Yazılı Sınav Soruları

SBS’de neler değişti, neler hiç değişmedi? eğitim haberi

eğitim haberleriSBS’de neler değişti, neler hiç değişmedi?

929abbas-guclu.jpg Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, artık temcit pilavına dönüşen SBS’yi bir kez daha ısıtıp önümüze getirdi. Hatırlanacağı gibi SBS’yi ilk kez, Türk Eğitim Tarihi’nin en önemli projelerinden biri diye Hüseyin Çelik getirmiş, bir sonraki Bakan Nimet Baş böyle saçmalık olmaz diye sınav sayısını üçten bire indirmiş, Ömer Dinçer de kaldırılmasına karar vermişti. Ama şimdi görünen o ki allanıp, pullanıp yeniden getiriliyor. Çünkü bakanlar değişse de SBS’ci bürokratlar hep aynı koltukta oturmaya devam ediyor...
Peki “Her şey çok daha güzel olacak, çocukların yüzü gülecek“ denilen yeni sistem neler getiriyor? Daha da önemlisi, öğrencilerin üzerindeki stres azalıp, dersaneye bağımlılık azalacak mı?..
Gelin isterseniz yeni sistemin artılarını, eksilerini ve nelerin değişip değişmeyeceğini satır başlarıyla tek tek ele alalım...

Dersaneye bağımlılık?
Bakan Avcı yeni sistemin dersanelere olan bağımlılığı azaltacağını söyledi. Ama görünen o ki tam tersi olacak. Zaten gelecek yıl için kayıtlar çoktan doldu. Şimdi bu kervana, tıpkı 5 yıl önce olduğu gibi 7 ve 8’inci sınıflardan sonra 5 ve 6’ncı sınıflar da katılacak...

Stres azalacak mı?
8’inci sınıflara yönelik OKS kaldırılıp yerine 6, 7, 8’de yapılan SBS’nin getirilirken de bu “reform”un gerekçesi, öğrencilerin üzerindeki sınav baskısını azaltmak ve dersaneye olan ilgiyi azaltmaktı. Tam tersi oldu. Vasat öğrenim olanağına sahip okullarda öğrenim gören öğrenciler, aradaki açığı kapatmak için yine dersanelere koşacak. Hem de çok daha küçük yaşlarda...

Adil mi?
Sınavın adil olduğunu söylemek, abartı olur. Tavşan ile kaplumbağa aynı yarışa sokulacak ve 100 metre koşturulacak. Sonuçta da kazanan hep tavşan olacak. Çünkü, ülkenin her yerinde standart bir eğitim sistemi bulunmuyor. Bazı okullarda tam gün, bazılarında yarım gün, bazılarında ise bir kaç sınıf bir arada eğitim yapılıyor. Ama hepsine aynı sınav uygulanıyor! Adalet terazisinin dengesi daha da bozulacak gibi!

Güvenilir mi?
Bir sınavın bile güvenliği zor sağlanırken 36 sınavın güvenliği hiç de kolay olmayacak. Okullar üzerinde başarı baskısı olacağı için her okul kendi öğrencisine hem sınavda hem de karne notlarında avantaj sağlayacak! Ve notlara müdahale daha da artacak...

Sürdürülebilir mi?
Eğitimde en büyük sorun sürdürülebilirlik. Yeni sistemin de kalıcı olacağına inanan yok gibi. İlk bakan değişiminde, bu sistem de rafa kalkar görüşü hakim. Çünkü hem karmaşık hem dış etkiler açık hem de adil değil.

Ölçme-değerlendirme?
Pedagoji gibi eğitimin en önemli ayaklarından birisi de ölçme değerlendirme. Yani eşit koşullarda, objektif değerlendirme. Oysa böylesi çok katılımlı ve çok değişkenli sınavlarda bu mümkün değil. Ne okul notlarında adalet olacak ne de aynı müfredat programının uygulanışında ve değerlendirmesinde. Yani ölçme terazisi ne kadar doğru olsa da tartılan ürünler aynı ürün olmayacak!..

Şişirilmiş notlar!
Okullarda şişirilmiş not verildiğini, Bakan Avcı, dün, bir kez daha telaffuz etti ve umarız ortadan kalkar dedi. Bu sistem, şişirilmiş not uygulamasını daha da yaygınlaştıracak. Not sisteminin adil olmadığı süper lise uygulaması ile bir kez daha kanıtlanmış ve iflas etmişti. Değişen hala bir şey yok!..

Sınav sayısı azalıyor mu?
Tek sınav yerine 36 sınav geldi ve Bakan Bey hâlâ, sistem aynı sistem, değişen bir şey yok diyor. Sınıfta bir öğretmenin yaptığı sınav ile Türkiye genelinde merkezi sistemle yapılan sınav nasıl aynı kefeye konulabilir bunu da anlamak mümkün değil! Sınav sayısı arttı hem de haddinden fazla arttı. Ve her sınav, ayrı bir macera olacak!..

Uygulanabilir mi?
Sistemin uygulanabilirliği konusunda, haddinden fazla sorun çıkacak. Henüz uygulamaya geçmeden, yarından sonra, sistemde çok önemli değişiklikler olursa hiç şaşırmamak gerekir. Çünkü ayrıntılar yeterince düşünülmemiş!

Seçici mi?
Seçici olduğunu söylemek de yanıltıcı olur. Çünkü eşit koşullarda yarış olmayacak. Şişirilmiş not ve dersane, özel öğretmen dopingi alan öğrenciler hep bir adım önde olacak.

Yararlı mı?
Yararları olmaz mı, elbette olur. Örneğin okulların başarı sıkalası bir şekilde ortaya çıkabilir. Ama getirisi götürüsünün yanında hiç kalır. Dünyada en kısa eğitim süresi bizdeydi. Şimdi bu süre yılda 4 günü sınavlara ayrılarak daha da kısalacak...
Özetin özeti: Kurbağayı ürkütmeye değdi mi? Kesinlikle hayır...

Abbas Güçlü / Milliyet

Sponsorlu Bağlantılar

05.09.2013 tarihli haber
tag güncel eğitim haberleri Abbas Güçlü Milliyet yeni SBS sitemi yeni ortaöğretime geçiş sistemi yeni liseye geçiş sistemi lise puanı nasıl hesaplanacak

nextİçerik Hakkında Yorum Yazın...

Yazan :    

Henüz Yorum Yazılmamış.
İlk Yorumu Siz Yazabilirsiniz

Güncel Eğitim Haberleri