Oyun Siteleri

KARADENİZ FIKRALARI ARŞİVİ

fıkralarDört Yüz Akçe

Bir gün Nasreddin Hoca bakmış,uzaktan bir köylü topluluğu geliyor. Hemen yere sırtüstü uzanmış.
Biraz sonra birkaç köylü gelmiş.
Köylülerden biri:
"Bir fakir ölmüş, bu adam için kefen parası toplayalım."
Köylüler paralarını birleştirmiş ve beş yüz akçe olmuş.
Bir köylü parayı sayarken:
"Bunun gömülmesine yüz akçe yeter," demiş" kalan dört yüz akçeyi de güvenilecek birini bulursak evindekilere, arkasında kalanlara veririz."
Hoca bu sözü duyunca hemen fırlamış:
"Arkadaşlar Siz en iyisi o dört yüz akçeyi bana verin, ben evde kalanlara sağ salim götüreyim Daha dört yüz akçeyi götüremeyecek kadar ölmedim"

Ekleyen: Mehmet Cihan

fıkralarYürüyen Merdiven

Temel ile Dursun sohbet ediyordu , Dursun söyler :

Düşünebiliyor musun Temel dün bir saat boyunca asansörde kilitli kaldım. Temel de:

O da bir şey mi der ; Geçen hafta markette elektrikler kesilince yürüyen merdivende üç saat boyunca oturmak zorunda kaldım.

Ekleyen: Lale

fıkralarSuçlu

Bir suçlu yurt çapında aranıyormuş. Bütün emniyet müdürlüklerine suçlunun bir adet cepheden ve iki adet profilden resmi dağıtılmış. İki gün sonra Trabzon Emniyet Müdürlüğü'nden bir fax gelmiş:

- Suçlulardan ikisini yakaladık. Üçüncüsünün yakalanması an meselesi

Ekleyen: Serdar

fıkralarDursun'un Saatleri

Dursun, saatlerin geri alınacağını duyunca, evdeki saatleri toplayıp Saatçi Temel’e gider:

- Ula Temel, saatler geri alınacakmış. Biz de evdeki saatleri senden satın aldığımız için sana getirdik. Bunları geri alacaksun daa...

Temel kendinden emin bir şekilde:

- Öyle yağma yok. Ben de duydum. Ama sadece 1 saat geri alınacakmış. 1 tanesini alırım, diğerlerini almam.

Ekleyen: kader

fıkralarİş Başvurusu

Laz gazetedeki iş ilanı üzerine gelmiş ve sırası gelince görüşmeye girmiş. İş ilanında üniversite mezunu, iyi Fransızca konuşan, pazarlama konusunda tecrübeli bir yönetici arandığı yazıyormuş.

- Hoş geldiniz, hemen başlayalım. Hangi üniversite mezunusunuz?

- Üniversite mezunu değilim.

- Öyle mi? O zaman yabancı dilinize güveniyor olmalısınız.

- Yabancı dil bilmem.

- Demek bilmiyorsunuz. O zaman tecrübenize güvenerek geldiniz.

- Pazarlama konusundan anlamam.

- O zaman niye geldiniz canım kardeşim ?

- Bu işte bana güvenmeyin. Onu demeye geldim.

Ekleyen: fıkraoku.com

fıkralarHasta

Devlet Bakanı Faruk Özak, Trabzon Fatih Hastanesinde bazı açılış törenlerine katıldıktan sonra, tedavi gören hastaları ziyaret ederek, geçmiş olsun dileğinde bulunur.

Bir odaya girerek, tedavi gören yaşlı bir kadına, geçmiş olsun dileğinde bulunan Özak, yakınına, "Neyi var?" diye sorar.

Hasta yakının cevabı ise kısa olur:
"Hasta"

Ekleyen: irem20066002meri

fıkralarHoca'dan Nasihat

Nasreddin Hoca, insanların kendilerine söylenenleri, verilen öğütleri iyi dinlemeleri, devamlı olarak bir şeyler öğrenmeye çalışmaları ve ilimlerini arttırarak daha mükemmel yaşamaları gerektiğini anlatıyormuş.

– “Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz” emrini unutmayınız diyormuş. Cemaatte pek uyanış görememiş.
Bir gün beraberce ormana gittiklerinde eşeklerini otlu bir düzlükte serbest bırakmışlar. Hoca eşeklere dönüp,

-“Biraz burada otlayın. Sonra şu tarafa doğru gidin, orada daha güzel otlar var. Sonra şuraya doğru gidin. Hem içecek su var, hem de daha da güzel otlar var.” demiş.

İşlerini tamamlayıp eşeklerini almaya gitmişler. Bakmışlar ki eşekler ilk bıraktıkları yerde otlamaya çalışıyorlar. Hem karınlarını tam doyuramamışlar, hem de susuzlar.

Hoca eşeklere çıkışmış;

-“Sizlere o kadar nasihat edip yol gösterdim, halâ bıraktığım yerde otluyorsunuz! Yürüyün bakalım, doğru ahırınıza.” demiş.

Ekleyen: Sevgi ORAL

fıkralarHoroz İlacı

Temel ile Dursun sohbet ediyorlardı. Dursun;

"Yahu Temel sen tavuklarına yanaşmayan horozi nasıl tedavi etturdun?" diye sordu

Temel;

"Veteriner getirdim. Yemlerine bir ilaç kariştirdu. Ondan sonra tavuklara rahat vermez oldilar. Şaştım kaldim uşağum." dedi.

Dursun rica etti;

"Uy Temel şu ilacın adını bana da söyleyiver!"

Temel'den cevap geldi;

"Adını bilmiyrum ama tadu nane şekerine benzeyi."

Ekleyen: Da Vinci

fıkralarAltı Kağıt

Nasrettin Hoca bir gün pazarda altı kağıt diye bağırarak ayakkabı satar. Adamın biri Nasrettin hocadan altı kağıta ayakkabı alır. Adam ayakkabıyı giyip gider. Adam biraz ilerledikten sonra ayakkabının altı yırtılır. Adam ayakkabının altının kağıttan olduğunu fark eder ve Nasrettin Hocanın tezgahına geri gider. Adam hocaya şunları söyler;

-Utanmıyor musun kağıttan ayakkabı satmaya.

Hoca;

Eee ben altı kağıt diye bağırmıyormuydum demiş

Ekleyen: Ahsen Altın

fıkralarÇaresi - Kardeşlik

Çaresi

Nasrettin Hoca pazara giderken mahalleden şakacı biri yanına gelip:

- Efendim akşam uyurken ağzıma fare kaçtı. Bunun çaresi nedir?

- Çaresi kolay demiş Nasrettin Hoca, acıkmış bir kediyi ağzınıza sokup yutun!

Kardeşlik

Bir gün Nasrettin Hoca eşeği ile giderken bir komşusuna rastlamış. Adam Hocayla alay edip :

- "Hocam, iki kardeş nereye gidiyorsunuz?" diye sormuş. Nasrettin Hoca:

- Evet efendim, kardeşiniz "canım sıkıldı bir ahbabın evine götürün" dedi de onu sizin eve götürüyorum. Size rastladık yolumuz kısaldı

Ekleyen: kepsutlu

fıkralar

fıkralar KOMİK BİR FIKRA EKLEYİN...

Başlık:

Fıkra:

Ekleyen:

Müstehcen ve seviyesiz içerikli fıkralar yayına alınmaz!

DİĞER SAYFALAR :
««   ÖNCEKİ   1 2 3 4 5 6   SONRAKİ   »»

KARADENİZ FIKRALARI Arşivinde Toplam 326 Fıkra Kayıtlıdır.