Eğitim Sitesi

Dosya Yükle

Atatürk'ün Eğitim Alanındaki Tüm Çalışmaları

note Atatürk'ün Eğitim Alanındaki Tüm Çalışmaları

Atatürk'ün Eğitim Alanındaki Tüm Çalışmaları
Atatürk'ün El Yazısı

 

Atatürk'ün El Yazısı

 

“Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması milli hissin inkişafında başlıca müessirdir. Türk dili dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek istiklalini kurtarmasını bilen Türk milleti dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.” Kemal ATATÜRK

 

1921- İlk Kez Eğitimin Millileştirilmesi Gündeme Geldi...

 

Atatürk, eğitim ile ilgili düşüncelerini ve tasarladıklarını Kurtuluş Savaşı sırasında paylaşmaya başlamıştır. Sivas Kongresi sırasında Amerikalı gazeteci Mr. Brown’la yaptığı görüşmede şunları söylemiştir: "Türk halkı iyi bir eğitim görmeli ve iyi bir hükümete sahip olmalıdır. Eğitim, okul demektir. Türk köylüsünün pek azı okuryazardır. Ama bu köylüler öğrenmeye isteklidir, çocuklarının iyi bir eğitim almasını isterler."

 

14 Temmuz 1921’de Ankara’da toplanan Maarif Kongresi yurdun her tarafından gelen 250’den fazla erkek ve kadın öğretmeni bir araya getirmiştir. Mustafa Kemal Kongreden “Türkiye’nin milli maarifini kurmasını” ister ve “milli maarifi” açıklar. Bu konuşmasıyla öğretmenlerin gelecekteki kurtuluşlarımız olduğu vurgulanırken, ele alınan başlıca konular ise ilkokul ve orta öğretim programları ve köy öğretmeni yetiştirilmesidir.

 

Maarif Kongresi için, 18 Temmuz 1921 tarihli Hâkimiyet-i Milliye gazetesi şunları yazacaktır: "Cephelerde felah ve istiklal ordusu Yunanla mücadele ederken, Ankara da muallimler ordusu cehalete karşı müdafaa programı hazırlıyor. Harb ve Maarif cephelerinin ikisinde de faaliyetler var. Milli ordu vatandan düşmanı, muallimler ordusu da cehalet ve zulmeti kovacak, iki hizmetin aynı anda tecellisi ulvi bir tesadüftür…"

 

20 Ocak 1923: TBMM Başkanı Gazi Mustafa Kemal, Bilecik Osmaneli İstasyonu'nda bir öğrencinin okuduğu şiiri dinlerken...

 

şiiri dinlerken

 

Egemenliğin şiirini okuyan çocuklar

 

Mustafa Kemal, 20 Ocak 1923’ te, Bilecik- Osmaneli istasyonunda, ellerinde bayraklarla şiir okuyan çocuklarca karşılanmıştı. Bu ilk bakışta sıradan bir olay gibi gelebilir. Ama, toplumun geleceği olan çocuklar, belki de farkında olmaksızın, bir irade beyanında bulunuyorlardı aslında. Çünkü o günden tam iki yıl önce, Meclis Cumhuriyet’ in ilk anayasasını belirlemiş, ilk maddesine de şunu yazmıştı: "Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir. Yönetim usulü halkın kendi geleceğini kendisinin belirlemesi esasına dayanır."

 

3 Mart 1924: Öğrenimin Laikleştirilmesi

 

19. Yüzyıl başlarına dek, Osmanlı İmparatorluğu bünyesinde çeşitli eğitim sistemleri uygulanmıştır. Atatürk, İslami eğitim veren medrese sisteminin, yeni toplumun ihtiyaçlarına cevap veremeyeceğini düşünmektedir. Bu nedenle, batı modellerine benzeyen yeni bir eğitim sisteminin oluşturulması gerektiğini görmüş, böylece önce “Tevhid-i Tedrisat” yani “ Öğretim Birliği Kanunu” çıkarılıp dini eğitim veren tüm öğrenim kurumları kapatılarak, bütün eğitim işleri Milli Eğitim Bakanlığı çatısında birleştirilmiş, 1933 yılında da bir üniversite reformu gerçekleştirilmiştir.

 

29 Mayıs 1926 Bursa’da Darülelhan (İstanbul Belediye Konservatuarı) topluluğunun verdiği konserden sonra

 

Atatürk Konservatuar Öğrencileriyle

 

Atatürk Konservatuar Öğrencileriyle

 

Mustafa Kemal’ in 29 Mayıs 1926’ da İstanbul Belediye Konservatuarı (Darülhenan) topluluğunun Bursa’ da verdiği konser sonrası birlikte fotoğraf çektirdiği öğrenciler, 3 Mart 1924’ te çıkartılan eğitim birliği (Tevhid- i Tedrisat) yasası sonrasında hurafelerden bilimin ışığına çıkartılmışlardı… Bu yasayı tamamlayan 2 Mart 1926 tarihli “Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun” la da, öğretimin birleştirilmesi ilkelerinin ışığı altında eğitim hizmetleri düzenlenmiş, çağdışı dersler müfredattan kaldırılmıştı…

 

20 Eylül 1928 Yeni Türk Harflerini Halka Tanıtıyor

 

Türk Harflerini Halka Tanıtıyor

 

20 Eylül 1928 tarihli Cumhuriyet gazetesinde, “Sivas’ ta yazı dersi” başlıklı şu haber yer alıyordu: "Reisicumhur Hazretleri bu sabah saat 08.00’ de Sivas Hükümeti Konağı önündeki alana geldi. Sivas Hükümet alanını çevreleyen memurlar, öğretmenler, öğrenciler, askerler ve subaylar ile binlerce halkı başında toplayarak yeni harflerden imtihan ettikten sonra halk arasında yeni harfleri tanımayan bir kasaba ders verdi. On dakika içinde bu kasaba ismini yazmayı öğretti." Harf Devrimi yasalaşmaya doğru ilerliyordu…

 

Kasım 1928 Dil Devrimi: Latin Harflerini Kabulü

 

Mustafa Kemal, 1905- 1907 yılları arasında Suriye’ de iken Latin alfabesinin gerekliliği üzerinde çalışmaya başlamıştı. 28 Mayıs 1928’ de TBMM, 1 Haziran’ dan itibaren resmi daire ve kuruluşlarda uluslar arası rakamların kullanılmasına yönelik bir yasa çıkarttı. Aynı zamanda, harf reformu için de bir komisyon kuruldu. Alfabe tamamlandıktan sonra, 9 Ağustos 1928’ de Mustafa Kemal, yeni harfleri Cumhuriyet Halk Partisi’ nin Gülhane’ deki galasına katılanlara tanıttı.

 

11 Ağustos’ ta Cumhurbaşkanlığı hizmetlileri ve milletvekilleri, 15 Ağustos’ta da üniversite öğretim üyeleri ve edebiyatçılar, Ağustos ve Eylül ayları boyunca Mustafa Kemal’ in bizzat katıldığı gezilerde de, farklı illerde halk yeni alfabeyle tanıştı.

 

1 Kasım 1928’ de de tüm resmi daire ve kamu kuruluşlarında yeni alfabenin kullanılmasını zorunlu kılan yasa kabul edildi.

 

Kasım 1928 Kültür Devrimi: Millet Mektepleri

 

Millet Mektepleri

 

Latin kökenli yeni harflerin kabul edildiği 1 Kasım 1928’ de, TBMM’ de bir konuşma yapan Başbakan İsmet İnönü, yeni harfleri öğretmek amacıyla, hükümetin bütün memlekette “ Millet Mektepleri” adı altında halk eğitimi kurumları açacağını ve vatandaşların işlerini aksatmadan, bu harflerle onları okur- yazar duruma getireceklerini duyurmuştu. Genç Cumhuriyet, bunun için hiç zaman kaybetmedi. 11 Kasım 1928’ de Bakanlar Kurulu, Millet Mektepleri Yönetmeliği’ ni onaylamış, bu mekteplerin genel başkanlığına ve Başöğretmenliğine Mustafa Kemal’ i getirmişti.

 

1929’ da, okulların yanı sıra tüm devlet kurumlarında, köylerde, kahvehanelerde, hatta hapishanelerde, Millet Mektepleri açıldı ve 16- 45 yaşları arasındaki tüm yurttaşların okuma- yazma kurslarına katılması zorunlu kılındı. Okul bulunmayan yerlerde gezici kurslar düzenleniyor, bütün öğretmenler, aydınlar, hükümet yetkilileri buralarda göreve koşuyordu. Aynı sene bina ve araç gereç yokluğuna karşın 199.534’ ü kadın, 397.476’sı erkek olmak üzere toplam 597.010 yetişkine okuma- yazma öğretilmişti.

 

23 Nisan 1929 Ankara Palas’ta verilen bir çocuk balosunda çok sevdiği Türk çocukları arasında. Atatürk’ün solundaki çocuk Ömer İnönü’dür.

 

Ömer İnönü

 

23 Nisan 1920’ de kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi yepyeni bir dönemin açıldığının işaretiydi. Artık milli egemenlik kayıtsız şartsız halka geçiyordu. Milli Mücadele’ nin zorlu yılları içinde Mustafa Kemal ve arkadaşları aynı zamanda bir ulusun geleceğini de inşa ediyorlardı ve Mustafa Kemal bugünü çocuklara armağan ediyordu. Mustafa Kemal 23 Nisan 1929’ da çekilen fotoğrafta İsmet İnönü’ nün oğlu Ömer İnönü ile birlikte…

 

13 Kasım 1937 Sivas Lisesi’ nde geometri dersi

 

geometri dersi

 

Sivas Mekteb-i Sultanisi, 4 Eylül 1919’ da, Kurtuluş Savaşı’ nın dönüm noktalarından olan Sivas Kongresi’ ne ev sahipliği yapmıştı… 1924–1925 ders yılında, Mustafa Kemal’ in isteği doğrultusunda, Sivas Lisesi adını almıştı. Mustafa Kemal matematik terimlerinin Türkçe karşılıklarının bulunması ile ilgili bir yarışma açtığını Ulus gazetesinden duyurmuştu. 13 Kasım 1937’ de Sivas Lisesini ziyaret, işte bu terim çalışmalarının ülkedeki etkilerini fiili olarak incelemek arzusunun da bir parçasıydı.

 

Lise sınıfında geometri dersi vardı. Tahtaya kaldırılmış bir kız öğrenci, çizdiği koşut iki çizginin, başka iki koşut çizgiyle kesişmesinden oluşan açıların Arapça adlarını söylemekte zorluk çekiyor ve yanlışlıklar yapıyordu. Mustafa Kemal, “Bu anlaşılmaz. Arapça terimlerle, öğrencilere bilgi verilmez. Dersler Türkçe yeni terimlerle anlatılmalıdır.” Diyerek duruma müdahale edecek ve tebeşiri eline alıp, tahtada çizimlerle “zaviye” nin karşılığı olarak “açı”, “dılı” nın karşılığı olarak “kenar”, “ müselles” in karşılığı olarak da “üçgen” gibi Türkçe yeni terimler kullanarak bir takım geometri konularını ve bu arada Pythagoras teoremini anlatacaktı. Ders kitaplarının Türkçe terimlerle yazdırılıp bütün okullara ulaştırılmasını istedi. Geometri ders kitabı, adı verilmeksizin, Mustafa Kemal’ in elinden çıkacaktı…

 

1 Şubat 1931 İzmir Erkek Lisesi’ nde Matematik Dersinde

 

Matematik Dersinde

 

4 Ocak 1933 Türk Dil Kurumu toplantısına başkanlık ederken

 

 

Türkiye, Kendi Kelimelerini Arıyor… Dilde de İşgale Karşı Savaş

 

4 Ocak 1933’ te yapılan toplantısına Mustafa Kemal’ in başkanlık yaptığı Türk Dili Tetkik Cemiyeti, 7 Mart 1933’ te Genel Merkez Kurulu olarak yeniden toplanmıştı. Arapça ve Farsça kelimelere karşılık bulunması için bir dil anketi açılmasına karar verilen toplantı sonrasında, bütün ülkede bir anda dil seferberliği başladı. Yazı ve konuşma dilinde kullanılan Arapça sözlerin Türkçe karşılıklarının en kısa yoldan ve az zamanda bulmak işini yurttaşların yardımıyla gerçekleştirmek için anket hazırlandı.

 

Bu karar 8 Mart’ ta basına şu ilanla tanımlanmıştı:

 

"TDCT’ nin açtığı anket yarın başlıyor. Cemiyet, yarın radyolara, ajansa, gazetelere birinci liste olarak 16 söz bildirecektir. Bu sözler Kamus-ı Türki’ den seçilmiştir. Gazetelerin birinci dil anketi listesinin çıktığını birinci sayfalarında kalın harflerle göstermeleri ve listeyi göze çarpar bir yolda basmaları rica olunur."

 

Birinci listede yazılı sözlerin ister birine yahut birkaçına, ister hepsine karşılık bulan yurttaşlar, bu karşılıkları gazetelere ve Cemiyet’ e bildireceklerdir….. Cemiyet’ e gelen cevaplar ve gazetelerde yazılacak karşılıklar, sıralanarak, ileri sürülen türlü karşılıklar arasında en uygun görülen bir yahut birkaç karşılık basılacak olan karşılıklar kılavuzuna konulacaktır. Türk yazarları da, ortaya dökülecek olan bu karşılıklardan beğendiklerini şimdiden yazılarında kullanarak dilimizin özdeşleşmesinde öncülük etmiş olacaklardır.

 

Mustafa Kemal’in ilk öğretmeni Şemsi Efendi

 

Mustafa Kemal'in ilk öğretmeni Şemsi Efendi

 

Mustafa Kemal’in düşüncelerinin şekillenmesinde etkili olmuş isimlerden biri, Selanik’ teki ilk öğretmeni Şemsi Efendi’ dir. Çağdaş öğretim yöntemlerini benimseyen ve mücadeleden yılmayan bir eğitimci olan Şemsi Efendi, Selanik Valisi Midhat Paşa’ nın hürriyetçi ve yenilikçi fikirlerini, aralarında Mustafa Kemal’ in de bulunduğu küçük öğrencilerine aktarmıştır. Benzer fikirleri Türkiye Cumhuriyeti’ nin yeni nesillerine aşılayan “Başöğretmen” Mustafa Kemal, Nazilli’ de ilkokul öğrencileriyle…

 

Okuma ve yazmayı Şemsi Efendi’ den öğrenen Mustafa Kemal, öğretmeni için şunları söylemiştir:

 

"Çocukluğuma dair ilk hatırladığım şey, mektebe gitmek meselesine aittir. Bundan dolayı anamla babam arasında şiddetli bir mücadele vardı. Annem, ilahilerle mektebe başlamamı ve mahalle mektebine gitmemi istiyordu. Rüsumatta memur olan babam, o zaman yeni açılan Şemsi Efendi’ nin mektebine devam etmeme ve yeni usul üzerine okumama taraftardı. Nihayet babam işi mahirane bir suretde halletti: Evvela merasim-i mutade ile mahalle mektebine başladım. Bu suretle annemin gönlü yapılmış oldu. Birkaç gün sonra da mahalle mektebinden çıktım. Şemsi Efendi’ nin mektebine kaydedildim."

 

27 Haziran 1933 Mustafa Kemal, İsmet Paşa Kız Enstitüsünde

 

İsmet Paşa Kız Enstitüsünde

 

Mustafa Kemal, yakın silah arkadaşı ismet İnönü’ nün adını taşıyan Kız Enstitüsü’ nde öğrenciler ile birlikte. 27 Haziran 1933 tarihinde çekilen fotoğrafta İsmet Paşa Kız Enstitüsü’ nün öğrencileri Cumhuriyet döneminin en önemli farklarından birini temsil ediyordu. Artık kadınlar eğitim ve öğrenim kurumlarını dolduruyor ve cumhuriyetin geleceğinin güvencesi oluyorlardı.

 

23 Haziran 1934 Mehmetçik Alfabe Sınavında

 

Mehmetçik Alfabe Sınavında

 

Ulusunun eğitimine de bizzat önderlik eden “Başöğretmen” Mustafa Kemal, Türkiye’ yi ziyaret eden İran Şahı Pehlevi ve Başbakan İnönü ile birlikte gittiği İzmir Gaziemir’ de, 23 Haziran 1934 günü, bir Mehmetçik’i imtihan ederken… Bu tarihten 33 yıl önce 23 Haziran 1901’ de ünlü Türk edebiyatçısı Ahmet Hamdi Tanpınar dünyaya gelmişti. Tanpınar, adını Atatürk’ ten alan Gazi Eğitim Enstitüsü’ nde hocalık ve Milli Eğitim Bakanlığı’ nda müfettişlik de yapmıştı.

 

9 Ekim 1937 Cumhurbaşkanı Atatürk Nazilli'de öğrencilerle

 

Atatürk Nazilli'de öğrencilerle

 

19 Kasım 1937 Adana’ da Kız Enstitüsü’ nde Tarih Dersinde

 

Cumhurbaşkanı Atatürk

 

Mustafa Kemal, Anadolu halkını tam olarak Kurtuluş Savaşı’ na inandırmak ve Ankara Hükümeti’ nin yanında yer almalarını sağlamak için öğretmenlere ve eğitime çok önem veriyordu ve Mustafa Kemal, 19 Kasım 1937’ de Adana İsmet Paşa Kız Enstitüsü’ nde tarih dersini dinliyordu. TBMM’ nin ilk işlerinden biri, 4 Mayıs 1920’ de, Maarif Vekaleti’ ni kurmak istiyordu.

 

19 Kasım 1937 Cumhurbaşkanı Atatürk, Adana İsmet Pasa Kız Enstitüsü’ nde el sanatı çalışmalarını izlerken

 

Cumhurbaşkanı Atatürk

Ekleyen : Atatürkçü Gençlik     Okunma: 43880 kez

tags Atatürk ve eğitim eğitim alalnındaki çalışmaları Atatürk ün el yazısı Atatürk kaynakları Atatürk ile ilgili bilgiler Atatürk Resimleri Atatürk Fotoğrafları

Atatürk İle İlgili Benzer Yazılar:

nextİçerik Hakkında Yorum Yazın...

Yazan:    

next YAZILAN YORUMLAR (6 yorum yazılmış)

box Melek :Güzelmiş işte

box assllıııı :çok işime yaradı ama bunlar daha çok bilgi verin

box berfin :çok yararlandım

box berfin :çok güzelmiş Atatürkün çoçuğuyum

box yunus emre :bu bilgiler çok az daha çok bilgi gerekli bana lütfen çogaltırmısınız?

box gökçenur :çok bilgi vermiş yani düzgün en çok yararlanılan bilgilerden 0 tane yok hepsi çk güzelde çok yaralanıcak bi şey yok

Atatürk'ün Eğitim Alanındaki Tüm Çalışmaları