Eğitim Sitesi

KARIŞIK FIKRALAR ARŞİVİ

fıkralarYorum Yapmak

Papaz, ölmek üzere olan adamın üzerine eğilir:

"Öte tarafa uçmak üzeresin, şeytanı ve onun kötülüklerini lanetle."

Adamdan ses çıkmaz.

Papaz sabırlıdır:

"Ölmeden önce şeytanı ve onun kötülüklerini lanetle."

Yine ses yok.

Papaz sinirlenmiştir, ses tonunu yükseltir:

"Evladım, neden şeytanı ve kötülüklerini lanetlemiyorsun?"

Adam, yattığı yerden hafifçe doğrulur:

"Kusura bakma peder, nereye gideceğimi bilmeden kimse hakkında yorum yapmak istemiyorum."

Ekleyen: adalı

fıkralarİntikam

Aşırı sinirli biri, havalimanında check-in bankosundaki ilgili memura hak etmediği halde, etmediği hakareti bırakmamış...

Müşterinin abartılı kabalığı karşısında, banko memuru sakin ve güler yüzlü bir şekilde davranıyor, hiç cevap vermeden işine devam ediyormuş...

Adam işi bitip gidince, bir arka sıradaki müşteri;

"Sizi tebrik ederim..." demiş memura, "Hiç tahrike kapılmayıp nezaketinizi sürdürdünüz. Ama bu kadarı da yanlış... Yapabileceğiniz bir şeyler olmalı..."

"Olmaz olur mu, var efendim..." demiş, memur gülümseyerek; "Şerefsiz New York'a gidiyor, bavulları Berlin'e..."

Ekleyen: elif can

fıkralarHoca'nın Kızı

Köy İmamı birgün köylülere konuşma yapıyormuş. Hoca köylülere kızlarınız açık giyiniyor, makyaj yapıyor, kızlarınıza söyleyin, kendilerine dikkat etsin, böyle yapmasınlar demiş. Köylüler hoca bunları senin kızın da yapıyor demişler. Hoca ise şöyle demiş;

- "ALLAH VAR ŞİMDİ, BİZİM KIZA DA YAKIŞIYOR HA.." demiş.

Ekleyen: Aysıma

fıkralarVallahi Efendim Ben Anlamam

Bir profesör konferans vermek için bir şehre gitmiş. Belirlenen saatte salona girmiş fakat ne görsün? Salonda yalnızca bir kişi oturmakta... Profesör bir an gururuna yediremeyip gitmeye yeltenmiş... Ancak bunun kendisini dinlemeye gelen kişiye saygısızlık olacağını düşünüp vazgeçmiş. Gidip kürsüdeki yerini almış fakat önce bir sorayım diye düşünmüş; "Acaba bu kişi tek başına beni dinlemek ister mi?". Profesör adama sormuş:
- Beyefendi gördüğünüz gibi salon boş. Ama siz bana ve fikirlerime değer verip buraya kadar zahmet etmişsiniz. Siz anlatmamı isterseniz ben konferansı yalnızca sizin için de sunarım. Ne dersiniz?
Adam cevap vermiş:

- Vallahi efendim ben anlamam! Ben seyisim. Ahıra bir at gelse de yem veririm, yüz at gelse de yem veririm!
Profesör mesajı almış. Hatta biraz da aşka gelip kürsüye çıkmış. Anlattıkça anlatmış... Anlattıkça anlatmış... Normalde iki saatlik konuşma hazırlamışken bu hızla üç saat anlatmış... Dört saat anlatmış... Beş saat anlatmış... Nihayetinde konuşmasını bitirip adama sormuş:

- Beyefendi nasıl buldunuz konuşmamı? Beğendiniz mi?

Adam cevap vermiş:

- Vallahi efendim ben anlamam! Ben seyisim. Ahıra bir at gelse de yem veririm, yüz at gelse de yem veririm! Ancak... Ahıra bir at gelirse diğer doksan dokuz atın yemini de o ata vermem!...

Ekleyen: Gülserin Güngör

fıkralarAhtapotların Romantizmi

Hayvanat bahçesinde iki ahtapot kollarını birbirine sarmış, dolaşıyorlardı.Erkek ahtapot eğildi, hafif sesle dişi ahtapotun kulağına fısıldadı :
-Ne güzel bir gece, değil mi sevgilim?...Mehtap, yıldızlar, sen, ben...Ve bu güzel gecede seninle ikimiz böyle kol kola kol kola kol kola kol kola kol kola dolaşıyoruz.

Ekleyen: çelikbaş

fıkralarSert Kovboy

Bir kovboy çiftliğine dönmektedir.Bindiği atı yeni satın almıştır.Atın üstünde bir gün evvel evlendiği genç bir kadını da getirmektedir. Sel yatağı boyunca ilerlediklerinden, kötü bir rastlantı sonucu at kayar.
-Bir, der kovboy kısaca.
Ve on dakika sonra at yine bir yoldan sapma yapar.
-İki, der kovboy.
Biraz daha ileride, at bir engel karşısında, az kalsın dengesini kaybeder gibi olur, bu kez kovboy ne bir, ne iki der. Kadını attan indirir ve :
- Üç, der!
Ve bir tabancayla atı öldürür. Genç evli kadın, dehşete düşmüştür. İtiraz etmekten kendini alıkoyamaz.
-Her şeye karşın, biraz sert, yapmamalıydın!
Ve kovboy sayar :
-Bir!

Ekleyen: ARDA

fıkralarHoo!..

Doğu köylerinden birinde, kış kıyamette, adamın birisi ölmüş.Köylüler cenazeyi kızakla mezarlığa götürüyorlarmış.Ama daha mezarlığa varmadan, kızak da, öküzler de çamura saplanmış. Köylüler uzaktan öküzlere bağırmışlar çağırmışlarsa da, kimse çamura girmeyi göze alamamış.

O sırada, birisi, bakmış ki; dirilerden hayır yok, ölüye seslenmiş :

-Ulan, öldün öldünde, öküzlere bir "Ho!" diyemeyecek kadar mı öldün, mübarek?

Ekleyen: emir

fıkralarGelin Adayı

Genç adam heyecanla eve gelmiş annesinin yanına giderek;
"Anneciğim, evlenmeye karar verdim ve hayalimdeki kadını buldum. Ancak senin de aynı fikirde olup olmayacağını merak ediyorum. Eğlence olsun diye yarın sana üç tane hanım arkadaşımı getireceğim. Bakalım hangisi ile evleneceğimi bulabilecek misin?"
Anne merakla kabul etmiş, getir bakalım, demiş.
Ertesi gün, genç adam yanında üç tane güzel hanımla eve gelmiş. Hep beraber oturmuşlar, sohbet etmeye başlamışlar.
Bu arada anne çay, pasta servisi yaparken, sorular soruyormuş.
Akşam olunca hanımlar izin isteyip, kalkmışlar.
Genç, annesine dönerek; "Tahmin et bakalım. Hangisiyle evleneceğim?"
Anne, büyük bir kararlılıkla; "Kızıl saçlı olanla evleneceksin"
Genç çok şaşırmış; "Nasıl olur, nasıl tahmin ettin? Tam isabet"
"İçlerinden bir tek onu sevmedim"

Ekleyen: ela

fıkralarBir Cinayet Davası

Mahkemede bir cinayet davası görülüyordu. Adamın katil olduğu hemen hemen kesindi, bunu gören davalı avukatının aklına bir şeytanlık geldi.
"Bayanlar baylar... hepinize bir sürprizim var" diyerek saatine baktı...
"Tam bir dakika sonra, müvekkilim tarafından öldürüldüğü iddia edilen kişi bu mahkeme salonundan içeri girecek..."
Bunun üzerine hakim, seyirciler, bütün kafalar mahkeme salonunun kapısına döndü... 1 dakika geçti... Hiç bir şey olmadı... Bunun ardından avukat:
"Bakin..." dedi.." Ortaya bu iddiayı attım ve hepiniz heyecan içinde kapıya bakıp 1 dakika boyunca beklediniz. Bu gösteriyor ki gerçekten ortada bir ölü olduğuna ve dolayısıyla müvekkilimin katil olduğuna sizler tamamıyla inanmış değilsiniz..."
Bu sözün ardından hakim kararını açıkladı ve adamı suçlu buldu...
Avukat şok içinde:
"Ama nasıl olur? Az önceki gösteriden hepiniz etkilendiniz... Hepinizin
kapıya baktığını gördüm!"
Hakim:
"Evet doğru... hepimiz baktık" dedi... "Ama müvekkiliniz bakmamıştı!"

Ekleyen: Erdal Aralık

fıkralarGenç Deve

Genç deve sorar:
-Anne niye bizim ayaklarımız bu kadar büyük?
Anne cevap vermiş:
-Çölde kuma batmamak için.
Genç deve tekrar sormuş:
-Peki kirpiklerimiz niye bu kadar gür?
Anne tekrar cevap vermiş:
-Çölde kum fırtınalarında kum kaçmasın diye.
Merakı yatışmamış olan genç deve bir soru daha sormuş:
-Bizim niye hörgüçlerimiz var?
Anne deve sabırla yanıtlamış:
-Çölde çok uzun süre susuz idare edebilmek için suyu hörgüçlerimizde depolarız.
Sonunda dayanamayan genç deve sormuş:
-Peki biz Ankara Devlet Hayvanat Bahçesinde ne halt yiyoruz???

Ekleyen: Aykut Ve Nehir

fıkralar

fıkralar KOMİK BİR FIKRA EKLEYİN...

Başlık:

Fıkra:

Ekleyen:

Müstehcen ve seviyesiz içerikli fıkralar yayına alınmaz!

DİĞER SAYFALAR :
««   ÖNCEKİ   1 2 3 4 5 6   SONRAKİ   »»

KARIŞIK FIKRALAR Arşivinde Toplam 236 Fıkra Kayıtlıdır.