gün sonra Hoca çaresiz papağana yalvarır:
" Papağan, ne olur, sus artık. Günlerdir uyuyamadım. Al şu iki akçeyi, " der. Papağan akçeleri alır ve susar. Nasreddin Hoca uykuya dalar ve ertesi güne kadar deliksiz bir uyku çeker.

ARAZİ ANLAŞMAZLIĞI
Nasreddin Hoca, Akşehirde kadılık yaparken birbirlerinden şikayetçi olan iki adam huzura gelir. Biri, bana borcu vardı, ödemedi. Ben de borcuna karşılık tarlasının bir kısmını çitle çevirdim, der. Öteki, doğru, borcum var, ödeyemedim ama tarlamın bir kısmını sahiplenmesi doğru değil, der. Hoca olay yerine iki adam ve şahitlerle gider. Çiti kaldırtır. Alacağın var ama böyle yapman yanlış, der. Borcu olan adama, sen de borcunu öde, der. Adam, param yok, der. Nasreddin Hoca, paran yok ama malın var. Tarladaki buğdayı sat, der. Orada bulunan şahitlerden ve meraklı köylülerden buğdayı satın alan çıkmaz.
Bunun üzerine Hoca tarladaki buğdayı ortalama bir fiata satın alır. Adam, paranın bir kısmıyla borcunu öder. Böylelikle mesele tatlıya bağlanır. Olanlar kısa zamanda Akşehirde kulaktan kulağa yayılır. Herkes, bravo şu Nasreddin Hocaya, der. dersimiz.com
Davaların kısa sürede sonuçlanmasının ve adaletin yerini bulmasının halkın yararına olduğu bir kez daha anlaşılır.

YÜZME YARIŞLARI
Nasreddin Hoca sofraya oturmuş. Bakmış çorba tasında iki sinek. Hanımına seslenmiş:
" Hatun koş, yüzme yarışları başladı. "

AYRAN NİYETİNE
Nasreddin Hoca yoğurt yerken, tahta kaşığı kırılmış. Çaresiz tabağı kafaya dikmiş. Onu bu halde gören hanımı:
" Hoca, bu ne hal? Yoğurt öyle yenir miymiş? " deyince Nasreddin Hoca:
" Kaşık kırılınca yoğurdu ayran niyetine içesim geldi. " demiş.

HOCANIN HANIMI HORLUYOR
Gecenin bir vakti hanımı horlarken, Nasreddin Hocayı uyku tutmamış. Aradan bir saat geçmiş. Duvarlar sallanmaya başlayınca hanımı aniden uyanmış, yatakta oturumuna gelmiş:
" Hoca, gürültüye uyandım. Ben horluyor muydum? " diye sormuş.
Hoca:
" Ne horlaması, hanım? Gök gürledi. Belli yağmur yağacak. " demiş.

HOCA HAVUZA DÜŞÜYOR
Nasreddin Hoca, içinde balık var mı diye bakarken, havuza düşmüş. Başlamış feryat etmeye:
" İmdat Yardım edin, boğuluyorum. "
Kimse oralı olmamış. Adamın biri:
" Hocam, sen yüzme biliyordun ya, " demiş.
Bunun üzerine Nasreddin Hoca:
" Doğru, nasıl da unutmuşum? " demiş ve iki kulaç atmış ve havuzdan çıkmış.

SON
Serdar Yıldırım - 3171

Dört Yüz Akçe

Bir gün Nasreddin Hoca bakmış,uzaktan bir köylü topluluğu geliyor. Hemen yere sırtüstü uzanmış.
Biraz sonra birkaç köylü gelmiş.
Köylülerden biri:
"Bir fakir ölmüş, bu adam için kefen parası toplayalım."
Köylüler paralarını birleştirmiş ve beş yüz akçe olmuş.
Bir köylü parayı sayarken:
"Bunun gömülmesine yüz akçe yeter," demiş" kalan dört yüz akçeyi de güvenilecek birini bulursak evindekilere, arkasında kalanlara veririz."
Hoca bu sözü duyunca hemen fırlamış:
"Arkadaşlar Siz en iyisi o dört yüz akçeyi bana verin, ben evde kalanlara sağ salim götüreyim Daha dört yüz akçeyi götüremeyecek kadar ölmedim"
Mehmet Cihan - 3037

Yürüyen Merdiven

Temel ile Dursun sohbet ediyordu , Dursun söyler :

Düşünebiliyor musun Temel dün bir saat boyunca asansörde kilitli kaldım. Temel de:

O da bir şey mi der ; Geçen hafta markette elektrikler kesilince yürüyen merdivende üç saat boyunca oturmak zorunda kaldım.
Lale - 3019

Suçlu

Bir suçlu yurt çapında aranıyormuş. Bütün emniyet müdürlüklerine suçlunun bir adet cepheden ve iki adet profilden resmi dağıtılmış. İki gün sonra Trabzon Emniyet Müdürlüğü'nden bir fax gelmiş:

- Suçlulardan ikisini yakaladık. Üçüncüsünün yakalanması an meselesi
Serdar - 3018

Dursun'un Saatleri

Dursun, saatlerin geri alınacağını duyunca, evdeki saatleri toplayıp Saatçi Temel'e gider:

- Ula Temel, saatler geri alınacakmış. Biz de evdeki saatleri senden satın aldığımız için sana getirdik. Bunları geri alacaksun daa...

Temel kendinden emin bir şekilde:

- Öyle yağma yok. Ben de duydum. Ama sadece 1 saat geri alınacakmış. 1 tanesini alırım, diğerlerini almam.
kader - 3017

İş Başvurusu

Laz gazetedeki iş ilanı üzerine gelmiş ve sırası gelince görüşmeye girmiş. İş ilanında üniversite mezunu, iyi Fransızca konuşan, pazarlama konusunda tecrübeli bir yönetici arandığı yazıyormuş.

- Hoş geldiniz, hemen başlayalım. Hangi üniversite mezunusunuz?

- Üniversite mezunu değilim.

- Öyle mi? O zaman yabancı dilinize güveniyor olmalısınız.

- Yabancı dil bilmem.

- Demek bilmiyorsunuz. O zaman tecrübenize güvenerek geldiniz.

- Pazarlama konusundan anlamam.

- O zaman niye geldiniz canım kardeşim ?

- Bu işte bana güvenmeyin. Onu demeye geldim.
fıkraoku.com - 3012

DER SAYFALAR :

Bir Fkra Paylan

Balk :

Ekleyen :

KARADENİZ FIKRALARI Kategorisinde 329 Fkra Bulundu.

FIKRALAR ANA SAYFAYA DN