Eğitim Sitesi

Dosya Yükle

Eş Sesli (Sesteş) Kelimeler Sözlüğü

Eş Sesli (Sesteş) Kelime Örneği Arayın...

Yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları farklı olan kelimelere eş sesli (sesteş) kelimeler denir.

box Eş sesli (sesteş) kelime: Dil
1. Ağızda bulunan tat alma organı. "Sütten dili yanan, yoğurdu üfleyerek yermiş."
2. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan. "Kaç aydır bu dil kursuna gidiyorsun?" "Beni vazgeçirmek için az dil dökmedi."

box Eş sesli (sesteş) kelime: Göz
1. Görme organı. "Gözlerinin karası, oldu yürek yarası."
2. Çekmece. "Okul kıyafetlerini hangi göze koydun?"

box Eş sesli (sesteş) kelime: Bağ
1. Bahçe, bostan. "Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur."
2. Deste. "Ona bir özür borcum vardı, bir demet çiçek alıp gittim."

box Eş sesli (sesteş) kelime: Yayık
1. Tereyağı çıkarmak için sütün, yoğurdun içinde çalkalandığı kap veya makine. "Yayık tereyağını, taze ekmeğe sürüp yemeye bayılırdı."
2. Yayılmış, yayvan. "Herkes bir tarafa yayılmış; gelin, toplanın bakalım şöyle."

box Eş sesli (sesteş) kelime: Hayır
1. Olumsuzluk bildiren söz. "Tüm tekliflerime hayır diyor."
2. İyilik, karşılık beklenmeden yapılan yardım. "Artık kendini hayır işlerine adamış."

box Eş sesli (sesteş) kelime: Koca
1. Kadına göre eş. "Kocası her akşam eve elleri dolu gelirdi."
2. Büyük. "Koca koca ağaçları acımadan kestiler, orman filan kalmadı artık."

box Eş sesli (sesteş) kelime: Kır
1. Şehrin dışındaki dağ, bayır, beyaz renk. "İnsan arada kırlara, bayırlara kaçıp gitmeli."
2. Parçalamak, bozmak. "Maç çok zorluymuş, adamın ayağı kırılmış."

box Eş sesli (sesteş) kelime: Boğaz
1. İki kara arasındaki kısım. "İstanbul'da boğaz olması şehre ayrı bir güzellik katıyor."
2. Boynun ön bölümü. "İki gündür yolardayım, boğazımdan sıcak bir yemek geçmedi."

box Eş sesli (sesteş) kelime: Bel
1. İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm. "O çuvalı kaldırdığımdan beri belim ağrıyor."
2. Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan tarım aracı. "Bahçeyi kim belleyecekse bellesin, yoksa bu belleri alacağım."

box Eş sesli (sesteş) kelime: Sal
1. Su üzerinde ulaşımı sağlayan bir araç türü. "Çocuklar bir başına sala binmiş gidiyorlardı."
2. Bırakmak, salmak. "Öğretmen sözlerini bitirinceye kadar bizi salmadı."

box Eş sesli (sesteş) kelime: Yol
1. Ulaşımı sağlamak için yapılmış yer. "Bu yolu takip edin, tam karşınıza çıkacak."
2. Tüy, saç vb. şeyleri yolmak, koparmak. "Dediklerime dikkat et, saçlarını yolarım senin."
3. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. "Bu soruyu neden uzun yoldan çözmeye çalıştın?"

box Eş sesli (sesteş) kelime: El
1. Parmaklarımızın bulunduğu organ. "Ellerimdeki lekeleri çıkarmak için çok uğraştım."
2. Yabancı. "Gurbet ellerde perişan oldu garibim."

box Eş sesli (sesteş) kelime: Ton
1. Dir rengin veya sesin tonu. "Bence saçlarını bir ton daha açık boyatmalısın."
2. 1.000 kg ağırlığın karşılığı. "Bu bahçeden kaç ton mahsul alınır ?"

box Eş sesli (sesteş) kelime: Yengeç
1. Eklem bacaklılardan, kabuklu, birinci ayak çifti iki kıskaç olarak gelişmiş, eti için avlanan, suda yaşayan bir böcek. "İlk defa yengeç gördüğü için, şaşkın şaşkın bakıyordu."
2. Zodyak üzerinde İkizler ve Aslan arasında bulunan takımyıldızın adı, Seretan. "Yengeç burcundan insanlarla hiç anlaşamıyorum"

box Eş sesli (sesteş) kelime: Var
1. Elde bulunan, var olan. "Bizim evde kalan beş kişi var." "Cebimde sadece 5 TL var."
2. Ulaşmak, varmak. "Sabah olmadan oraya varırız gibime geliyor."

box Eş sesli (sesteş) kelime: Serin
1. Bir şeyi açarak yaymak. "Yeni kilimi yere serip üzerine oturdular."
2. Ilık ile soğuk arası. "Sabahları genelde bir serinlik oluyor."

Örneklendirilmesini istediğiniz, eş sesli (sesteş) kelimeler-sözcükler ekleyin...

Kelime: Anlam(lar):

Bu sayfadaki içerikler kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz, kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.

Eş Sesli (Sesteş) Kelimeler Sözlüğü Arşivinde Toplam İçerik : 74