Eğitim Sitesi

Sayı Fasulyesi Türk ve Dünya Masalları

masal okuSayı Fasulyesi

Sayı Fasulyesi

Bir varmış bir yokmuş. Zülal adında bir kız ailesi ile mutlu mesut yaşarmış. Beş yaşını doldurmak üzere olan bu tatlı kızı altı yaş heyecanı sarmış da sarmış. Kreşteki bütün arkadaşlarını doğum günü partisine davet eden küçük kız, bu seneki doğum günü pastasında kocaman bir uçurtma resmi olsun istiyormuş.

 

“Neden uçurtmalı pasta?” diye soranlara, “Büyüdüğüm için mutluluktan uçuyorum da ondan” diyormuş.

 

Doğum gününde herkes yanındaymış bu sevimli kızın. Öyle ki ninesi Sebahat Hanım’dan, kreşteki öğretmeni Elif Sude Hanım’a kadar herkes Zülal’in bu mutluluğuna eşlik ediyormuş. Doğum günü çocuğu, akşam olup da yatağına girdiğinde “Artık büyüdüm, yaşasın bana abla diyecekler artık” diye mırıldanmış ve pespembe bir rüyaya merhaba demiş.

 

Yağmur damlalarının penceresine yavaş yavaş dokunduğu yeni bir güne gözlerini açmış evin küçüğü. Ve elini yüzünü yıkadığı gibi annesinin yanına koşmuş.

 

Hamide Hanım mutfakta kahvaltı masası hazırlıyormuş. Kızının yanına geldiğini fark etmeyen kadıncağız, “Böö” sesiyle “Ayy” diye bağırınca Zülal’i gülme almış. Anne-kız birbirlerine sarılmışlar derken baba Kenan Bey onları kıskanmış ve “Hey hey beni unuttunuz” deyip aralarına sokulmuş.

 

Tam da o sırada ocaktaki çaydanlıktan “Hışşş” diye bir ses duyulmuş. “Çaydanlık bizi kıskandı anlaşılan” deyip espriyi patlatmış Kenan Bey.

 

Çayın taştığını fark eden Hamide Hanım, hemen koşmuş ocağın altını kapatmış. Sonra da eşi ile biricik kızını hazırladığı muhteşem kahvaltıya çağırmış. Kahvaltı yaparken kimse konuşmamış o sabah. Hamide Hanım ile Kenan Bey’in kızlarına söylemek istedikleri bir şey varmış ama kızlarının tepkisinden çekiniyorlarmış. Konuşmak için en uygun zamanı bekliyorlarmış.

 

Anne-babasının kaş göz işaretleri ile birbirlerine bir şeyler anlatmaya çalıştığını fark eden Zülal dayanamayıp, “Anneciğim, babacığım bir sorun mu var?” diye sormuş. “İşte tam zamanı” diye mırıldanan Kenan Bey, başlamış söze:

 

-Kızım, evde sıkıntıdan patlıyorum diyordun ya hani, e altı yaşına da girdin. Biz diyoruz ki bu sene seni okula…

 

- Ben okula gitmeyeceğim.

 

- Kızım okula gitmezsen cahil kalırsın. Ne yazılanları okuyabilirsin, ne de ihtiyacın olduğunda bir şey yazabilirsin. Söylemek istediklerini yazamayan bir insan olmak istemezsin değil mi? Hele ki günümüzde!

 

- Okula gitmeyeceğim dedim!

 

- Kızım okula gidersen canın hiç sıkılmaz. Orada resim yapacaksınız, şarkı söyleyeceksiniz. Bir sürü arkadaşın olacak, teneffüslerde oyunlar oynayacaksınız.

 

- Ben okula gitmeyeceğim. Hem benim kreşte arkadaşlarım var zaten. İstemiyorum ben bir şey.

 

Hüngür hüngür ağlayan Zülal’i, okula gitme konusunda iknâ etmeye çalışan anne baba ne dediyse, Zülal onlara bir cevap vermiş. Üstelik ağlamasını da hiç kesmemiş.

 

Kenan Bey, kızının bu denli ağlamasına dayanamamış ve eşi Hamide Hanım’a “Üstüne gitmeyelim, şimdilik bu konu kapansın” dercesine göz kırpmış.

 

Odasına çıkan küçük kız, yatar yatmaz uyuyakalmış ve bir rüya görmüş.

 

Rüyasında abaküs ve sayı fasulyeleri ile oynuyormuş. İşaret parmağı ile sağdan sola soldan sağa kaydırdığı renkli sayı fasulyelerinden biri Zülal’e göz kırpmış ve “Bana dikkatlice bak” demiş. Küçük kız, yeşil sayı fasulyesinin dediğini yapmış. Bir de ne görsün!

 

Defterler, kitaplar uçuşuyor, sayı fasulyeleri oradan oraya koşuşturuyor, abaküsler zıplıyor, rakamlar harflerle kol kola geziyor. Nereye geldiğini çok merak eden küçük kız, gözlerini tekrardan elindeki fasulyeye çevirmiş. Sayı fasulyesine bakar bakmaz göğe doğru yükselmeye başlayan Zülal, uçmaktan büyük keyif almış. Kıkır kıkır gülmeye başlamış. Uçarken yanından beyaz önlüklü birçok öğretmenin geçtiğini görmüş. Onlara gökyüzünde ne yaptıklarını sormaya vakit bulamamış, çünkü zaman çok hızlı geçiyor her şey çok hızlı yaşanıyormuş. Cebinden çıkardığı sayı fasulyesine yeniden bakan küçük kızın parmaklarından sular fışkırmaya başlamış. “Fıışşş” diye akan sularla yeryüzü koca bir deniz olmuş. Küçük kız, bu denizin içinde yüzmeye başlamış. Yüzmeyi çok seven kız, yanından, üzerinde “Eğitim”, “Öğretim” vb. isimler yazan gemilerin geçtiğini görmüş onlara el sallamış. Geçen gemilerin içinde kimlerin olduğunu çok merak eden Zülal, “Bunu bilse bilse sayı fasulyem bilir” demiş ve yeniden ona bakmış. Fasulyeye bakmasıyla kızın bulunduğu o güzel yerde en güzel şarkılar çalmaya başlamış. Bu güzel şarkıları neşe ile dinleyen bu tatlı kız, bir yandan türlü oyunlar oynamış bir yandan da yanına gelen çocuklarla tanışmış. Bir arkadaş ile tanışan Zülal’in yanına koşa koşa gelen yeşil fasulye küçük kızın kulağına fıs fıs bir şeyler fısıldamış. Meğer yeşil sayı fasulyesi bu güzel kıza, okula giden her çocuğun aynı bugünkü gibi sürekli bir macera içinde olduğunu, hep güldüğünü, okulda mutlu olmak için bir sürü sebep olduğunu vb. fısıldamış. Bunu öğrenen Zülal, sevincinden hop hop hoplamaya başlamış ve çalan şarkıya eşlik etmiş:

 

“Eğlenceyi seviyorum diyorsan, öğrenmek zevk verir diyorsan, oyunsuz yapamam diyorsan gel gel gel sen de gel. Gel Ayşe gel, gel Ahmet gel, gel Tuğba gel, gel Bora gel, okula sen de gel…”

 

Kızının uykusunda gülümsüyor olmasından güzel bir rüya gördüğünü anlayan anne Hamide Hanım, onu uyandırmaya kıyamamış. Ama aksilik bu ya, küçük kız annesinin ayak sesini duyup bir anda şak diye gözlerini açmış.

 

Kızına sıkı sıkı sarılan Hamide Hanım, “Biricik kızım, bence hemen babanın yanına koşmalısın” deyip gülmüş. Annesinin bu sözüyle babası Kenan Bey’in yanına koşan Zülal “Babacığım yoksa bana hediye mi aldın?” diye sorunca, Kenan Bey “Cimcimeye da bakın hele, günaydın bile demeden hediye mi aldın diyor” deyip kahkaha patlatmış.

 

Küçük kızın yanakları utancından pembe gül gibi olmuş. Ellerini önünde birleştiren küçük kız babasının hoşuna gitsin diye “Günaydın aslan babacığım” deyivermiş bir çırpıda. İkinci kahkahayı da Zülal’in bu cümlesi üzerine atan Kenan Bey, kızının yanaklarından öpmüş, ardından kanepenin arkasına sakladığı hediye paketini çıkarmış.

 

Büyük bir heyecanla babasının uzattığı hediyeyi alan kız, hemen paketi açmaya başlamış. Zülal’in gözleri şaşkınlıktan kocaman kocaman olmuş. Çünkü paketin içinden renk renk oyun hamurları, renk renk sayı fasulyeleri, kocaman bir abaküs, resim defteri, boya kalemleri, suluk ve daha nice okul malzemesi çıkmış. Fasulye kutusunu eline alan kız, kutunun içine küçük parmaklarını sokmuş ve yeşil fasulyelerden birini çıkarmış ve avcunun içinde sıkı sıkı tutmuş.

 

Kızına hediyelerini beğenip beğenmediğini soran Hamide Hanım, bu hediyeleri babasıyla beraber özenle seçtiklerini söylemiş. Evin küçüğü, anne babasına sarılıp teşekkür etmiş. Ve ardından okulların ne zaman açılacağını sormuş.

 

Baba Kenan Bey, “Kızım bildiğimiz kadarıyla sen okula gitmek istemiyordun. Neden sordun ki, okulların ne zaman başlayacağını?” deyince, Zülal şöyle demiş:

 

“Olur mu öyle şey, eğlenmeyi ve öğrenmeyi seven her çocuk okula gitmek ister. Bende istiyorum. Ben gitmek istemiyorum diyerek size şaka yapmıştım aslında.”

 

Bu sefer de Hamide Hanım ile Kenan Bey’in ağızları şaşkınlıktan kocaman açılmış. Onlar şaşkın şaşkın birbirlerine bakarken, küçük kız, odasındaki çalışma masasına döktüğü rengârenk sayı fasulyeleri ile oynuyor bir yandan da şöyle mırıldanıyormuş:

 

“Eğlenceyi seviyorum diyorsan, öğrenmek zevk verir diyorsan, oyunsuz yapamam diyorsan gel gel gel, sen de gel. Gel Zülal gel, okula sen de gel…”

 

Mine TAŞDEMİR

Ekleyen : Mine TAŞDEMİR     Okunma : 16495 kez

tags çocuk masalları, masallar, masal oku, masal sitesi, en yeni masallar, eğitici masallar, Mine TAŞDEMİR

Aşağıdaki benzer masalları da okuyabilirsiniz.

Çocuk Masalları Şaka Yapmayı Seven Fil 20979 kez okundu.

Çocuk Masalları Badem Ağacı 78154 kez okundu.

Çocuk Masalları Sığınak Arayan Çocuk 35162 kez okundu.

Çocuk Masalları Kirpi İle Tilki 4675 kez okundu.

Çocuk Masalları Dağınık Çocuk 112712 kez okundu.

masal ekle Masal - Hikaye Eklemek İsterseniz Tıklayın

nextİçerik Hakkında Yorum Yazın...

Yazan:    

next YAZILAN YORUMLAR (15 yorum yazılmış)

box Rümeysa :Bence çok güzel sanki masalda ben varmışım gibi hisseddim
box Defne ada :Çok güzel bir hikaye baiyldim
box Tuğçe naz :Niye gerçek sayı fasulyesinden koymuşlar.Offf insanın okuyasini kaciriyor
box zeliha gıpgıp :bence hiç güzel değil onun yerine daha güzel olsa iyiymiş :((
box BENGİ :Herkesin okumasını tavsiye ederim çok güzel
box BERFİN :Gerçekten güzel bir hikaye akıcılığı mükemmel beğendim
box ÖZGE ZIPIR :çokkkkkkkkkkkkkk güzel
box ömer çapuçlu :bence çok güzel ve anlatıcı bir hikayae okumanızı tavsiye ederim...
box nursima özbölük :çok güzel çok memnun oldum.
box NİSAM NUR :bence süper bir hikaye bayılddım
box ayşe :hikayeler cok güzel bayıldım
box özlem hatice bayram :okula kötü dien herhalde cahilin ta kendisidir .O kul neşenin aynı zamanda da bilginin ögrenildigi yerdir .Burdan başka güzel yer var mıdır?
box SİBEL :HİKAYELER ÇOK GÜEL
box hahaha :çok güzel bir hikaye
box ŞEYMA :ben bu hikayelere bayıldım okula gitmek çok güzel bir şey yaşasın okullllllllllllllll

Reklamlar

addMasallar ve Hikayeler Anasayfaya Dön